ARTICLE
22 September 2026

Anonim Şirketlerde Azınlık Haklarının Korunması Birinci Bölüm

Universal Hukuk | Law & Consultancy

Contributor

Specializing in electronic money and payment systems, cryptographic technologies, corporate, insurance, healthcare, health tourism, automotive, and IT law, Universal Law & Consultancy delivers customized legal solutions for businesses and individuals. Our experienced attorneys provide reliable guidance with a commitment to excellence, confidentiality, and client satisfaction on a global scale.
Anonim şirketlerde azınlık pay sahiplerinin çoğunluk karşısında korunması için Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen haklar nelerdir? Bu haklar nasıl sınıflandırılır ve hangi durumlarda kullanılabilir? Azınlık pay sahiplerinin şirket yönetiminde etkili olabilmeleri için hangi yasal mekanizmalar öngörülmüştür?
Turkey Corporate/Commercial Law

GİRİŞ

Kanun koyucu anonim şirketlerde dezavantajlı konumda olan azınlıkların çoğunluk hakimiyeti altında ezilmemesi, menfaatlerinin zedelenmemesi adına azınlıklara bazı haklar tanımıştır. Bu hakların tanınmasındaki amaç anonim şirketlerde çoğunluk ile azınlıkları dengeli bir konuma getirmektir.

Kanun koyucunun azınlıklara tanıdığı haklar temel olarak 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) düzenlenmektedir. Her ne kadar azınlık hakları TTK mevzuatında herhangi bir sınıflandırılmaya tabi tutulmaksızın yeknesak olarak incelenmişse de doktrinde azınlık hakları “Olumlu Azınlık Hakları” ve “Olumsuz Azınlık Hakları” olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir. Çalışmamızda da bu tasnif esas alınacaktır.

Çalışmamızın ilerleyen kısımlarında anonim şirket ve azınlık hakları kısaca tanımlandıktan sonra TTK kapsamında azınlıklara tanınan haklar ayrı ayrı incelenecektir.

  1. ANONİM ŞİRKETLER VE AZINLIK KAVRAMI

Anonim şirketlerde azınlık haklarının korunması, anonim şirketler hukukunun temel konularındandır. Anonim şirketlerde azınlık haklarını incelemeden önce azınlık kavramını tanımlamak gerekmektedir. Türk Dil Kurumu’na göre azınlık; “Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar; azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı”1 olarak tarif edilmiştir. Az veya çok kavramının göreceli olması azın ve çoğun tespiti için sayı veya oran gibi somut verileri gerektirmektedir.2

Kara Avrupası hukukunda, “koruyucu haklar” diye adlandırılan grup içerisinde yer almakta olan azınlık hakları, azınlıkta kalanları korumayı amaçlayan haklar olarak karşımıza değerlendirilmektedir.3

  • Tanım

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun dördüncü kısmında düzenlenen anonim şirketler TTK m. 329’da “Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.” şeklinde tanımlanmıştır. TTK m.124/2 de uyarınca sermaye şirketleri arasında yer alan anonim şirketlerde temel nokta ortaklığa getirilen sermaye olduğu için azınlık kavramını çerçevesi çizilirken de pay sahiplerinin (hissedarların) ortaklığa getirdikleri sermaye ön plandadır.4

Anonim şirketleri halka açık anonim şirketler ile halka kapalı anonim şirketler olarak ikiye ayırabilmek mümkündür. 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na (“SPK”) göre hisse senetleri halka arz edilmiş olan anonim şirketler ile pay sahibi sayısı 500’ü aştığı için halka arz edilmiş sayılan anonim şirketler halka açık anonim şirketlerdir. Halka arz edilmemiş yahut pay sahibi sayısı 500’den az anonim şirketler ise halka kapalı anonim şirketler olarak tanımlanmaktadır.

Bir anonim şirkette paya sahip olmak TTK uyarınca pay sahibine belirli haklar tanımakta ve bu haklar pay sahiplerince tek başına kullanılabilmektedir. Ancak pay sahibi şirket yönetiminde etkili olabilmek ya da belirli bir hedefe ulaşabilmek için tek başına hareket edemez.5 Bunun için benzer durumdaki pay sahipleri ile bir araya gelmesi ve azınlık oluşturması gerekmektedir. 6

TTK’da azınlık m.411’de düzenlenmiştir. TTK m.411 uyarınca “Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri” azınlık olarak tanımlanmaktadır. Anonim şirketlerde azınlık belirlenirken pay sahibi sayısı değil pay oranı önem ifade eder.7 Halka açık bir anonim şirkette sermayenin yirmide birini oluştura azınlık tek bir pay sahibinden oluşabileceği gibi onlarca, hatta yüzlerce kişiden oluşabilir.

Anonim şirketlerde kararlar, sermaye şirketlerinden olmalı sebebiyle kural olarak oy çokluğu ile alınmaktadır. 8 Anonim şirketlerde pay oranı önem arz etmeksizin tüm pay sahipleri oy kullanma ve genel kurula katılma hakkına sahiptir. TTK m.418 uyarınca; “Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır.” Şayet ilk toplantıda bu nisap sağlanamamış ise ikinci toplantıda aynı nisap aranmaz. Genel kurul toplandıktan sonra kararlar, toplantıya katılan pay sahiplerinin oy çokluğu ile alınır. Bu bağlamda pay sahiplerinin çoğunluğunun olumlu oy verdiği kararlara karşı olumsuz oy veren pay sahipleri azınlık grubunu oluşturacaktır. Bunun sonucunda pay sahibi sayısı çok fazla olan anonim şirketlerde karalar çoğunluğun istediği yönde ve çoğunluğun menfaatini sağlar şekilde olacak azınlık menfaatleri ise zarar görecektir.

Azınlık menfaatlerinin zarar görmesini engellenmesi saiki ile kanun koyucu TTK’da çeşitli düzenlemeler yapmış, azınlıklara çeşitli haklar tanımıştır. Bu düzenlemeler aşağıda detaylı olarak incelenecektir.

Ayrıca TTK yanı sıra Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Türk Ticaret Kanununun 341, 348, 356, 359, 366, 367 ve 377 nci maddelerinde esas sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerine tanınan haklar, halka açık anonim ortaklıklarda, ödenmiş sermayenin en az yirmide birini temsil eden pay sahipleri tarafından kullanılır.”9 lafzını ihtiva eden m.11/8 hükmü halka açık anonim şirketlerde azınlık haklarının ödenmiş sermayenin en az yirmide birini temsil eden pay sahipleri tarafından kullanılacağının normatif temelini teşkil eder.

  1. AZINLIK HAKLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ

Azınlık hakları anonim şirketlerde azınlıklara yani ortaklık sermayesinin onda birini (halka açık anonim şirketlerde yirmide birini) temsil eden ortaklara çıkar çatışmalarında çoğunlukla azınlık arasında denge sağlamak amacıyla tanınan haklardır. Azınlığın tek yanlı irade açıklamaları ile kural olarak yöneltildiği organın onayına bağlı bulunmadan kullanılan, hakkın kötüye kullanılması denetimine tabi olan talep hak olarak ifade edilmektedir.10

Türk Ticaret Kanunu’nda azınlık hakları tanımlanmamış, yalnızca azınlığa tanınmış haklar düzenlemiştir. Doktrindeyse yine azınlık hakları tanımlanmamış TTK ile azınlıklara tanınmış haklar “Olumlu Azınlık Hakları ve “Olumsuz Azınlık Hakları” olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir.

Olumsuz azınlık hakları, genel kurulda yapılan oylamada yeterli nisap sağlanmasına karşın azınlığın olumsuz (menfi) oy kullanarak yahut genel kurul toplantısına katılmayarak kararın alınmasını engellediği durumları ifade etmek için kullanılmaktadır. Olumlu azınlık hakları ise çoğunluk iradesine aykırı olmasına rağmen, azınlığın irade beyanı ile hakkını haklı bir talep veya dava şeklinde kullanılmasını ifade eder.11

  • Olumsuz Azınlık Hakları

Olumsuz azınlık hakları daha önce de belirttiğimiz üzere azınlığın olumsuz oy kullanmak suretiyle yahut genel kurul toplantısına katılmamak suretiyle çoğunlukça desteklenen kararın alınmasına engel olunması halidir.

  • Kuruluş ve Sermaye Artırımında İbra

TTK m.559 “Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.”12 hükmünü ihtiva eder. İlgili hükme göre anonim şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından sorumlu olanlar, anonim şirketin tescilinden itibaren 4 yıl geçmedikçe sorumluluktan kurtulamaz, sulh ve ibra edilemezler.

Dört yıllık süre dolduktan sonra dahi, sulh ve ibra yapılabilmesi azınlığım olumsuz oy kullanmamasına tabidir. Yani kuruluştaki sorumluluk bakımından azınlık pay sahiplerine sulh ve ibrayı engelleme hakkı tanınmıştır. Ancak sulh ve ibranın engellenmesi için azınlık pay sahiplerinin açıkça aleyhte oy kullanmaları gerekmektedir, çekimser oy kullanmak sulh ve ibrayı engellemek hususunda yetersizdir.13

Her ne kadar doktrinde TTK m.559 hükmü ile azınlık pay sahiplerine verilen hakkın talep şeklinde kullanılmaması sebebiyle teknik anlamda bir azınlık hakkı olmadığını14 yahut TTK m.559 uyarınca tanınan hakkın teknik olarak bir azınlık hakkı değil, karar yetersayısına ilişkin bir düzenleme olduğunu15 savunan görüşler bulunmaktaysa da; doktrindeki baskın görüş azınlığa, olumsuz oy kullanmak suretiyle genel kurulda bir kararın oluşmasına engel olma imkânını veren olumsuz bir azınlık hakkının var olduğunu kabul etmektedir.16 Keza TTK m.559 hükmünün azınlık pay sahiplerine, çoğunluk kararı ile menfaatlerinin zedelenmesinin önlenmesini sağlama kudreti verdiği nazara alındığında bu hakkın bir olumsuz azınlık hakkı olduğunu söylemek son derece isabetlidir.

Ortaklığın kuruluşu sırasında ortaya çıkan zararlar bakımından gerek genel kurula karşı, gerekse kuruluştan sorumlu bulunan kurucu, ilk yönetim kurulu üyesi ve denetçilere karşı koruyan bu hüküm emredici olduğundan daraltılamaz.17 Şayet genel kurul kararı, azınlık pay sahiplerinin aleyhte oy kullanmasına rağmen karar alınmışsa azınlık genel kurul kararının iptalini talep edebilmektedir.

  • Ağırlaştırılmış Yetersayı Halleri

Ağırlaştırılmış yetersayı halleri her ne kadar TTK’da azınlık hakkı olarak düzenlenmemişse de doktrinde azınlık hakkı olarak değerlendirilmektedir.18 Toplanması için ağırlaştırılmış yeter sayı aranan genel kurul toplantısına azınlığın katılmaması, çekimser kalması yahut olumsuz oy kullanması kararın oluşmasını engeller.19

Kanun koyucu, ortaklık veya pay sahiplerinin menfaatleri yönünden önemli olan bazı kararların alınması için toplanacak genel kurulda toplantı ve/veya karar yetersayıları bakımından ağırlaştırılmış bir yetersayı koşulu aramak sureti ile azınlık menfaatlerini korumuştur.

Ağırlaştırılmış toplantı nisabı halleri “Esas Sözleşme Değişikliklerinde Toplantı ve Karar Nisapları” başlıklı TTK m.421’de düzenlenmiştir.

TTK m.421/1 hükmü uyarınca Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir.20

TTK m.421/2 hükmü uyarınca esas sözleşme değişikliği suretiyle; bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlar ile şirketin merkezinin yurt dışına taşınmasına ilişkin kararlar sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle alınır.

TTK m.421/3 uyarınca esas sözleşme değişikliği suretiyle; şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesi, imtiyazlı pay oluşturulması ve nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması konularına ilişkin kararlar sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır.

TTK m.421/4 uyarınca; aynı maddenin 2. ve 3. fıkralarında öngörülen nisaplara ilk toplantıda ulaşılamadığı takdirde izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır.

TTK m.421/5 uyarınca pay senetleri menkul kıymet borsalarında işlem gören şirketlerde; sermayenin artırılması ve kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesine ilişkin esas sözleşme değişiklikleri ile birleşmeye, bölünmeye ve tür değiştirmeye ilişkin konularda karar alınabilmesi için yapılacak genel kurul toplantılarında, esas sözleşmelerinde aksine hüküm yoksa, 418. maddedeki toplantı nisabı (Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır.) uygulanır.

Görüldüğü üzere her ne kadar TTK m.421 düzenlemesi yeter sayılara ilişkin olsa da söz konusu yeter sayıların sağlanması için azınlık pay sahiplerinin katılımı gerektiğinden anonim şirketin akıbetini etkileyecek son derece önemli bu kararların alınması azınlık pay sahiplerinin lehte oyu olmaksızın mümkün olmayacaktır. Bu itibarla TTK m.421 düzenlemesini bir azınlık hakkı olarak sınıflandırmakta bir beis bulunmamaktadır.

Footnotes

1 https://sozluk.gov.tr/

2 Kayar, İsmail,”Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, (Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hukuk Bölümü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 1989,s.4.

3 Sert Canpolat, Selin, TBB Dergisi, Sayı 74, 2008, s.158

4 İkiz, Meltem, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, (Antalya Bilim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi), Antalya 2022, s.3

5 Kırca ,İsmail/Şehirali Çelik, Feyzan Hayal/Manavgat, Çağlar, “Anonim Şirketler Hukuku”, C:1, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara, 2013,s.257.

6 Kırca/Şehirali Çelik/Manavgat,s.257.

7 Türk Ticaret Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf

8 Altıntaş, Hasret, “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları,”, (Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Hukuk Bilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi),Ankara 2015,s.3.

9 Sermaye Piyasası Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2499.pdf

10 İmregün, Oğuz, Kara Ticareti Hukuku Dersleri, (Kara Ticareti), İstanbul 1987, s. 444.

11 Sert Canpolat, Selin, TBB Dergisi, Sayı 74, 2008, s.161

12 Türk Ticaret Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf

13 Aytaç Zühtü, Anonim Ortaklıkta İbra, Ankara 1980, s.107

14 Helvacı, Mehmet, “Anonim Ortaklıkta Ticaret Kanunundan Kaynaklanan Azınlık Haklarının Hukuki Niteliği ve Tanımı”, (Azınlık Hakları), Prof. Dr. Oğuz İmregün’e Armağan, İstanbul 1998, s. 302; Ali Dural, “Anonim Şirkette Olumsuz Azınlık Hakları Düzenlemesi”, s. 299 (dpn.7)

15 Moroğlu, Erdoğan, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü (Hükümsüzlük), s.86

16 İmregün, Oğuz, (Menfaat İhtilafları), s. 48; Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s.637– 638; Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, s. 22; Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 433. 28 Helvacı, (Azınlık Hakları), s. 299 (dpn.7).

17 Domaniç, Hayri, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması s.410

18 İmregün, Oğuz, (Menfaat İhtilafları), s. 23-24; Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, s. 18-19; Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 631.

19 Poroy, Reha, (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 433; İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 23-24; Seda Ulaş Kısa, “Anonim Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Vermemesi İçin Öngörülen Önleyici Hukuki Araçlar”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul 2003, s. 522; Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklıkta Çoğunluk Pay Sahiplerinin Azınlık ve İmtiyazlı Pay Sahiplerine Karşı Korunması”, (Çoğunluk Pay Sahiplerinin Korunması), BATIDER 1994, C.17, s. 51.)

20 Türk Ticaret Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More