İKİNCİ BÖLÜM
Türk Ticaret Kanunu’nda azınlık hakları tanımlanmadığını, yalnızca azınlığa tanınmış haklar düzenlendiğini, doktrindeyse yine azınlık haklarının tanımlanmadığını TTK ile azınlıklara tanınmış hakların “Olumlu Azınlık Hakları ve “Olumsuz Azınlık Hakları” olmak üzere iki başlık altında incelendiğini makalemizin ilk bölümünde belirtmiş anonim şirketlerde azınlık hakkı kavramının hukuki niteliği ve olumsuz azınlık haklarından söz etmiştik.
Makalenin birinci bölümüne https://universalhukuk.com/anonim-sirketlerde-azinlik-haklarinin-korunmasi-birinci-bolum linkinden ulaşabilirsiniz.
Makalemizin devamı niteliğindeki bu bölümde ise çoğunluk iradesine aykırı olmasına rağmen, azınlığın irade beyanı ile hakkını haklı bir talep veya dava şeklinde kullanılmasını ifade eden olumlu azınlık haklarıyla1 ilgili açıklamalarımız ile makalenin sonuç bölümüne yer vereceğiz
- Olumlu Azınlık Hakları
Olumlu azınlık haklarında, azınlığın kanunun kendisine hak tanıdığı hususlarda somut bir talepte bulunması söz konusudur.2 Olumsuz azınlık haklarından farklı olarak, sadece menfi oy kullanılması yeterli değildir. Azınlıklar belirli bir koordinasyon ve davranış ile haklarını gerçekleştirmektedirler. 3
- 2.1- Ana Sözleşmede Yer Alması Kaydıyla Azınlığın Yönetim Kurulunda Temsil Edilmesi Hakkı
Azınlığa tanınmış yönetim kurulunda temsil edilme hakkı “Belirli Grupların Yönetim Kurulunda Temsil Edilmesi” başlıklı TTK m.360’ta açıkça düzenlenmiştir. İlgili hükümle esas sözleşmede öngörülmüş olması kaydı ile belirli pay grupları ile azınlığa yönetimde temsil edilme hakkı tanınabileceği gibi yönetim kurulu üyeliği için aday gösterme hakkının da tanınabileceği açıkça ifade edilmiştir. Azınlıklara tanınan bu hak ile azınlıkların anonim şirket yönetiminde aktif rol almasının önü açılmış ve azınlıklara menfaatlerini koruyucu bir enstrüman verilmiştir.
Azınlıklara esas sözleşmede öngörülmek kaydıyla temsil edilme hakkı tanınması şirketin kuruluş aşamasında olabileceği gibi daha sonra esas sözleşme değişikliği ile de sağlanabilir. Ancak bu noktada TTK m.360/2 hükmü önem arz etmektedir. Zira TTK m.360/2’de açıkça ifade edilmiştir ki; bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır. Bu itibarla söz konusu esas sözleşme değişikliğinin daha önce detaylı olarak bahsettiğimiz TTK m.421 uyarınca yetersayılar sağlanarak yapılması gerekmektedir.4
- 2.2- Genel Kurulu Olağanüstü Toplantıya Çağırma ve Gündemine Madde Ekleme Hakkı
Anonim şirketlerde genel kurulun toplantıya nasıl ve kimler tarafından çağrılacağı TTK’nın m.409, m.410, m.411 ve m.412’de düzenlenmiştir.
TTK m.409; genel kurulların olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanabileceğini, olağan toplantının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapıldığını, bu toplantıda müzakere edilebilecek konuları açıklamış ve gerektiğinde genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılabileceğini ifade etmiştir.
TTK m.411 ise azınlığın (azlığın) genel kurulu toplantıya çağırması hususunu düzenlemiştir. TTK m.411/1 uyarınca; sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.5
Azınlık genel kurulu olağanüstü toplantıya davet etme talebini yahut toplanacak bir genel kurul toplantısının gündemine müzakere edilmek üzere madde ekletme talebini öncelikle gerekçeli ve yazılı olarak yönetim kuruluna iletmek durumundadır. Çünkü yönetim kurulunun azınlığın gerektirici sebep olarak belirttiği hususları inceleyip sebebin gerektirici nitelikte olup olmadığını ilişkin karar verme konusunda takdir hakkı vardır.6 Her halükarda yönetim kurulu azınlık tarafından yapılan başvuruyu 7 gün içinde cevaplamalıdır. Yönetim kurulu gerektirici sebebi yeterli görmezse, azınlığın talebini reddederse azınlık bu aşamadan sonra yalnızca mahkemeye başvuru yaparak genel kurulun toplanmasını talep edebilir. Yönetim kurulu, azınlığın gerektirici sebebini uygun bulsa bile sahip olduğu takdir hakkı nedeni ile azınlığın toplantı ve gündeme madde ekleme talebini reddedebilir.7 Ancak haksız ve sebepsiz yere keyfi gerekçelerle azınlığın talebini reddeden yönetim kurulunun TTK m.553/1 uyarınca sorumluluğu doğar.8
- 2.3- Finansal Tablolar (Bilanço) ve Tablolara İlişkin Konuların Görüşülmesinin Ertelenmesi Talep Hakkı
Her pay sahibinin, pay sahipliğinden doğan temel haklarından birisi bilgi alma ve inceleme hakkıdır. Azınlık hakları içerisinde yer alan özel denetim ve müzakerelerin ertelenmesini talep etme hakkı ise bilgi alma ve inceleme hakkının daha detaylı ve özel bir görünüşüdür. TTK m.420 ile bu talep hakkının bir örneği olarak anonim şirketlerde finansal tablolar ve tablolara ilişkin konuların görüşülmesinin ertelenmesini talep hakkının azınlıklara tanınarak azınlığın çoğunluk karşısında ezilmesi engellenmiştir.
TTK m.420/1 uyarınca; “Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır.” Bu hüküm ile azınlığa genel kurulda hem finansal tabloların görüşülmesini hem de finansal tablolara bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi hakkı tanınmıştır.
Finansal tablolar (bilanço), bir şirketin (işletmenin) kârını, gelirini giderini, sermayesinin özelliğini ve diğer şirketin mali durumuna ilişkin bilgilerin muhasebe ilke ve standartlarına uygun olarak düzenlendiği tablolardır.9 TTK m.424 ve m.515’te düzenlendiği üzere genel kurulda bilançonun onaylanması yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle bilançonun hatalı olduğunun düşünülmesine rağmen onaylanması çoğunluk karşısında azınlık menfaatlerini zedeleyecek niteliktedir. Bu itibarla azınlıklara finansal tablolar ve tablolara ilişkin konuların görüşülmesinin ertelenmesini talep hakkı tanınması azınlık menfaatlerini koruyucu niteliktedir.
Azınlığın erteleme talebine karşı genel kurulda finansal tablolar ve buna bağlı konuların müzakeresi ertelenmez ise azınlık TTK m.445 uyarınca kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir.10 Azınlığın bu hakkı kullanabilmesi için genel kurul karar tutanağına olumsuz oy kullandıklarına ilişkin şerh düşmesi gerekir.
- 2.4- Özel Denetçi Atanması İçin Mahkemeye Başvuru Hakkı
Türk Ticaret Kanunu m.437 pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkını düzenlenmiş olup “Özel Denetim İsteme Hakkı” başlıklı TTK m.438 vd. maddelerde düzenlenen özel denetçi isteme hakkı da pay sahiplerine tanınan bu bilgi alma ve inceleme hakkının devamı olarak nitelendirilebilir.
TTK m.438’in lafzı “Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşıldığı üzere kanun koyucu her ne kadar her pay sahibine özel denetim isteme hakkı tanımışsa da bu isteme cevap verme hususunu genel kurul takdirine bırakmıştır. Bu sebeple genel kurulun bu talebi reddi karşısında pay sahibi özel denetim yapılması için mahkemeye başvurma hakkına sahip değildir.
TTK m.439 ise “Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır.” şeklinde bir düzenleme yaparak özel denetim isteme hakkını azınlığa tanımıştır. Çünkü azınlık genel kurul toplantısında ileri sürdüğü özel denetim talebinin reddedilmesi halinde mahkemeye başvurarak bu talebinin yerine getirilmesini sağlayabilir. Bu yönüyle özel denetim talebi hakkı bireysel pay sahibi hakkı değil, azınlık hakkıdır.11
Anonim ortaklığa özel denetçi atanması için; özel denetim hakkının genel kurulda ileri sürülmüş olması, TTK m.437 uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkı özel denetçi isteyen pay sahibi tarafından kullanılmış olması, bilgi istenen konuya ilişkin özel denetim yapılması talep edilmiş olması, pay sahipliğine ilişkin hakların kullanılabilmesi için özel denetime ihtiyaç olması, belirli olayların aydınlatılması için özel denetçiye ihtiyaç olması, genel kurulun talebe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karara vermiş olması gerekir. Kanun koyucu özel denetim için özel bir toplantı veya karar nisabı gözetmemiştir.
Bu itibarla azınlıklara özel denetim isteme hakkı tanınarak çoğunluğun kendi lehlerine azınlık aleyhine hareket etmesi ihtimalinde özel denetim ile bunun engellenmesi ve azınlık menfaatlerinin korunması sağlanmıştır.
- 2.5- Denetçinin Görevinden Alınması ve Yeni Denetçi Atanması İstemi
TTK ile denetim şirketin zorunlu organı olmaktan çıkarılmıştır. TTK ile gelen yeni düzenlemede her anonim ortaklığın denetime tabi olacağı bazı anonim ortaklıların, Cumhurbaşkanınca belirlenen ortaklıklar, TTK m.398 vd. ile 660 Sayılı KHK’da yer alan hükümlere göre bağımsız denetim yapması gerekmektedir. Cumhurbaşkanı’nın belirlemediği diğer anonim ortaklıklar ise istisnai hükümler dışında Cumhurbaşkanının ayrı bir yönetmelikle düzenlediği denetim sistemine tabi olup TTK’daki denetime tabi değillerdir.12
TTK m.400/1 “Denetçi, bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir…” demek suretiyle kimlerin denetçi olabileceğini düzenlemiştir.13
Denetçinin atanması her ne kadar TTK m.408/c uyarınca genel kurulun devredilemez yetkileri arasındaysa da çoğunluğun bu yetkiyi azınlıklar üzerinde ezici güç olarak kullanmasının önüne geçmek adına TTK m.399/4 ile buna bir istisna tanınmış ve azınlığa belirli şartların mevcudiyeti halinde denetçiyi değiştirme imkanı verilmiştir.14
TTK m.399/4 ile anonim şirketler gibi Cumhurbaşkanı’nın bağımsız denetime tabi tuttuğu şirketlerdeki azınlıklara genel kurulun seçtiği denetçinin görevinden alınması ve yeniden denetçi atanması için istem hakkı tanınmıştır. Bu istem asliye ticaret mahkemelerine karşı ileri sürülür.
TTK m.399/4 uyarınca; şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunun yahut azınlığın istemi üzerine ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir.
TTK m.399’da da açıkça ifade edildiği üzere azınlığın denetçiyi değiştirme hakkı gerekçeli olarak ifade edilmelidir. Azınlık menfaatlerinin zedeleniyor olmasınınsa bu gerekçeyi teşkil edebileceği aşikardır. Dolayısıyla azınlıklara kendi menfaatlerini zedeleyecek şekilde hareket eden denetçiyi değiştirme hakkı tanınarak azınlık hakları korunmuştur.
- 2.6- Pay Senedi Bastırılması İstemi
Anonim ortaklıkta pay senedi, kanunda ve esas sözleşmede yer alan hakları kullanma hakkına sahip olduğunu ispatlamaya ve paya ilişkin hukuki işlemleri yapmaya yarar. Pay, anonim şirketin TSG’ye tescili ile doğar. Şirket hakkında tescilden önce çıkarılan paylar geçersiz olup iştirak taahhüdünden kaynaklanan yükümlülükler geçerliliğini korur.15 Tescilden önce çıkarılan paylardan doğan zararlardan pay senedini çıkaran kişi sorumlu olur. Pay ile ortaklık hakları bütünleşik olduğu için ortaklık hakları paydan ayrı olarak ileri sürülemez, bu hak başkasına devredilemez. Bu yönüyle hisse senetleri illi (sebebe bağlı) olup, ortaklık sona erdiğinde pay senetleri de sona erer.16 Düzenleme şartlarındaki farklılık sebebiyle hamiline yahut nama yazılı olarak düzenlenebilen pay senetlerinin hangi türde olacağı esas sözleşmede yer alır ve esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe esas sözleşme değişiklikleri ile pay türü dönüştürülebilmektedir.17
Anonim şirketlerde payları borsada işlem görmeyen şirketlerde hisse senedi bastırılması yönünde kanuni zorunluluk yoktur. TTK m.484 uyarınca hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılması için payların bedellerinin tamamının ödenmiş olması gerekir. Bu ödemenin akabinde 3 ay içerisinde pay senetleri bastırılıp pay sahiplerine dağıtılır.18
TTK öncesi süreçte halka açık olmayan anonim şirketlerde, yönetim kurulu azınlık pay sahiplerini baskı altında tutarak paylarını devretmelerini engellemek amacıyla hisse senedi bastırmıyor ve bastırılan hisse senetlerini dağıtmamakta idi. Ancak “Pay Senedi Bastırılması” başlıklı TTK m.486’nın 3. fıkrası “Azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır.” demek suretiyle azınlığa pay senedi bastırılmasını isteme hakkı tanımış ve böylece çoğunluğun azınlık menfaatlerini zedelemesini engellemiştir.
- 2.7- Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi İstemi
TTK ile getirilen en önemli yetkilerden biri de anonim şirketin haklı nedenle feshini isteme yetkisidir. TTK m.531 uyarınca; “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.”
Her ne kadar kanun koyucu; azınlığın ortaklığın feshini isteme noktasında haklı neden koşulunu aramışsa da haklı neden kavramına bir çerçeve çizmemiş, tanım getirmemiştir. Bu nedenle haklı nedenin varlığı her somut olay bakımından ayrı ayrı değerlendirilecektir. Bu bağlamda çoğunluğun hakimiyetini kötüye kullanması ve bu suretle azınlık menfaatlerini zedelemesi haklı neden olarak değerlendirilir. Ancak hakimiyetin kötüye kullanılması geleceğe yönelik gerçekleşmemiş bir eylem olmamalı ve eylemin başlamış olması gerekir.19 Keza her ne kadar azınlığın bu hakkı kullanması noktasında bir zamanaşımı süresi öngörülmemişse de azınlığın bu kötüye kullanım sırasında sessiz kalması, eylemler sona erdikten sonra haklı nedenle şirketin feshini talep etmesi TMK m.2 dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.20
Esas sözleşmede hangi hususların haklı neden olarak değerlendirilebileceğine ilişkin düzenleme yapılabilir.21 Ancak bu düzenleme emredici hükümlere aykırı olmamalı, haklı nedenleri sınırlayıcı nitelikte olmamalıdır. Aksi halde düzenleme geçersiz olacaktır. Esas sözleşmede haklı nedenle fesih imkanı tanınan olay hakkında açılan fesih davasında hakim haklı nedenin olup olmadığını incelememeli, sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmelidir.22
Azınlığın talebi üzerine ikame edilen haklı nedenle anonim şirketin feshi davasında hakim, haklı nedenin oluşmasında davacının kusurunu inceler ve davacı ağır kusurlu ise davanın reddine karar verir. 23
Azınlığın haklı nedenle anonim şirketin feshine yönelik olarak açtığı davada, her ne kadar eski kanundan gelen bir gelenek gereğince doktrinde farklı görüşler bulunsa da mevcut hükümler çerçevesinde azınlığın paylarını teminat olarak mahkemenin belirlediği yere koyma zorunluluğu bulunmamaktadır.24
Ayrıca dikkate alınması gereken bir diğer husus; azınlığın haklı nedenle anonim şirketin feshi yoluna gitmeden önce ultima ratio (son çare) ilkesi uyarınca diğer haklarını kullanarak mevcut sorunu çözmeye çalışmış olmalı ve diğer yolları tüketmiş olmalıdır.
Bu itibarla azınlığa haklı nedenle anonim şirketin feshini isteme hakkı tanınarak çoğunluğun hakimiyetini kötüye kullanarak azınlık menfaatlerinin zedelenmesi engellenmiştir.
SONUÇ
Şirketler hukukunun başlangıcından beri var olan çoğunluk hakimiyetine karşı azınlık menfaatlerinin korunması ‘Azınlık Hakları’ kavramını ortaya çıkarmıştır. Ortaklıklarda dezavantajlı konumda olan azınlıklara belli başlı haklar tanınmış ve azınlık ile çoğunluk menfaatleri dengeli bir konuma getirilmiştir.
Çalışmamızda azınlıklara tanınan bu dengeleyici haklar olumlu azınlık hakları ve olumsuz azınlık hakları olarak iki başlık altında ayrı ayrı incelenmiştir. Daha önce de belirttiğimiz üzere kanun koyucunun azınlıklara tanıdığı bu haklar çoğunluk ve azınlıkları dengeleyici niteliktedir. Bu itibarla azınlık hakları anonim şirket menfaatlerine zarar verecek şekilde kullanılamayacağı gibi yürürlükte olan TTK hükümleri uyarınca azınlıkların da çoğunluk hakimiyeti karşısında sahip olduğu olumlu ve olumsuz azınlık haklarını hukuka uygun bir şekilde kullanarak mağduriyete uğramaması amaçlanmış ve genel itibariyle de sağlanmıştır.
Footnotes
1. Sert Canpolat, Selin, TBB Dergisi, Sayı 74, 2008, s.161
2. Birsel, Mahmut, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, İmran Öktem’e Armağan, Ankara 1970, s.639
3. Sert Canpolat, Selin, TBB Dergisi, Sayı 74, 2008, s.165
4. İkiz, Meltem, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, (Antalya Bilim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi), Antalya 2022, s.35
5. Karayalçın, Yaşar, Anonim Şirkette Çoğunluk-Azınlık İlişkisi Bakımından Kontrol (Blok) Satışı ve Genel Alım Önerisi”, Prof. Dr. Haluk Tandoğan’ın Anısına Armağan, Ankara 1990, s. 361; Seda Ulaş Kısa, “Anonim Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Vermemesi İçin Öngörülen Önleyici Hukuki Araçlar”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul 2003, s. 522.
6. Gencer, Hakan, Anonim Şirketlerde Azınlık ve Azınlık Hakları,2019 Ankara, s.83
7. Can, Mustafa Erdem, “Azlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağırılması ve Gündemin Belirlenmesi Konusundaki Yetkileri”, Anonim Şirketlerde Bireysel ve Azınlık Pay Sahibi Hakları, Editör: Erol Ulusoy, Ankara 2014, s.87
8. Altıntaş, Hasret, “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları,”, (Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Hukuk Bilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara 2015, s.32
9. İkiz, Meltem, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, (Antalya Bilim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi), Antalya 2022, s.44
10. Bozbel, Savaş, “Azınlığın Bilanço Görüşmelerini Ertelemesi,TTK m.420”, https://www.academia.edu/36543153/Azınlığın Bilanço Görüşmelerini Erteletmesi TTK m.420
11. Kaya, Arslan, “Özel Denetim İsteme Hakkının Bilgi alma ve İnceleme Hakkı ile İlişkisi”, BATİDER,C.31.,S.1, Ankara Mart 2015, s.67.
12. Günay, Gözde Engin, Anonim Ortaklıklar Hukuku’nda Özel Denetim, İstanbul 2018, s.313
13. İkiz, Meltem, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, (Antalya Bilim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi), Antalya 2022, s.57
14. Gencer, Hakan, Anonim Şirketlerde Azınlık ve Azınlık Hakları,2019 Ankara, s.83 GENCER Hakan, Anonim Şirketlerde Azınlık ve Azınlık Hakları,2019 Ankara, s.120
15. Türk Ticaret Kanunu, 1.5.6102.pdf (mevzuat.gov.tr)
16. Gencer, Hakan, Anonim Şirketlerde Azınlık ve Azınlık Hakları,2019 Ankara, s.83 GENCER Hakan, Anonim Şirketlerde Azınlık ve Azınlık Hakları,2019 Ankara, s.124
17. Türk Ticaret Kanunu, 1.5.6102.pdf (mevzuat.gov.tr)
18. İkiz, Meltem, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, (Antalya Bilim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi), Antalya 2022, s.61
19. Şahin, Cansu, “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi İsteminde Mahkemenin Fesih Dışındaki Çözümlere Karar Verme Yetkisi”, (Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hukuk Yüksek Lisans Programı, Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s.18.
20. Şahin, Cansu, “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi İsteminde Mahkemenin Fesih Dışındaki Çözümlere Karar Verme Yetkisi”, (Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hukuk Yüksek Lisans Programı, Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s.18
21. https://www.muglabarosu.org.tr/Upload/files/pdf/TTK%20Madde%20Gerekçeleri.pdf (E.T.22.11.2021)
22. Ayoğlu, Tolga, “Anonim Ortaklıklarda Haklı Nedenle Fesih”, Prof. Dr. Oğuz İmregün’e Saygı Sempozyumu, 26.10.2013, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013/2 Sayı, s.226
23. Şahin, Cansu, “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi İsteminde Mahkemenin Fesih Dışındaki Çözümlere Karar Verme Yetkisi”, (Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hukuk Yüksek Lisans Programı, Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2019, s.48.
24. Yakupoğlu Eren, Özge, “Anonim Şirketlerde Pay Sahipliği Sıfatını Sona Erdiren Haller”, (Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi), Bursa 2021, s.119
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]