6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") payların serbestçe devredilebilme ilkesinin istisnalarını da düzenlemiştir. Her ne kadar, TTK kapsamında belirli istisnalar düzenlenmiş olsa da bu istisnalar, anonim şirket pay sahiplerinin dilediği pay devri sınırlamalarını getirmemektedir. Hal böyle olunca, uygulamada pay sahipleri, pay sahipleri sözleşmesi altında pay devrine ilişkin başkaca sınırlandırıcı hükümler getirmektedir.
Pay Sahipleri Sözleşmesi
Her anonim şirketin bir esas sözleşmesi bulunmaktadır, esas sözleşmenin varlığı anonim şirket için kanuni bir unsurdur. Esas sözleşme olmaksızın anonim şirket kurulamaz ancak pay sahipleri sözleşmesini akdetmek pay sahiplerinin isteğine bağlıdır. Pay sahipleri sözleşmesi kanunda öngörülmemiştir, sözleşme serbestisine dayanılarak düzenlenen isimsiz, atipik bir sözleşme türüdür. Pay sahipleri sözleşmesi ile taraflar, şirkette pay sahibi olan kişilerin pay sahipliği haklarının kullanılmasını ve şirketin idaresi ile ilgili hususları düzenlemektedir.
Pay sahipleri sözleşmesinin düzenlenmesinin başlıca amaçları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
- Pay sahipleri, şirketin yapısının, işleyişinin ve pay sahiplerinin haklarının ne şekilde olacağını pay sahipleri sözleşmesi ile önceden belirlemek isteyebilir.
- Pay sahiplerinin kişiliğinin veya uzmanlıklarının şirketin faaliyet konusunu yakından ilgilendiren durumlarda pay sahipleri ile şirket arasındaki bağ güçlendirilmek istenebilir. Bu gibi durumlarda pay sahipleri şirketi desteklemek ve geliştirmek yükümü altına girmektedir.
- Şirketin yabancılaşması engellenmek istenebilir. Bu durum genel olarak aile şirketlerinde meydana gelmektedir.
- Payların eşit olarak pay sahipleri arasında dağılmadığı durumlarda güç dengesinin oluşturulması istenebilir. Azlık pay sahiplerine birtakım ek koruma mekanizmaları sağlanabilir.
- Şirkete yeni bir pay sahibinin gelmesi durumunda pay sahipleri arasında oy haklarının kullanımı, karın paylaşılması ve ortaklık hakimiyetinin nasıl bir dengeye oturtulacağı düzenlenmek istenebilir.
Şirket Payları Üzerinde Pay Sahiplerine Tanınan Opsiyon ve Benzeri Haklar
Pay sahipleri, pay sahipleri sözleşmesinin düzenlenmesine ilişkin amaçlar doğrultusunda birbirlerine bazı haklar veya opsiyonlar tanımaktadır. Pay sahiplerinin birbirlerine tanımış olduğu bu haklar ve opsiyonlar neticesinde şirkete yabancıların, rakiplerin veya şirkete katılımı arzu edilmeyen diğer kişilerin eline geçmesi önlenmektedir veya pay sahiplerinin şirket içindeki sahip oldukları güç dengesi korunmaktadır. Şirket payları üzerinde pay sahiplerine tanınan opsiyon ve benzeri haklar aşağıdaki şekildedir:
Öncelik Hakkı ("First Refusal" veya "First Option")
Paylarını devretmek isteyen pay sahibinin payını üçüncü bir kişiye devretmeden önce pay devrini mevcut pay sahiplerine teklif edilmesinin şart koşulması durumudur. Diğer pay sahipleri payı satın almak konusunda üçüncü kişilere kıyasla bir "öncelik hakkı" sahibidirler. Bu hak ile birlikte, payını devretmek isteyen pay sahibi payını devrederek ortaklıktan çıkabilmekte ve mevcut pay sahipleri de şirkette ortak olmasını istemedikleri kişiyi ortaklığa dahil etmemektedir. Böylelikle de pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması sağlanmaktadır.
Önalım Hakkı
Önalım hakkı, payını bir üçüncü kişiye satmak isteyen pay sahibinin paylarını tek taraflı bir beyan ile satın alma imkânı verir. Önalım hakkı yenilik doğurucu bir haktır. Ön alım hakkı sahibi tek taraflı irade beyanı ile kendisi ile paylarını devretmek isteyen pay sahibi arasında bir satım sözleşmesi kurma imkânını elde eder. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için pay sahibinin payını üçüncü bir kişiye satmak istemesi gerekmektedir, böyle bir durum mevcut değil ise önalım hakkı sahibi bu hakkını kullanamamaktadır. Hakkın kullanılması için gereken bu şartın oluşması ve önalım hakkı sahibinin, irade beyanını karşı tarafa iletmesi ile satış sözleşmesi kurulmuş olur. Böylelikle, payını devretmek isteyen pay sahibi payını, üçüncü kişi yerine kendisine tanınan önalım hakkını kullanmış olan pay sahibine devretmek durumundadır.
Pay sahipleri sözleşmesinde düzenlenen önalım hakkına rağmen önalım hakkını tanıyan pay sahibinin payını üçüncü bir kişiye devretmesi durumunda pay devrinin akıbetine ilişkin durum gündeme gelecektir. Böyle bir durumun varlığı halinde ise üçüncü kişiye yapılmış olan bu devir geçerli olacaktır, önalım hakkı sahibi yalnızca borca aykırılıktan tazminat talebinde bulunabilecektir.
Pay sahipleri sözleşmesinde herhangi bir pay sahibine önalım hakkı tanınırken göz önünde bulundurulması gereken bazı önemli noktalar vardır. Tüm pay sahiplerinin karşılıklı olarak birbirlerine önalım hakkı tanıdığı hallerde, hak sahibi pay sahiplerinin, önalım hakkı konusu paylardan alabilecekleri oranın ne şekilde belirleneceği veya önalım hakkı sahiplerinden birinin bu hakkını kullanmaması durumunda diğer bir önalım hakkı sahibinin bu payları da alıp alamayacağının belirlenmesi yerinde olacaktır. Bu hususlar göz önünde tutulmadan her pay sahibine önalım hakkı tanındığında azınlıkta kalması istenen pay sahiplerinin şirkette söz sahipliği artabilecektir. Bu nedenle, pay sahipleri arasındaki menfaatlerin ve güç dengesinin önemli olduğu ortaklıklarda pay sahipleri sözleşmesinin bu gibi durumlar göz önünde tutularak düzenlenmesi yerinde olacaktır.
Alım Hakkı (Call-Option)
Alım hakkı, hakkı elinde bulunduran pay sahibine, diğer pay sahibinin paylarının tamamını veya bir kısmını, önceden belirlenmiş bir bedelden satın alma hakkı sağlayan, diğer tarafı da yine aynı bedelden satma borcu altına sokan bir haktır. Payların bedeli önceden belirlenmiş olmasa da bedelin belirlenme şekli pay sahipleri sözleşmesi ile düzenlenebilir, payların bedelinin veya bedelinin belirlenme şeklinin pay sahipleri sözleşmesinde belirlenmemesi halinde ve alım hakkının kullanılması durumunda alım hakkını tanıyan ve alım hakkı sahibi arasında sorunların gündeme gelebileceği aşikârdır. Kendisine alım hakkı tanınan taraf, muhatabın paylarını tek taraflı irade beyanı ile satın ve devir alma hakkına sahiptir. Alma beyanının karşı tarafa varması ile satım sözleşmesi kurulur. Pay sahipleri sözleşmesi ile alım hakkının kullanılması belli bazı şartların gerçekleşmesine bağlanabilir. Bu şartlara şirketteki karar mekanizmasının tıkanması, yönetimin işlemez hale gelmesi örnek olarak gösterilebilir. Bu şekilde bazı şartların belirlenmesi alım hakkı tanıyan pay sahibinin lehine bir durum oluşturacaktır.
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz önalım hakkında sözleşme üçüncü kişi ile kararlaştırılan şartlarda gerçekleştirileceğinden sözleşme belirlenebilir durumdadır, ancak alım hakkında durum böyle değildir. Bu nedenle, alım hakkının kullanılmasıyla kurulacak olan satım sözleşmesinin esaslı unsurları olan pay adedi ve bedelinin önceden belirlenmesi gerekir.
Alım hakkı sahibi aslında karşı tarafın paylarını satın alarak onu ortaklıktan çıkarma hakkını elinde tutmaktadır.
Satım Hakkı (Put-Option)
Satım hakkı ise, pay sahipleri sözleşmesi uyarınca bu hakkı elinde bulunduran pay sahibine, kendi paylarının tamamını veya bir kısmını, önceden belirlenmiş veya belirlenebilir bir bedelden, diğer pay sahiplerine satma hakkı, bu hakkın karşısındaki pay sahiplerine de bu payları bu bedelden alma borcu yükleyen bir opsiyondur. Kendisine satım hakkı tanınan taraf, paylarını satma isteğine ilişkin tek taraflı irade beyanını muhataba iletmesi ile satım sözleşmesi kurulur. Satım hakkı, payları borsada işlem görmeyen şirketlerde azlık pay sahiplerine yönelik cazip bir haktır. Zira bu pay sahiplerinin şirkette az payı bulunması sebebiyle paylarını satması güç olabilir, payı satın almak isteyen kişi için cazip bir teklif olmayabilir. Böyle bir durumda da azlık pay sahibinin payın devri dışında şirketten çıkması mümkün olmayacağından azlık pay sahiplerine bu hak pay sahipleri sözleşmesi ile tanınabilir.
Katılma Hakkı (Tag-Along)
Katılma hakkı, bir pay sahibinin paylarını üçüncü bir kişiye satması halinde, katılma hakkına sahip her bir pay sahibine, bu satıma, kendi payları oranına karşılık gelen miktarda payı, aynı ve daha iyi satış koşulları ile üçüncü kişiye satma hakkı verir. Katılma hakkın kullanılması ile alıcı satın aldığı payları tek bir pay sahibinden değil de bu hakkını kullanan bütün pay sahiplerinden alır.
Katılma hakkı genellikle, payların çoğunluğunu elinde bulunduran pay sahibinin paylarını satması ve ortaklığın kontrolünün el değiştirmesi halinde, azınlık pay sahiplerinin ortaklıktan ayrılmasına imkân tanınması için kullanılmakta ve azınlık pay sahibinin haklarının korunmasına yönelik olarak uygulanmaktadır.
Sürükleme veya Katma Hakkı (Drag-Along)
Sürükleme veya katma hakkı ile pay sahibi, kendi paylarının üçüncü kişiye satışı sırasında, ortaklığın diğer pay sahiplerinin de paylarının aynı satış koşulları ile alıcıya satmasını zorlama hakkına sahiptir.
Sürükleme veya katma hakkı genellikle, şirketin başka bir şirket tarafından devralınması veya başka bir şirket ile birleşmesi gibi hallerde söz konusu olabilir. Bu hak, şirket paylarının tamamının devredildiği hallerde ve bu suretle paylar için daha yüksek satış fiyatı elde edebilmek ve hisselerin satışını kolaylaştırmak amacıyla kullanılmaktadır.
Tek Borç İlkesi Çerçevesinde Değerlendirme
TTK madde 480 kanunda öngörülen istisnalar dışında, esas sözleşmeyle pay sahibine, pay bedelini veya payın itibarî değerini aşan primi ifa dışında borç yükletilemeyeceğini düzenlemektedir. Bu hüküm çerçevesinde anonim şirket pay sahiplerinin yegâne borcunun taahhüt ettikleri sermayeyi ödemek olduğu belirtilmiştir. Doktrinde bu hususa tek borç ilkesi denilmektedir.
Anonim şirket pay sahiplerinin yegâne borcu taahhüt etmiş olduğu sermayeyi ödemek iken yukarıda belirtmiş olduğumuz hakların esas sözleşmede düzenlenmesi durumunda bu hakların durumunun ne olacağı doktrinde tartışma konusudur. Bu hak ve opsiyonların esas sözleşmede belirlenmesiyle pay sahibinin yegâne borcu taahhüt etmiş olduğu sermayeyi ödemekten çıkacak ve pay sahibi farklı borçlar altına girmiş olacaktır.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.