ARTICLE
30 September 2026

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi Ve Eylem Planı Yayımlandı

OA
Ozbilen Aykut Attorney Partnership

Contributor

OA provides their national and international clients operating in different sectors with legal services, ranging from mergers & acquisitions to commercial disputes. Supported by a powerful and agile legal team, OA serves its clients as reliable business advisers, moving their businesses forward by prioritizing their needs and objectives, fostering progressive solutions. OA’s sophisticated understanding of the nuances within tax and corporate law not only amplifies its litigation strengths but also emphasizes the significance of tax implications in commercial transactions. This keen focus on tax considerations as a pivotal element of legal strategy enhances client outcomes and drives the successful progression of their commercial ambitions.
19.09.2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 18.09.2026 tarihli ve 2026/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ("Genelge") ile 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı ("Eylem Planı") uygulamaya konulmuştur.
Turkey Technology

19.09.2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 18.09.2026 tarihli ve 2026/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ("Genelge") ile 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı ("Eylem Planı") uygulamaya konulmuştur.

Eylem Planı, 2020-2023 döneminde yürütülen ulusal akıllı şehir çalışmalarının devamı niteliğinde olup şehirlerin dijital dönüşümünün bütüncül biçimde yürütülmesini, kaynakların etkin kullanılmasını, mükerrer yatırımların önlenmesini, birlikte çalışabilir sistemlerin geliştirilmesini ve vatandaşlara sunulan hizmetlerde bütünlüğün artırılmasını amaçlamaktadır.

“İleri toplum, ileri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya” vizyonuyla hazırlanan Eylem Planı; 4 stratejik amaç, 8 stratejik hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımından oluşmaktadır. Aşağıda Genelge ve Eylem Planının öne çıkan başlıkları genel hatlarıyla özetlenmektedir.

Akıllı Şehir Dönüşümü Dört Stratejik Amaç Etrafında Yapılandırıldı

Eylem Planının stratejik çerçevesi; (i) yerel uyum, kalkınma ve refahın artırılması, (ii) şehirlerde dönüşüm ve yaşanabilirliğin geliştirilmesi, (iii) çevre ve insan odaklılığın güçlendirilmesi ve (iv) Türkiye’nin akıllı şehirler alanındaki uluslararası konumunun geliştirilmesi olmak üzere 4 temel amaç etrafında şekillenmektedir.

Bu yaklaşım kapsamında akıllı şehir dönüşümü yalnızca teknolojik altyapı yatırımı olarak ele alınmamakta; yönetişim, sürdürülebilirlik, dirençlilik, yaşam kalitesi, vatandaş katılımı, bilgi güvenliği ve ekonomik kalkınma unsurlarıyla birlikte değerlendirilmektedir.

81 İlde Yerel Akıllı Şehir Stratejileri ve Kurumsal Yapılar Oluşturulacak

Eylem Planı ile ulusal politika çerçevesinin yerel düzeyde uygulanması hedeflenmektedir. Bu kapsamda 2026 yılı sonuna kadar 81 ilin tamamında şehre özgü akıllı şehir stratejileri ve yol haritalarının hazırlanması; yerel yönetimlerde akıllı şehir çalışmalarını yürütecek kurumsal yapıların güçlendirilmesi ve şehirlerin akıllı şehir olgunluk seviyelerinin düzenli olarak ölçülmesi hedeflenmektedir.

Plan ayrıca şehirler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılmasını, yerel yönetimlerin akıllı şehir dönüşüm kapasitelerinin geliştirilmesini ve yatırımların ortak standartlar ve ölçülebilir performans göstergeleri doğrultusunda yönlendirilmesini amaçlamaktadır

Yapay Zeka, Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti ve Dijital İkiz Teknolojileri Şehir Yönetimine Entegre Edilecek

Eylem Planının teknoloji boyutunda yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, coğrafi bilgi sistemleri ve dijital ikiz uygulamaları öne çıkmaktadır. Bu teknolojilerin kentsel hizmetlerin planlanması, izlenmesi ve yönetiminde kullanılması; farklı kurumlar tarafından üretilen verilerin birlikte çalışabilir bir yapıda değerlendirilmesi ve veri temelli karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Bu doğrultuda Ulusal Kent Bilgi Sisteminin yaygınlaştırılması, açık veri altyapısının geliştirilmesi, mekansal planlamada semantik planlama ve plan zekası yaklaşımının kullanılması ile şehir yönetimini destekleyecek dijital ve interaktif ikiz uygulamalarının geliştirilmesi Planın öne çıkan çalışma alanları arasındadır.

Afetlere ve İklim Değişikliğine Karşı Dirençli Şehirler Önceliklendirilecek

Akıllı şehir uygulamalarının kentsel dönüşüm, iklim değişikliği ve afet yönetimi ile bütünleştirilmesi Eylem Planının temel yönelimlerinden biridir. Erken uyarı, kriz anı yönetimi, kaynakların etkin kullanımı ve şehirlerin afetler ile diğer risklere karşı dayanıklılığının artırılmasına yönelik teknolojik çözümlerin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.

Akıllı şehir altyapılarının yalnızca şehir merkezlerine değil kırsal alanlara da yayılması; geliştirilecek altyapı ve uygulamaların mümkün olduğu ölçüde birden fazla kurum tarafından kullanılabilir nitelikte tasarlanması ve mükerrer yatırımların önlenmesi de benimsenen yaklaşımın unsurları arasındadır.

En Az 50 Akıllı Şehir Uygulamasının Sahada Hayata Geçirilmesi Hedefleniyor

Eylem Planı, stratejik çerçevenin uygulamaya dönüştürülmesine yönelik takvimlendirilmiş hedefler de içermektedir. Bu kapsamda 2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesinin dönüşüm sürecine dahil edilmesi ve toplam 268 belediyede coğrafi bilgi sistemi tabanlı gelişim planlarının hazırlanması; 2028 itibarıyla ise en az 50 akıllı şehir uygulamasının sahada hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Şehirlerin gelişiminin ölçülebilir hale getirilmesi amacıyla akıllı şehir olgunluk değerlendirmelerinin ve Akıllı Şehir Endeksinin sürdürülmesi; şehirlerin performansının ulusal ve uluslararası göstergeler üzerinden izlenmesi de Planın izleme ve değerlendirme mekanizmasının bir parçasıdır.

Yerli Teknoloji, Akıllı Şehir Ekosistemi ve Uluslararası İş Birliği Desteklenecek

Eylem Planı kapsamında yerli ve milli akıllı şehir teknolojilerinin geliştirilmesi, akıllı şehir ekosisteminde kamu, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve akıllı şehir yatırımlarının finansman imkanlarının çeşitlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Bunun yanında Türkiye’de geliştirilen akıllı şehir çözümlerinin uluslararası pazarlara açılması, ülkeler ve şehirler arasında stratejik ortaklıkların kurulması, uluslararası rehberlik ve tecrübe paylaşımı mekanizmalarının geliştirilmesi ve başarılı şehir uygulamalarının uluslararası ölçekte görünürlüğünün artırılması hedeflenmektedir.

Bilgi Güvenliği ve Dijital Güvenlik Akıllı Şehir Dönüşümünün Temel Unsurlarından Biri Olacak

Genelgede, şehirlerden kırsal kesimlere kadar tüm alanlarda dijital güvenlik tedbirlerinin en üst düzeyde tutulması özellikle vurgulanmıştır. Akıllı şehir dönüşümü, veri yönetimi ve yapay zeka destekli karar alma mekanizmaları geliştirilirken bilgi güvenliği, kişisel verilerin korunması ve güvenli dijital altyapıların oluşturulması temel gereklilikler arasında yer almaktadır.

Bu çerçevede kamu kurumları ve yerel yönetimlerden gerekli güvenlik tedbirlerini alarak yenilikçi, çevreci ve kapsayıcı projeleri hayata geçirmeleri beklenmektedir.

Eylem Planının Uygulanması Kamu Kurumları ve Yerel Yönetimlerin İş Birliğiyle Yürütülecek

Eylem Planı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla uygulanacaktır. Genelge ile kamu kurum ve kuruluşlarının Plan kapsamında kendilerine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulacak destek ve yardımı sağlamaları istenmiştir.

Yürürlük

18.09.2026 tarihli ve 2026/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 19.09.2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Eylem Planı, Türkiye’nin 2030 yılına kadar akıllı şehir dönüşümünde izleyeceği ulusal yol haritasını oluşturmaktadır.

Değerlendirme ve Sonuç

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı, şehirlerin dijitalleşmesini tekil teknoloji yatırımlarından çıkararak veri, yönetişim, sürdürülebilirlik, dirençlilik ve vatandaş odaklı hizmetler ekseninde bütüncül bir dönüşüm programına dönüştürmeyi hedeflemektedir. Özellikle yerel stratejilerin hazırlanması, ortak veri ve teknoloji altyapılarının geliştirilmesi, şehirlerin ölçülebilir performans göstergeleriyle izlenmesi ve somut akıllı şehir uygulamalarının sahada yaygınlaştırılması bu dönemin belirleyici başlıkları olacaktır.

Ancak bu noktada “İyi Şehir, İyi Toplum” yaklaşımının akıllı şehir dönüşümünün temelinde yer alması gerektiği kanaatindeyiz. “İyi Şehir, İyi Toplum” yaklaşımı ile kastettiğimiz, bir şehrin doğaya, insana, kadına, çocuğa, yaşlıya ve kamusal yaşama gösterdiği saygının zaman içerisinde o şehirde yaşayan insanların davranışlarına, tercihlerine ve şehirle kurdukları ilişkiye de yansımasıdır. Nihayetinde teknoloji, şehrin toplum için daha yaşanabilir bir nitelik kazanmasını sağlayan temel etkenlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Dolayısıyla akıllı şehir kavramı, yalnızca daha fazla sensör, veri, bağlantılı cihaz veya dijital kamu hizmeti kullanan bir şehir olarak anlaşılmamalıdır. Teknolojik altyapının temel amacı, daha iyi bir şehir yaratmak ve bu yolla şehir sınırları içerisinde birlikte yaşama kültürünü geliştirmiş ve yüksek refah seviyesine ulaşmış bir toplumun oluşumuna katkı sağlamak olmalıdır. Bu sebeple teknolojiyi, daha iyi bir şehir ve daha iyi bir toplum oluşturmanın yapı taşlarından biri olarak kabul etmek önem taşımaktadır.

Bu doğrultuda şehir altyapısının veri üreten, öğrenen, kaynaklarını daha verimli kullanan ve vatandaşın ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilen bir yapıya dönüşmesi, yalnızca belediye hizmetlerini akıllı hale getirmeyecek; insanların ulaşım, enerji tüketimi, çevre, kamusal alan ve şehir kaynaklarıyla kurduğu ilişkiyi de dönüştürecektir. Şehri akıllı hale getirmek, içerisinde yaşayan insanın daha bilinçli, verimli ve sürdürülebilir davranabileceği bir ekosistem yaratmak anlamına gelmektedir.

Eylem Planında yapay zeka, büyük veri, Nesnelerin İnterneti (“IoT”) ve dijital ikiz teknolojilerinin şehir yönetimine entegrasyonuna yapılan vurgu bu açıdan özellikle önemlidir. Cihazların kendilerine tanımlanan dijital kimlikler üzerinden birbirlerini doğrulayabilmesi, veri alışverişinde bulunabilmesi ve insan müdahalesine ihtiyaç olmaksızın ekonomik işlemler gerçekleştirebilmesi, akıllı şehir altyapısının gelecekte ulaşabileceği noktayı göstermektedir. Nitekim daha önceki yayımlarımızda da dikkat çektiğimiz üzere, Vodafone tarafından geliştirilen ve Sumitomo Corporation ile gerçekleştirilen iş birliğine konu olan Digital Asset Broker (“DAB”) gibi uygulamalar, IoT altyapısının giderek Economy of Things (“EoT”) olarak adlandırılan daha ileri bir aşamaya taşınabileceğinin en iyi örneklerindendir.

Söz konusu uygulamanın somut kullanım örneklerinden biri, elektrikli bir aracın şarj noktasıyla otonom olarak iletişim kurması, kimliğini doğrulaması, hizmeti alması ve ödemesini otomatik olarak gerçekleştirmesidir. Bugün pilot olarak uygulanabilen bu tür modellerin gelecekte ulaşım, enerji, otopark, lojistik ve diğer şehir hizmetlerinde yaygınlaşması beklenebilir. Dolayısıyla Eylem Planında öngörülen IoT, veri ve birlikte çalışabilirlik altyapısının uzun vadede yalnızca “bağlantılı şehirler” değil, kendi aralarında güvenli biçimde işlem yapabilen bağlantılı şehir ekonomileri yaratabilecek potansiyele sahip olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Plan, özel sektör bakımından da akıllı ulaşım, enerji, çevre, güvenlik, veri altyapısı, yapay zeka, IoT, coğrafi bilgi sistemleri ve dijital ikiz başta olmak üzere çok sayıda alanda kamu ve yerel yönetimlerle yeni proje, teknoloji tedariki ve iş birliği imkanları yaratabilecek bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu nedenle akıllı şehir ekosisteminde faaliyet gösteren şirketlerin yerel yönetimlerin hazırlayacağı yol haritalarını, teknik standartları, veri ve bilgi güvenliği gerekliliklerini ve önümüzdeki dönemde geliştirilecek finansman ve destek mekanizmalarını yakından takip etmeleri önem taşımaktadır.

Nihayetinde 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planının başarısı, şehirlerimize ne kadar teknoloji yerleştirdiğimizden çok, bu teknolojinin insanların yaşam kalitesini, şehrin sürdürülebilirliğini ve toplumun şehirle kurduğu ilişkiyi ne ölçüde iyileştirdiğiyle değerlendirilmelidir.

İyi şehir iyi toplumu destekler. Akıllı şehir ise teknoloji kullanılarak iyi bir şehir yaratmanın ön aşamasıdır. Zira iyi bir şehir, yalnızca kaynaklarını daha akıllı kullanan değil, farklı kültür ve hedeflere sahip insanların bir arada sürdürülebilir bir yaşam sürdürebildiği bir şehir olarak kabul edilmelidir.

Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz olması halinde her zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

See More Popular Content From

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More