ARTICLE
2 July 2026

Düzenleyici kurumların kararlarına karşı açılan davalarda ihtisas mahkemeleri dönemi

P
Paksoy

Contributor

Paksoy is an Istanbul-based independent Turkish law firm with over 120 employees, offering legal advice and counselling to foreign investors and the Turkish business community. We provide a wide range of services to meet the needs of local and international businesses in almost every field, including corporate law, capital markets, mergers and acquisitions, competition law, banking and finance, tax, real estate and project development, project finance, energy and infrastructure, litigation and arbitration.
Turkey has implemented a significant reform in the judicial review of regulatory authority decisions, with specialized administrative courts in Ankara now designated to handle technical disputes arising from key regulatory bodies. The new system, effective June 1, 2026, aims to enhance judicial expertise and create more consistent case law in highly regulated sectors including data protection, competition, telecommunications, and energy.
Turkey Government, Public Sector
Serdar Paksoy’s articles from Paksoy are most popular:
  • with readers working within the Banking & Credit industries
Paksoy are most popular:
  • within Tax and Cannabis & Hemp topic(s)

Türkiye’de düzenleyici ve denetleyici kurumların kararlarının yargısal denetimine ilişkin önemli bir reform hayata geçirilmiştir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 20 Nisan 2026 tarihli kararı uyarınca, başlıca düzenleyici kurumların kurul kararlarından kaynaklanan teknik ve karmaşık idari uyuşmazlıklar bundan böyle Ankara’da belirlenen uzmanlaşmış idare mahkemelerinde görülecektir. Reformun amacı, yargılama süreçlerinin etkinliğini artırmak, yargısal uzmanlaşmayı güçlendirmek ve içtihat birliğine katkı sağlamaktır.

Yeni iş bölümü düzenlemesine göre, Sermaye Piyasası Kurulu, Rekabet Kurumu ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun kararlarından kaynaklanan uyuşmazlıklar Ankara 10., 13. ve 25. İdare Mahkemeleri tarafından karara bağlanacaktır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Nükleer Düzenleme Kurumu’nun kararlarından kaynaklanan uyuşmazlıklar ise Ankara 12., 14. ve 15. İdare Mahkemeleri tarafından görülecektir.

Yeni sistem 1 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş olup yalnızca ileriye dönük olarak uygulanmaktadır. Bu tarih itibarıyla derdest olan davalar, hâlihazırda görevli mahkemelerde görülmeye devam edecek ve yeni iş bölümü kapsamında herhangi bir dosya devri yapılmayacaktır.

Söz konusu değişiklik, veri koruma, rekabet, telekomünikasyon, medya ve enerji gibi teknik uzmanlık gerektiren ve sıkı şekilde düzenlemeye tabi alanlarda faaliyet gösteren kurumların kararlarına karşı açılan davalar bakımından özel önem taşımaktadır. Yargısal uzmanlaşmayı esas alan bu yaklaşımın, zaman içerisinde öngörülebilirliği artırması ve düzenleyici kurumların teknik değerlendirmeler içeren kararlarına yönelik yargısal denetimin niteliğini geliştirmesi beklenmektedir.

Bu reform, Türkiye’de düzenleyici kurum kararlarının yargısal denetiminde gözlemlenen daha geniş kapsamlı dönüşümün bir parçası olarak da değerlendirilebilir. Nitekim daha evvel de, 7499 sayılı Kanun ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezalarına karşı başvurulacak yargı yolu değiştirilmiş; sulh ceza hâkimlikleri nezdindeki itiraz üzerine inceleme mekanizmasının yerini idare mahkemeleri önündeki yargısal denetim almıştır. Son düzenleme ise bu dönüşümü bir adım ileri taşıyarak, idari yargı içerisinde uzmanlaşmaya dayalı bir görev dağılımı modeli tesis etmektedir.

Uyuşmazlıkların belirli uzmanlaşmış mahkemeler nezdinde yoğunlaşması, zamanla daha tutarlı ve öngörülebilir bir içtihat pratiğinin oluşmasına katkı sağlayacaktır. Bu durum, düzenlemeye tabi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler açısından, düzenleyici kurum kararlarının yargısal denetimine ilişkin daha belirgin eğilimlerin ortaya çıkmasına ve dava sonuçlarının daha isabetli şekilde öngörülebilmesine imkân tanıyacaktır. Bu nedenle şirketlerin, söz konusu mahkemelerin özellikle idari para cezaları, ölçülülük ilkesi ve düzenleyici kurumların takdir yetkisinin sınırlarına ilişkin yaklaşımlarını yakından takip etmeleri önem taşımaktadır. Şirketlerin ayrıca, giderek uzmanlaşan bu yargısal denetim ortamını dikkate alarak uyum programlarını, iç soruşturma süreçlerini ve uyuşmazlık stratejilerini gözden geçirmeleri faydalı olacaktır.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]
See More Popular Content From

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More