- with readers working within the Retail & Leisure industries
- within International Law topic(s)
- in Turkey
Dijital teknolojilerin basın sektörünü dönüştürmesiyle birlikte, çevrim içi kullanımda telif haklarına ilişkin tartışmalar gittikçe yoğunlaşmaktadır. Özellikle yapay zekâ temelli sistemlerin içerik üretimi ve sunumu süreçlerine entegre edilmesi, basın yayıncıları ile dijital platformlar arasındaki dengeyi yeniden şekillendirmektedir. Bu kapsamda, 2019 tarihli Avrupa Birliği Dijital Tek Pazar Telif Hakları Direktifi (“Direktif”) ile temelleri atılan düzenlemelerin, günümüzde yapay zekâ ekseninde yeni bir evreye geçtiği görülmektedir.
Konuya dair geçtiğimiz yıllardaki yazılarımızda1 da aktardığımız üzere Direktif, içerik yaratıcılarının ürettikleri içeriğin çevrim içi kullanılması için lisans sözleşmesi yapma hakkı ve adil ücret hakkı konularında düzenlemeler barındırmaktadır.
Yapay Zekâ ve Gelir Paylaşımının Evrimi: Fransa Örneği
Son dönemde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, Fransa’da bazı büyük haber yayıncılarının yapay zekâ lisans anlaşmalarından elde ettikleri gelirlerin bir kısmını doğrudan gazetecilere aktarmaya başlamasıdır.2 Bu kapsamda, yayıncılar ile gazeteci sendikaları arasında yapılan anlaşmalar uyarınca, yapay zekâ şirketlerine lisanslanan içeriklerden elde edilen gelirlerin yaklaşık %25’inin gazetecilere dağıtıldığı görülmektedir.
Bu gelişme, basın yayıncılarına tanınan bağlantılı hakların ötesine geçildiğini ve artık içerik üreticilerinin de doğrudan ekonomik hak talebinde bulunduğu yeni bir aşamaya işaret etmektedir. Nitekim, bir gazetecinin hazırladığı haberin yapay zekâ sistemleri tarafından işlenerek kullanıcıya sunulan yanıtlarda yer alması, bu kullanım karşılığında gazetecinin de bir bedel alıp almaması gerektiği yönünde önemli bir tartışmayı beraberinde getirmiştir. Fransa’daki uygulamalar, bu soruya olumlu yanıt verilmesi yönünde güçlü bir eğilim olduğunu ortaya koymaktadır.
Yapay Zekâ Destekli Arama Sonuçları ve Trafik Kaybı
Öte yandan, yapay zekâ sistemlerinin yalnızca içerik kullanımına değil, aynı zamanda haber sitelerinin trafik yapısına da doğrudan etki ettiği görülmektedir. Özellikle Google tarafından sunulan yapay zekâ destekli özet (AI Overviews) özelliği, kullanıcıların arama sonuçları sayfasından ayrılmadan doğrudan yanıt alabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu durum, haber sitelerine yönlendirilen trafiğin ciddi ölçüde azalmasına yol açmaktadır. Nitekim yapılan analizler, haber içerikli aramalarda herhangi bir siteye tıklama yapılmadan sonuçlanan aramaların oranının önemli ölçüde arttığını ortaya koymaktadır. SimilarWeb verilerine göre, haberlerle ilgili web aramalarının, bir haber sitesine tıklama olmadan sonuçlanan oranı, Mayıs 2025’te %69’a yükselmiş olup, bu oran geçen yılın aynı ayında %56 idi. Trafik kaybı ise doğrudan reklam gelirlerini etkilemekte ve basın kuruluşlarının ekonomik sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.
Platformlara Ödeme Yükümlülüğü: Avustralya Modelinin Güçlendirilmesi
Yapay zekâ çağında basın içeriklerinin kullanımına ilişkin tartışmalar yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayıp küresel ölçekte yeni düzenleme modellerinin geliştirilmesine yol açmaktadır. Bu kapsamda Avustralya’da mevcut “Haber Pazarlığı Yasası”nın güçlendirilmesine yönelik önemli reform önerileri gündeme gelmiştir.3
Avustralya Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan istişare belgesine göre, mevcut sistemin platformların yükümlülüklerinden kaçınmasına imkân tanıyan bazı zayıflıklar içerdiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda önerilen yeni “News Bargaining Incentive” modeli ile, büyük dijital platformların haber içeriklerinin kullanımı karşılığında yayıncılara ödeme yapmaları fiilen zorunlu hale getirilmektedir.
Yeni model kapsamında, platformların haber içeriklerini kullanmamayı tercih ederek yükümlülükten kaçınmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Buna göre, platformlar ya haber yayıncılarıyla lisans anlaşmaları yapacak ya da doğrudan bir mali yükümlülüğe tabi tutulacaktır. Bu yaklaşım, dikkat çekici bir şekilde, düzenlemenin amacının yalnızca içerik kullanımını değil, platformların haber ekosistemi üzerindeki genel ekonomik etkisini de dikkate almak olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim önerilen sistem, platformların haber içeriğini tamamen kaldırarak ödeme yükümlülüğünden kaçınmasını engellemeyi hedeflemektedir.
Türkiye’de Durum
Türkiye’de basın yayıncılarının dijital ortamdaki haklarına ilişkin özel bir düzenleme henüz yürürlüğe girmemiş olmakla birlikte, dijital ortamlarda telif haklarını korumayı amaçlayan Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi (“Teklif”) 11 Aralık 2025’te TBMM’ye sunulmuş olup, hâlihazırda komisyonda inceleme altındadır. Bu Teklif, yakın tarihli yayınlarımızdan birinde ayrıntılı olarak ele alınmış olup, başlıca hükümleri kapsamlı şekilde incelenmiştir.
Sonuç olarak, tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, basın yayıncılarının çevrim içi kullanım haklarına ilişkin tartışmaların yeni bir aşamaya geçtiği görülmektedir. İlk aşamada platformların yayıncılara ödeme yapması gerekliliği tartışılırken, günümüzde bu tartışmanın kapsamı genişlemiş; yapay zekâ sistemlerinin içerik kullanımından doğan ekonomik değerin, yalnızca yayıncılar arasında değil, doğrudan içerik üreticileriyle de paylaşılması gerektiği yönünde güçlü bir eğilim ortaya çıkmıştır.
Bununla birlikte, yapay zekâ destekli sistemlerin haber sitelerine yönlendirdiği trafiği azaltması ve içerikleri doğrudan kullanıcıya sunması, mevcut iş modellerini temelden sarsmaktadır. Bu durum, telif hukuku, rekabet hukuku ve medya politikalarının kesişiminde yeni düzenleme ihtiyaçlarını gündeme getirmektedir.
Önümüzdeki dönemde, gerek Avrupa Birliği’nde gerekse diğer ülkelerde yapılacak yasal düzenlemelerin, yalnızca yayıncıların değil, gazetecilerin de haklarını kapsayan daha kapsayıcı bir çerçeve oluşturması beklenmektedir. Yapay zekâ çağında basın özgürlüğü ve medya çoğulculuğunun korunması ise, bu düzenlemelerin etkinliğine doğrudan bağlı olacaktır.
Footnotes
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]