Giriş
Önceki tahminler istihdama dayalı Green Card başvurularındaki birikmiş dosya sayısının yaklaşık 1,8 milyon olduğunu ortaya koymaktaydı. (Cato Institute, 2023) Daha güncel veriler 2025 yılı itibarıyla özellikle Hindistan ve Çin’den başvuru sahipleri için önemli ölçüde backlog’un devam ettiğini göstermektedir. EB-2 ve EB-3 gibi temel kategorilerde, Hindistan’dan yeni başvuru yapanlar için öngörülen bekleme süreleri mevcut koşullar altında genellikle 10–15 yılı aşmaktadır.
Bu gecikmeler, işverenler için ciddi yetenek tutma zorlukları ve iş gücü planlamasında belirsizlikler yaratmaktadır.
Bu yazı, istihdama dayalı green card birikiminin kuruluşunuzu nasıl etkilediğini incelemektedir. Değerli çalışanlarınızı koruyan pratik yetenek tutma stratejileri ve risk azaltma yaklaşımlarını keşfedin. Öncelik tarihleri (priority dates), başvuru seçenekleri ve statü uzatmaları arasında nasıl ilerleyeceğinizi öğrenin. Bu yazı, devam eden green card birikimlerine rağmen iş gücü istikrarını korumaya yönelik pratik adımlar sunmaktadır.
Green Card Başvurularında Uzun Bekleme Sürelerini Anlamak
Green Card birikimi nedir?
Green card birikimi, daimi oturum için onay almış, ancak vize uygunluğunu beklemek zorunda olan yabancı çalışanlar ve ailelerinden oluşan bir kuyruğu (Green Card başvurularındaki uzun bekleme sürelerini) ifade eder. Bu kişiler, iş gücü sertifikası ve göçmen dilekçeleri gibi gerekli adımları tamamlamışlardır. Pek çok başvuru sahibi, vize numarasının uygun hale gelmesini beklerken geçici statüde kalmaya devam eder. Bu durum önemli belirsizlikler ve zorluklar yaratabilir. Yıllık sayısal sınırlamalar nedeniyle green card’larını alamazlar.
İstihdama dayalı göç sisteminde talep, arzın çok üzerindedir. Başvuru sahipleri, dilekçelerin sunulduğu anda kendilerine atanan öncelik tarihleri (priority dates) aracılığıyla sıradaki yerlerini korurlar. Green card bekleme süresi, başvuru sahibinin kategorisine, menşe ülkesine ve vize numaralarının mevcudiyetine bağlı olarak büyük ölçüde değişiklik gösterebilir. Her yıl green card alanlardan daha fazla çalışanın sıraya girmesi nedeniyle birikim artmaya devam etmektedir.
Mevcut Birikim İstatistikleri ve Eğilimler
Yüksek talep gören ülkelerden, özellikle Hindistan’dan gelen daimi oturum başvuru sahipleri, istihdama dayalı bazı kategorilerde 100 yılı aşan bekleme süreleriyle karşılaşabilmektedir. Ülke bazlı kota sınırlamaları nedeniyle Hindistan ve Çin’den gelen yüksek vasıflı göçmenler için Green Card bekleme süreleri 80 yıla kadar uzayabilmektedir. Ayrıca, 424.000’den fazla istihdama dayalı başvuru sahibinin Green Card’ını alamadan hayatını kaybedebileceği tahmin edilmektedir (Cato Institute, 2023). Diğer ülkelerden başvuru yapan kişiler genellikle daha kısa bekleme süreleriyle karşılaşmakta olup, bu durum Green Card bekleme sürelerindeki eşitsizlikleri ve bunun aileler ile yetenek hareketliliği üzerindeki etkilerini ortaya koymaktadır.
Birikim (Backlog) Neden Artmaya Devam Etmektedir?
ABD göçmenlik hukukuna göre, istihdama dayalı Green Card sayısı yıllık yaklaşık 140.000 ile sınırlandırılmış olup, ülke başına %7’lik bir kota uygulanmaktadır (INA §§ 201–202). Asıl başvuru sahiplerinin eşleri ve çocukları da bu kotaya dahil edildiğinden, mevcut vizelerin yarısından daha azı doğrudan çalışanlara tahsis edilmektedir. Kullanılmayan vizeler belirli koşullar altında bir sonraki mali yıla devredilebilse de, uygulamada bunların önemli bir kısmı etkin şekilde kullanılamamaktadır.
Birikim, istihdama dayalı green card’lara olan talebin çoğu zaman mevcut arzı önemli ölçüde aşması nedeniyle oluşmaktadır. Talep ve arz, tercih kategorilerine (preference categories) göre büyük farklılıklar gösterebilir. Bu da başvuru sahipleri için işlem sürelerini ve uygunluk durumlarını doğrudan etkiler.
Faydaları ne kadar büyük olsa da, Green Card başvuru süreci karmaşık olabilir. Başvuru süreci, sıkı uygunluk kurallarını ve başvuru kategorinize göre değişen işlem sürelerini içerir.
Green Card Backlog sürecinde size rehberlik edelim.
İstihdama Dayalı Green Card Kategorilerinin Açıklaması
Sistem, istihdama dayalı göçü beş tercih kategorisine ayırmaktadır:
- EB-1: Olağanüstü yeteneklere sahip çalışanlar, seçkin profesörler ve araştırmacılar, çok uluslu şirket yöneticileri
- EB-2: İleri derecelere sahip profesyoneller veya istisnai yetenek
- EB-3: Nitelikli işçiler ve profesyoneller; en az lisans derecesi gerektiren işler dahil
- EB-4: Dini çalışanlar dahil olmak üzere özel göçmenler
- EB-5: Önemli sermaye yatırımı yapan iş yatırımcıları
Bu istihdama dayalı kategorilerin aksine, aile temelli (family-based) kategoriler de kendi birikim sorunlarını ve vize hareketliliğini yaşamaktadır. ABD vatandaşlarının yakın akrabaları, eşler, ebeveynler ve reşit olmayan çocuklar, diğer aile temelli kategorilerden farklı olarak sayısal kotalardan muaftır.
Öncelik Tarihleri (Priority Dates) ve Visa Bulletin Temelleri
Öncelik tarihi (priority date), bir başvuru sahibinin green card kuyruğundaki yerini belirler. Bu tarih, iş gücü sertifikasının (labor certification) sunulduğu anda veya çoğu kategori için USCIS’in I-140 dilekçesini aldığı tarihte belirlenir.
Dışişleri Bakanlığı (Department of State), hangi öncelik tarihlerinin güncel olduğunu göstermek için her ay vize bülteni yayımlar. Vize uygunluğunu belirleyen iki tablo vardır: Başvuru Tarihleri (Dates for Filing) ve Nihai İşlem Tarihleri (Final Action Dates). USCIS, başvuru sahiplerinin statü değişikliği (adjustment of status) başvuruları için her ay hangi tabloyu kullanması gerektiğini duyurur.
Talep arzı aştığında öncelik tarihleri geriye gider ve zaman içinde geriye doğru hareket eder. Bu gerileme, birikimi (backlog) daha da artırır ve bekleme sürelerini öngörülemez biçimde uzatır.
Vize Uygunluğu ve Tahsisi
Vize uygunluğu ve tahsisi (Visa Availability and Allocation), istihdama dayalı green card sürecinin merkezinde yer alır ve yabancı uyruklular ile ailelerinin ABD’de kalıcı oturum (permanent residency) elde etme süresini doğrudan etkiler. Her mali yılda Kongre, tüm istihdama dayalı tercih kategorileri arasında dağıtılmak üzere toplam göçmen vizesi sayısına sıkı sayısal sınırlamalar getirir. Bu sınırlamalar ayrıca farklı tercih kategorileri arasında bölüştürülür—örneğin olağanüstü yetenek ve seçkin akademisyenler için EB-1, ileri dereceli profesyoneller ve istisnai yetenek için EB-2 ve en az lisans derecesi gerektiren nitelikli işçiler ve profesyoneller için EB-3.
ABD Dışişleri Bakanlığı, bu tahsisi aylık vize bülteni aracılığıyla yönetir; bu bülten hem işverenler hem de istihdama dayalı göçmenler için temel bir kaynaktır. Vize Bülteni iki önemli tablo içerir: “Final Action Dates” tablosu, bir green card’ın ne zaman gerçekten verilebileceğini gösterir; “Dates for Filing” tablosu ise başvuru sahiplerinin statü değişikliği başvurularını ne zaman sunabileceklerini belirtir. ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), vize uygunluğu ve işlem sürelerine bağlı olarak her ay hangi tablonun kullanılacağını belirler.
Bu süreçte kritik bir unsur, başvuru sahibinin sıradaki yerini belirleyen öncelik tarihidir (priority date). Belirli bir kategori veya ülke için göçmen vizesine olan talep mevcut arzı aştığında, Dışişleri Bakanlığı bir kesim tarihi (cut-off date) belirler. Yalnızca öncelik tarihi bu kesim tarihinden önce olan başvuru sahipleri statü başvurularında ilerleyebilir.
Örnek: Eğer başvurunuz istihdama dayalı (employment-based) ise, priority date (öncelik tarihi), U.S. Citizenship and Immigration Services tarafından gönderilen I-140 Onay Belgesi (Form I-797) üzerinde yer alır. Öncelik tarihiniz 15 Mart 2022 ise ve Visa Bulletin’de açıklanan geçerli tarih 1 Ocak 2023 ise, öncelik tarihiniz ‘current’ olmuş ve işleminiz için sıra gelmiş demektir.
Bu sistem, özellikle Hindistan ve Çin gibi yüksek talep gören ülkeler için büyük önem taşır; çünkü ülke kotaları (country caps), tek bir ülkenin vatandaşlarına verilebilecek green card sayısını sınırlar ve bu da çok daha uzun bekleme sürelerine yol açar.
Vize tahsisi, kullanılmayan green card’ların varlığı nedeniyle daha da karmaşık hale gelir. Belirli kategoriler veya ülkeler bir mali yıl içinde kendilerine ayrılan vizelerin tamamını kullanmazsa, bu kullanılmayan green card’lar diğer kategorilere yeniden dağıtılabilir veya bir sonraki yıla devredilebilir. Ancak bu süreç her zaman verimli değildir ve idari birikimler veya işlem gecikmeleri nedeniyle birçok vize kullanılmadan kalır. Green card recapture gibi yasama önerileri, bu kullanılmayan vizeleri geri kazanarak birikimi azaltmayı ve sırada bekleyenlere daha fazla göçmen vizesi sağlamayı amaçlamaktadır.
İşverenler ve yabancı uyruklular için vize uygunluğu ve tahsisi hakkında güncel bilgi sahibi olmak, etkili iş gücü planlaması ve kişisel göç stratejisi açısından kritik öneme sahiptir. Vize Bülteni ve USCIS güncellemelerinin düzenli olarak takip edilmesi, başvuru sahiplerinin ne zaman statü değişikliği başvurusu yapabileceklerini veya green card başvurularında nihai işlem görebileceklerini anlamalarına yardımcı olur. Tahsis sisteminin nasıl çalıştığını anlama,ülke kotalarının, tercih kategorilerinin ve kullanılmayan green card’ların etkisi dahil, hem işverenlerin hem de çalışanların bilinçli kararlar almasını ve karmaşık green card sürecinde daha etkin hareket etmesini sağlar.
Bu dinamikleri yakından takip ederek işverenler, sponsor oldukları çalışanlar için olası gecikmeleri öngörebilir; yabancı uyruklular ise kariyerlerini ve aile yaşamlarını daha büyük bir güvenle planlayabilir. Akalan Hukuk Bürosu (Akalan Law Firm), müvekkillerine istihdama dayalı green card yolculuğunun her aşamasında rehberlik etmeyi taahhüt etmekte; hem işverenlerin hem de çalışanların zorlu göç ortamında başarıya ulaşmaları için gerekli bilgi ve stratejilerle donatılmasını sağlamaktadır.
Green Card Birikimlerinin İşverenler ve Çalışanlar Üzerindeki Etkileri
Çalışan Tutma Zorlukları
Green card birikimleri, yabancı çalışanlara sponsor olan işverenler için ciddi çalışan tutma baskıları yaratmaktadır. Çalışanlar, sürekli vize yenileme stresi ve gelecekteki statüleri hakkında belirsizlikle karşı karşıya kalır. Birçok kişi yıllarca geçici statüde kalmak zorunda kalır. Bu durum hem çalışanlar hem de aileleri için stres ve belirsizliği artırır. Göçmenlik kısıtlamaları nedeniyle birçok çalışan iş değiştirmekte veya terfi almakta zorlanır. Yetenekli profesyoneller, daha iyi göçmenlik desteği sunan rakip şirketler tarafından kolayca cezbedilebilir hale gelir.
Green card birikiminde olan çalışanlar kendilerini adeta vize belirsizliği içinde sıkışmış hisseder. Bu durum, iş gücünün genelinde motivasyonu ve katılımı olumsuz etkiler. Çalışanlar uzun vadeli taahhütlerde bulunmakta tereddüt eder ve çoğu zaman kurum içi yükselme fırsatlarını değerlendirmez. Sonuç olarak, yabancı çalışanlar daha proaktif göçmenlik stratejilerine sahip işverenlere yöneldikçe kurumlar artan çalışan kaybı (attrition) ile karşı karşıya kalır.
İstihdama dayalı olarak green card alan göçmenlerin yaklaşık %75’i, statülerini ABD içinden değiştirerek (adjustment of status) kalıcı oturum elde etmiştir. (FWD.us. (n.d.))
İş Gücü Planlamasında Belirsizlikler
Uzun süren green card işlemleri, iş gücü planlamasına öngörülemez zaman çizelgeleri getirir. Green card onay süresi, başvuru sahibinin kategorisine ve menşe ülkesine bağlı olarak büyük ölçüde değişiklik gösterebilir. Bu da işverenlerin iş gücü ihtiyaçlarını kesin olarak planlamasını zorlaştırır. Stratejik işe alımlar, kalıcı statü elde edilene kadar uzun gecikmelerle karşılaşır. Göç politikalarındaki değişiklikler, yer değiştirme planlarını bozabilir ve adayların iş tekliflerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Yetenek Kazanımı Üzerindeki Etki
Yurt dışı doğumlu iş gücünün azalması, küresel yetenek rekabetini daha da yoğunlaştırmaktadır. Geciken göçmenlik planlaması, uygulanabilir işe alım seçeneklerini sınırlar ve rekabet avantajını azaltır. Göçmenlik süreçlerini reaktif şekilde yöneten kurumlar, yerleşik sponsorluk süreçlerine sahip rakiplere karşı en iyi adayları kaybeder.
İş gücünüzü stratejik planlama ile koruyun.
Uyum ve Statü Koruma Riskleri
İşverenler, vize bitiş tarihlerini takip etmek ve statü uyumluluğunu (compliance) sağlamak zorundadır. PERM başvuruları, sürecin baştan başlamasına neden olabilecek retleri önlemek için dikkatli belge yönetimi gerektirir. Çalışanlar işveren sponsorluğuna bağımlı kalmaya devam eder. Bu durum, istismar riskini artıran bir kırılganlık yaratır.
Çalışan Morali ve Aile Kaygıları
Yabancı çalışanlar ve aileleri, kariyer belirsizliği ve kişisel yaşamda ciddi sarsıntılar yaşar. ABD vatandaşlarının reşit olmayan çocukları “yakın akraba” (immediate relatives) olarak sınıflandırılır ve yıllık green card kotalarına tabi değildir. Bu durum bazı ailelerin birikimden etkilenmemesine yardımcı olur. Ancak ABD vatandaşlarının yetişkin çocukları ve yasal daimi oturum sahiplerinin çocukları, vize kotalarına ve birikim sorunlarına tabidir. Bu da aile birliğini ciddi şekilde etkileyebilir ve bekleme sürelerini uzatır.
Önümüzdeki yirmi yıl içinde yaklaşık 104.000 çocuk, green card uygunluğunu yaş nedeniyle kaybedecektir. Cato Institute. (2020) Başvuru sahiplerinin 21 yaşına giren bağımlı çocukları, ebeveynlerinin başvurusu kapsamında ABD’de kalma haklarını kaybedebilir. Bu aileler, Amerika’da kalmak ile çocuklarını yanlarında tutmak arasında yıkıcı bir seçim yapmak zorunda kalmaktadır.
Birikimlerle Karşılaşan İşverenler için Yetenek Tutma Stratejileri
Öncelik Tarihlerini Güvence Altına Almak için I-140 Dilekçelerini Erken Sunun
Erken bir öncelik tarihi (priority date), çalışanları uzun süren birikimlerden korur. I-140 dilekçesi, iş gücü sertifikasının (labor certification) geçerliliğini korumak için PERM onayından sonraki 180 gün içinde sunulmalıdır. (20 CFR § 656.30(b)) Onaylandıktan sonra öncelik tarihi, iş değişikliği veya işveren değişikliği durumlarında bile gelecekteki başvurular arasında taşınabilir hale gelir. Bu tarih, çalışan için en değerli göçmenlik varlığı olmaya devam eder.
Kurumsal Green Card Politikanızı Gözden Geçirin ve Güncelleyin
Net green card sponsorluğu politikaları, kuruluşlara yetenek çekilmesini sağlar. Önde gelen firmalar, sponsorluk sürecini başlatmadan önce genellikle bir yıllık kıdem ve güçlü performans şartı arar. Politikalar; uygunluk kriterleri, maliyet paylaşımı ve işlem sürelerini kapsamalıdır. Özellikle uzun yıllara yayılan birikimlerle karşı karşıya olan Hindistan vatandaşları için erken sponsorluk büyük önem taşır.
Size özel çözümler için bizimle iletişime geçin.
Tutarlı Bir H-1B Kayıt Stratejisi Oluşturun
H-1B kayıt dönemi genellikle her yıl Mart ayının başı ile ortası arasında gerçekleşir ve seçim sonuçları 31 Mart’a kadar açıklanır. USCIS, sunulan ücret seviyelerine göre ağırlıklı seçim yaptığı için işverenlerin maaş seviyelerini doğru şekilde bildirmesi gereklidir.
EB-1 Uygun Adayları Belirleyin ve Geliştirin
EB-1 dilekçeleri, iş gücü sertifikasını gerektirmez ve daha hızlı işlem süreleri sunar. USCIS’in açıklamasına göre ekip ödülleri (team awards), ödül kriteri kapsamında değerlendirilebilir. Premium processing sayesinde EB-1A ve EB-1B kategorileri için I-140 kararları 15 iş günü içinde verilebilir.
Çift EB-2 ve EB-3 Başvuru Stratejilerini Değerlendirin
İş gereksinimleri her iki kategoriye de uygunsa, EB-2 ve EB-3 dilekçeleri aynı PERM başvurusu kullanılarak eş zamanlı olarak yürütülebilir. Bu yaklaşım iki ayrı ilerleme yolu oluşturur. Çalışan, hangi öncelik tarihi önce güncel hale gelirse o yol üzerinden ilerleyebilir.
PERM Gerektirmeyen Green Card Yollarını Keşfedin
National Interest Waiver (Ulusal Çıkar Muafiyeti) ve EB-1A dilekçeleri, iş gücü sertifikası gerekliliğini ortadan kaldırır ve yaklaşık iki yıl kazandırır. Bu bireysel başvuru (self-petition) seçenekleri, girişimciler ve yüksek başarıya sahip profesyoneller için esneklik sağlar.
Şirketler İçin Uzaktan Çalışma Modellerinde Risklerin Yönetimi
Göçmenlik uyumu, uzaktan çalışma ile birlikte çok daha karmaşık hale geldi. Bunun nedeni, işimizi nerede ve nasıl yaptığımızı yeniden değerlendirmemize yol açan küresel ve hibrit çalışma düzenlemeleridir. Bu durum, birçok işverenin farkında bile olmadığı bir dizi vize uyum yükümlülüğünü tetikler.
Proaktif planlama ile güçlü bir ekip kurun.
İş Gücünüzü Korumak için Risk Azaltma Stratejileri
H-1B Statüsünü Altı Yılın Ötesine Uzatın
AC21 hükümleri, standart altı yıllık sürenin ötesinde H-1B uzatmalarına izin verir. Çalışanlar, PERM veya I-140 başvuruları en az 365 gündür beklemede ise bir yıllık uzatma hakkı kazanır. I-140 onaylanmış ancak öncelik tarihi henüz güncel değilse üç yıllık uzatmalar uygulanır. Bu uzatmalar, istihdama dayalı green card birikimi nedeniyle oluşan gecikmeler sırasında statü boşluklarını önler.
EAD ve Advance Parole Seçeneklerinden Yararlanın
Form I-131, advance parole sağlar ve uluslararası seyahat sırasında bekleyen I-485 başvurularını korur. Diğer bir ifade ile Yurt dışına çıkıp geri dönebilmek için önceden özel bir izin almanız gerekir; yoksa devam eden green card başvurunuz iptal olabilir.
Bu iznin çıkma süresi başvurduğun yere göre değişir; bazı yerlerde birkaç ay sürerken, bazı yerlerde 2 yılı geçebilir.
Acil durumları önlemek için I-485 başvurusu ile birlikte başvurmanız önerilir. Sorun yaşamamak için, green card başvurunu yaparken çalışma iznini de aynı anda istemek daha güvenli olur.
Etkilenen Çalışanlarla İletişim Kurun
Şeffaf iletişim, green card birikimi sürecinde kaygıyı azaltır ve güven oluşturur. Statü uzatma seçenekleri ve zaman çizelgesi beklentileri açıkça anlatılmalıdır.
Politika ve Mevzuat Değişikliklerini Takip Edin
Göç politikaları sık sık değişir ve risk azaltma stratejilerini doğrudan etkiler. USCIS politika güncellemeleri ve düzenleyici öneriler düzenli olarak izlenmelidir.
Riskleri azaltmak için bize ulaşın.
Sonuç
Green card birikimleri, küresel yetenekleri elde tutmak isteyen işverenler için ciddi zorluklar yaratmaktadır. Ancak proaktif göçmenlik stratejileri iş gücünüzü koruyabilir. Erken I-140 başvuruları ve statü uzatmaları belirsizliği önemli ölçüde azaltır. Açık kurumsal politikalar, sponsor olunan çalışanlara bağlılığı gösterir ve çalışan tutma çabalarını güçlendirir. İşverenler, bu stratejileri uyguladıklarında uzun bekleme sürelerine rağmen rekabet avantajlarını koruyabilir. Mevzuat değişiklikleri sürekli takip gerektirir ve etkilenen çalışanlarla şeffaf iletişim kurulmalıdır. Bu yaklaşım, zorlu bu dönemde iş gücü istikrarını sağlar.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]