Geleneksel iş yapma biçimlerinin geçirdiği evrim, dijitalleşmenin ve pandemi gibi küresel gelişmelerin etkisiyle ivme kazanmış; bu değişim, iş hukuku alanında da yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle esnek, mekândan bağımsız ve dijital temelli iş ilişkileri, klasik hizmet sözleşmesi çerçevesine sığmayacak ölçüde farklılık göstermektedir. Bu yeni iş yapma biçimlerinden biri olan freelance çalışma, giderek yaygınlaşan bir uygulama haline gelmiş; ancak buna karşılık, hukuki niteliği ve sonuçları bakımından tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu bağlamda, freelance çalışmanın kapsamı, iş hukuku karşısındaki durumu, geleneksel iş ilişkileri ile farkları ve gelecekte bu modelin nasıl şekillenebileceği sorularını hukuki açıdan değerlendirmek büyük önem taşımaktadır.
Bu makalede de son yıllarda çokça duymaya başladığımız ancak hukuki sonuçlarını açıklıkla tanımlayamadığımız çalışma biçimlerinden biri olan "freelance çalışma"yı ve geleceğin çalışma türlerini bu yazımız içeriğinde mercek altına alacağız:
Freelance çalışma;
"Freelanca Çalışma" kelime anlamı olarak "serbest çalışma" ya da "serbest meslek" karşılığı olarak kullanılmaktadır. Freelance çalışma ile ilgili en sık tereddüt edilen husus, freelance çalışanın işçi statüsünde mi yoksa bağımsız çalışan statüsünde mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nda "hizmet sözleşmesi", işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmaktadır.
Buna göre, geleneksel iş ilişkisinin unsurları;
- İş görme
- Ücret
- Bağımlılık
olarak belirlenmiştir.
Bu kavramı özellikle bağımlılık unsuru üzerinde durmak, freelance çalışmanın geleneksel iş ilişkisinden farkını ortaya koyan en önemli hususu açıklamak açısından önem kazanmaktadır.
Geleneksel hizmet ilişkisinde işçi üstelenmiş olduğu iş görme edimini, işverene bağlı olarak, onun gözetim ve denetimi altında, talimatları doğrultusunda yerine getirmektedir. Bunun bir sonucu olarak da çalışılan yer, çalışma saatleri, üretim araç ve gereçleri işveren tarafından belirlenmekte olup iş ilişkisinde ekonomik risk ve hatta iş sağlığı ve güvenliğine yönelik risk ve sorumluluk da işveren üzerinde bulunmaktadır. Bu durum, yargı kararlarında da aynı şekilde kabul ve ifade edilmekte1, freelance çalışma gibi atipik iş ilişkilerinde de bağımlılık unsurunun bulunup bulunmadığının, özellikle "işçinin işverene ait iş organizasyonu kapsamında çalışmasına" göre yapılması gerektiğinin, yargı içtihatlarında altı çizilmektedir2.
Freelance çalışma, belirttiğimiz üzere aslen "serbest çalışma" anlamında kullanılmaktadır. Fiilen de yazarlık, editörlük, tercümanlık, bilgisayar programcılığı vb. gibi spesifik bir işin tamamlanması gibi işlerde söz konusu olabilen bir yeni çalışma biçimi olarak ortaya çıkmaktadır.
Yargı kararlarındaki kabule göre de freelance çalışmada;
- Taraflar arasında bağımsızlık vardır,
- İş gören riskleri kendisine ait olmak üzere aldığı işi; istediği yerde, istediği zamanda görebilecektir,
- İş gören, işi kabul edip etmemekte serbesttir,
- İşin yapılmasını isteyen ile işgören arasında bağımlılık ilişkisi zayıftır,
- İşverenin denetim ve talimat yetkisi oldukça sınırlı düzeydedir,
- Kısa süreli bir ilişki olup işini yapmakla iş isteyen ve işgören arasındaki ilişki sona erecektir.
- İş gören kendisine ait organizasyon kapsamında çalışacaktır. Bu çalışma biçiminde kural olarak çalışan, kendi adına bağımsız olarak iş gören durumundadır3.
Tüm bu yönleri ile freelance çalışma, geleneksel işçi-işveren ilişkisinden ayrılmaktadır.
Freelance çalışmaya yönelik emsal uyuşmazlıklarda, uyuşmazlık konusunun genel olarak iş görenin işverene bağımlı olarak çalışıp çalışmadığı ve sigortalılık bildirimlerinin işverence yapılması gerekip gerekmediği noktasına yoğunlaştığı görülmektedir.
Bu noktada emsal kararlarda yapılan değerlendirmelerde; taraflar arasındaki ilişkinin özelliklerine ve mahiyetine göre değerlendirme yapılması gerektiği, ilişkinin "kendi adına bağımsız çalışmayı" aşan ve "işverene hizmet sözleşmesi ile bağımlı" çalışma niteliği kazanıp kazanmadığının belirlenmesi; yani iş gören ile iş sitayan arasında işgörenin kendi adına bağımsız çalışmayı aşan ve hizmet akdi boyutu kazanan bir çalışması olup olmadığının incelenmesi gerektiği belirtilmektedir. Bunun belirlenmesi noktasında ise kriterler Yargı kararlarında şu şekilde sayılmaktadır:
- Taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı,
- Yapılan işin spesifik bir iş yapımı yani eser mi yoksa iş isteyenin faaliyeti ile ilgili düzenli olarak yapılan rutin işler kapsamında mı olduğu,
- Kontrol ve denetiminin nasıl yapıldığı,
- İş isteyen tarafından beğenilmeyen çalışmalar olduğu takdirde düzeltmenin nasıl sağlandığı,
- İş görenin bilgi ve cevap verme yükümlülüğünün olup olmadığı,
- Taraflar arasında işin yapılmasının ve teslimi için sürenin nasıl belirlendiği,
- İşin süresinde yapılmaması veya teslim edilmemesi durumunda yaptırımın bulunup bulunmadığı,
- İş görenin her gün düzenli olarak çalışıp çalışmadığı ve günde kaç saat çalıştığı,
- Taraflar arasındaki ilişkinin sona erme sebebinin ne olduğu,
- İş görenin evden çalışma şeklinde de olsa kendisine ait bir iş organizasyonu olup olmadığı,
başkasını çalıştırıp çalıştırmadığı,
- İlişkilerin bozulmasına dair bir risk olmadan iş görenin verilen işi reddedip edemeyeceği,
- Taraflar arasında ücretin nasıl belirlendiği, belirlenen ücretin telif ücreti mi yoksa aylık ücret mi olduğu, belirlenen ücret dışında ayrıca ödeme yapılıp yapılmadığı4
Tüm bu kriterler dikkate alınarak yapılan incelemede; çalışmanın, herhangi bir işveren ya da şirkete uzun vadeli sözleşmelerle bağlı olmaksızın, sürekli olarak istihdam sağlanmayan belirli görev ya da hizmetler için iş gören kişilerce yerine getirildiği sonucuna ulaşılıyorsa, freelance çalışmanın varlığının kabulü gerektiğine işaret edilmektedir.
Artan dijitalleşme ve dijital platformlar aracılığı ile artan freelance işler, gelişen yapay zeka teknolojisinin rutin görevleri otomatikleştirmesi ve bu sayede artan uzaktan çalışma gibi tüm gelişmeler dikkate alındığında, freelance çalışmanın geleceğin önemli bir çalışma modeli olacağı, gelenekselleşen iş ilişkilerinin de bu yöne evirilebileceğini göstermektedir.
Ancak şunu unutmamak gerekir ki; freelance çalışma modeli, esneklik ve bağımsızlık sunarken, beraberinde birçok hukuki sorun ve belirsizlik taşımakta, geleneksel iş hukuku kavram ve düzenlemelerinin yetersiz kaldığı görülmektedir.
Örneğin; freelance çalışanlar bağımsız oldukları için en temelde sosyal güvence sistemlerinin geliştirilmesi, geleceğin önemli bir gereksinimi olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı ülkelerde bağımsız çalışanlar için alternatif sosyal güvence sistemlerinin oluşturulmaya başlandığı da gözlemlenmektedir.
Şu hâlde geleceğin önemli bir çalışma modellerinden biri olacağı öngörülen freelance çalışma açısından hukuki düzenlemelerin ihtiyaçlar karşısında güncellenmesinin hem iş gören hem de işveren tarafların hukuki güvenliğini sağlamak adına kritik bir öneme sahip olduğunu belirtmek gerekir.
Sonuç olarak, freelance çalışma modeli, çağımızın dijitalleşen ve esneklik arayışı içinde olan iş dünyasının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmakta ve hızla yaygınlaşmaktadır. Bu model, özgürlük ve bireysel tercihlere dayanan bir iş yapma biçimi sunarken, aynı zamanda klasik iş hukukunun sunduğu güvence ve haklardan büyük ölçüde yoksun bir alan oluşturmaktadır.
Mevcut hukuk düzenlemelerimiz, freelance çalışmanın doğasını tam olarak kapsayacak nitelikte olmamakla birlikte, Yargıtay kararlarıyla belirlenen kriterler ışığında her somut ilişki özelinde değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak bu yaklaşım, freelance çalışanların sosyal güvenlikten ücret güvencesine, iş sağlığı ve güvenliğinden uyuşmazlıkların çözümüne kadar pek çok konuda hukuki belirsizliklerle karşı karşıya kalmalarını engellememektedir.
Geleceğin iş gücü yapısında önemli bir yere sahip olması beklenen bu çalışma modelinin, hukuki zemininin açık, kapsayıcı ve dengeli bir şekilde düzenlenmesi büyük bir ihtiyaçtır. Bu hem iş görenlerin korunması hem de işverenlerin sorumluluk ve yükümlülüklerinin netleştirilmesi açısından önem arz etmektedir. Dolayısıyla freelance çalışmaya ilişkin yeni yasal çerçevelerin oluşturulması, sadece bireysel hak ve yükümlülüklerin değil; aynı zamanda toplumsal iş gücü politikalarının sürdürülebilirliği açısından da elzemdir.
Footnotes
1 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/10-1252 K. 2024/72 T. 7.2.2024
2 Yargıtay 10. H.D. , E. 2019/1184, K. 2021/6935, T. 24.5.2021
3 Yargıtay 10. H.D. , E. 2023/11282, K. 2023/12585, T. 7.12.2023
4 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/10-1252 K. 2024/72 T. 7.2.2024
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.