- in European Union
- in European Union
- within Cannabis & Hemp, Consumer Protection and Immigration topic(s)
1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) ile reklam hukuku alanında önemli değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler, dijital reklamcılık alanında ortaya çıkan yeni uygulamaların hukuki çerçevesinin oluşturulmasını ve tüketicilerin aldatıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı daha etkin şekilde korunmasını amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, hedefli reklamcılık, yapay zeka ile oluşturulan reklam içerikleri, sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla gerçekleştirilen reklamlar, çevresel beyanlar, tüketici değerlendirmeleri ve indirimli satış reklamları başta olmak üzere birçok alanda yeni yükümlülükler ve uygulama esasları öngörülmüştür.
Tanımlarda Yapılan Değişiklikler
Yönetmelik’in tanımlar bölümünde yapılan değişiklik ile reklamcılık uygulamalarında sıklıkla karşılaşılan ancak daha önce Yönetmelik’te tanımlanmayan bazı kavramlar ilk kez mevzuata kazandırılmıştır. Bu kapsamda “çevresel beyan”, “sosyal medya”, “sosyal medya etkileyicisi” ve “tüketici değerlendirmeleri” kavramlarının kapsamı belirlenerek, Yönetmelik’te yer alan yeni yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin hukuki çerçeve oluşturulmuştur.
Çevresel Beyanlara İlişkin Düzenlemeler
Yeni düzenleme uyarınca, reklamlarda “çevre dostu”, “yeşil”, “doğa dostu”, “karbon nötr”, “geri dönüştürülebilir” ve benzeri genel nitelikteki çevresel ifadelerin herhangi bir açıklama yapılmaksızın kullanılması mümkün olmayacaktır. Reklam verenlerin söz konusu beyanların kapsamını açıkça belirtmeleri ve çevresel iddianın mal veya hizmetin yaşam döngüsünün hangi aşamasına (üretim, dağıtım, kullanım, geri dönüşüm vb.) ilişkin olduğunu tüketicilere açıklamaları zorunlu hale getirilmiştir.
Bunun yanında, reklamlarda kullanılan çevresel sertifika, belge veya onayların güvenilir ve doğrulanabilir olması amacıyla yeni bir ispat yükümlülüğü getirilmiştir. Buna göre, çevresel be yanlara dayanak teşkil eden sertifika ve benzeri belgelerin yetkili kamu kurum ve kuruluşları, üniversitelerin ilgili bölümleri veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşları tarafından düzenlenmiş olması gerekecektir. Böylece reklam verenlerin çevresel iddialarını objektif ve denetlenebilir verilerle desteklemeleri zorunlu hale getirilmiştir.
Ayrıca, çevresel etkilerin ölçüm veya değerlendirme yöntemlerine ilişkin açıklayıcı bilgilere reklamın yayımlandığı alanda veya tüketicilerin bağlantı, QR kod ya da benzeri bir yönlendirme aracılığıyla erişebileceği bir internet sitesi ya da açılır ekranda yer verilmesi gerekecektir.
Tüketici Değerlendirmelerine İlişkin Düzenlemeler
Değişiklik Yönetmeliği ile internet ortamında yayımlanan tüketici değerlendirmelerine ilişkin kurallar önemli ölçüde yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, tüketici değerlendirmelerinin yalnızca ilgili mal veya hizmeti satın alan kişiler tarafından yapılmasına izin verilecek; satın alma sürecinin doğrulanamadığı mecralardan alınan değerlendirmeler yayımlanamayacaktır.
Ayrıca, tüketici değerlendirmelerinin olumlu veya olumsuz olmasına göre ayrım yapılmaksızın en az bir yıl süreyle objektif kriterlere göre yayımlanması zorunlu hale getirilmiştir. Sağlık beyanı içeren değerlendirmelerin yayımlanması yasaklanmış; doğru olmayan değerlendirmelerin yaptırılması veya bu amaçla hizmet satın alınması da açıkça yasaklanmıştır. Bunun yanında, tüketici mağduriyetinin giderilmesi halinde bu durumun gerekli doğrulamanın ardından ilk değerlendirme ile aynı yerde yayımlanması öngörülmüştür.
Sosyal Medya Etkileyicileri (Influencer) Aracılığıyla Gerçekleştirilen Reklamlara İlişkin Düzenlemeler
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında da belirtildiği üzere, sosyal medya platformlarının tüketicilerin satın alma kararları üzerindeki etkisinin giderek artması, bu platformlarda yer alan ticari içeriklerin reklam niteliğinin açık ve ayırt edilebilir şekilde ortaya konulmasını gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda, Değişiklik Yönetmeliği ile sosyal medya etkileyicileri tarafından gerçekleştirilen paylaşımlarda; ücret, komisyon, ücretsiz veya indirimli ürün ya da hizmet temin edilmesi, bir etkinliğe davet edilme veya benzeri herhangi bir doğrudan ya da dolaylı menfaat sağlanması halinde, söz konusu paylaşımın reklam niteliği taşıdığının tüketiciler tarafından açıkça anlaşılmasını sağlayacak şekilde “reklam” veya “tanıtım” ibarelerine yer verilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Böylece, reklam amacıyla gerçekleştirilen paylaşımlar ile kişisel görüş, deneyim veya tavsiye niteliğindeki içeriklerin birbirinden açık şekilde ayrılması ve tüketicilerin yanıltılmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.
İndirimli Satış Reklamlarına İlişkin Düzenlemeler
Değişiklik Yönetmeliği ile, indirimden önceki satış fiyatının tespitinde indirimin uygulandığı tarihten önceki otuz gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat esas alınırken, yapılan değişiklik ile bu süre indirimin başlangıç tarihinden önceki on gün olarak yeniden belirlenmiştir. Böylece indirim öncesi referans fiyatın tespitinde esas alınacak süre önemli ölçüde kısaltılmıştır. Bu kapsamda, aynı mal veya hizmetin farklı satış kanalları (örneğin fiziksel mağaza, internet sitesi veya mobil uygulama) üzerinden satışa sunulması halinde, indirim öncesi fiyatın belirlenmesinde yalnızca indirimin uygulandığı satış kanalındaki fiyatın esas alınacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla bir satış kanalında uygulanan fiyatın, başka bir satış kanalında gerçekleştirilecek indirim kampanyası bakımından referans fiyat olarak kullanılması artık mümkün olmayacaktır.
Ayrıca, sadakat programları kapsamında sunulan indirimlere ilişkin reklamlar bakımından da belirli şartların sağlanması halinde indirimli satış hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bunun yanında, belirli miktarda ürün satın alınması veya belirli bir koşulun yerine getirilmesine bağlı olarak indirim ya da başka bir fayda sağlanan koşullu satış reklamlarının da Yönetmelik kapsamında ayrıca düzenlendiği görülmektedir.
Tüketici Şikâyet ve Değerlendirme Platformlarına İlişkin Düzenlemeler
Değişiklik Yönetmeliği ile tüketici şikayetlerinin yayımlandığı platformlara ilişkin usul ve esaslarda da değişikliğe gidilmiştir. Bakanlık tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında da, tüketici değerlendirmelerinin daha kısa sürede yayımlanmasının sağlanması ve tüketicilerin güncel değerlendirmelere daha hızlı erişebilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Bu kapsamda, tüketici şikayetlerinin yayımlanmasından önce satıcı veya sağlayıcılara açıklama yapma veya cevap verme hakkını kullanabilmeleri için tanınan yetmiş iki saatlik süre kırk sekiz saate indirilmiştir. Buna göre, satıcı veya sağlayıcının kırk sekiz saat içerisinde cevap vermemesi halinde, tüketici değerlendirmesi veya şikayeti platform tarafından doğrudan yayımlanabilecektir.
Yapay Zeka ile Oluşturulan Reklamlara İlişkin Düzenlemeler
Değişiklik Yönetmeliği ile, yapay zeka teknolojilerinin reklamcılık faaliyetlerinde giderek daha yaygın şekilde kullanılmaya başlanması dikkate alınarak, tüketicilerin yanıltılmasının önüne geçilmesi ve reklam faaliyetlerinde şeffaflığın sağlanması amacıyla yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu kapsamda, tüketicinin ekonomik davranışını önemli ölçüde etkileyebilecek şekilde yapay zeka veya başka bir yazılımın kullanıldığı ya da yapay zeka teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilen reklamlarda, bunun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Böylece, tüketicilerin karşılaştıkları reklam içeriğinin yapay zeka desteğiyle oluşturulduğunu bilmeleri ve satın alma kararlarını bu doğrultuda değerlendirebilmeleri amaçlanmaktadır.
Bunun yanında,Değişiklik Yönetmeliği ile gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital kopyasının, gerçeğe aykırı şekilde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği, kullandığı veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamların yapılması yasaklanmıştır. Bu düzenleme ile özellikle "deepfake" teknolojileri kullanılarak oluşturulan ve tüketiciler nezdinde gerçek kişi tarafından ürünün kullanıldığı veya tavsiye edildiği algısını oluşturan aldatıcı reklam uygulamalarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Hedefli Reklamcılığa İlişkin Düzenlemeler
Değişiklik Yönetmeliği ile ilk kez hedefli reklamcılığa ilişkin özel hükümler ihdas edilmiş ve dijital reklamcılık alanında kişisel verilerin kullanımına yönelik temel esaslar belirlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile tüketicilerin çevrim içi davranışları ve kişisel verilerinin analiz edilmesi suretiyle gerçekleştirilen reklam faaliyetlerinde şeffaflığın artırılması ve tüketicilerin bu uygulamalar hakkında daha etkin şekilde bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, satıcı ve sağlayıcılar ile bunlar adına mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcılar tarafından; tüketicilerin çevrim içi davranışları, geçmiş tercihleri, konum bilgileri, demografik verileri veya benzeri kişisel verilerinin analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam içeriklerinin sunulması faaliyetleri “hedefli reklamcılık” olarak tanımlanmıştır.
Değişiklik Yönetmeliği uyarınca hedefli reklamcılık faaliyetlerinin yürütülebilmesi, reklamın tüketiciye hangi kriterler esas alınarak gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin bilgilerin doğrudan ve kolay erişilebilir şekilde tüketiciye sunulması şartına bağlanmıştır. Bunun yanında, çocukların korunmasına yönelik özel bir düzenleme de getirilmiştir. Buna göre, tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılması yasaklanmıştır. Söz konusu düzenleme ile çocukların kişisel verilerinin ticari amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesinin ve dijital reklamcılık alanında çocuk tüketicilere yönelik korumanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini anlaşılmaktadır.
Bunun yanında, söz konusu düzenlemelerin kişisel verilere dayalı reklam faaliyetlerini doğrudan etkilemesi nedeniyle, hedefli reklamcılık süreçlerinin kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat kapsamında da gözden geçirilmesi önem taşımaktadır.
Sonuç
Değişiklik Yönetmeliği ile dijital reklamcılık alanında ortaya çıkan güncel uygulamalar dikkate alınarak reklam verenler, aracı hizmet sağlayıcılar, sosyal medya etkileyicileri ve dijital platformlar bakımından önemli yeni yükümlülükler öngörülmüştür. Özellikle hedefli reklamcılık, yapay zeka kullanılarak oluşturulan reklam içerikleri, çevresel beyanlar, tüketici değerlendirmeleri ve indirimli satış kampanyalarına ilişkin düzenlemeler, reklam faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesi süreçlerinde şirketlerin mevcut uygulamalarını gözden geçirmelerini gerektirecektir. Bu kapsamda, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin Değişiklik Yönetmeliği hükümlerine uyumlu hale getirilmesi amacıyla şirket içi politika ve uygulamaların yürürlük tarihinden önce gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.