Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force – “FATF”) tarafından Türkiye’nin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele sistemini değerlendiren 5. Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu (“Rapor”), 23.09.2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Rapor, Türkiye’nin 11-28.11.2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen yerinde inceleme tarihi itibarıyla FATF’nin 40 Tavsiyesine teknik uyumunu ve mevcut sistemin uygulamadaki etkililiğini değerlendirmekte; geliştirilmesi gereken alanları ve Türkiye’nin önümüzdeki 3 yıl içinde yerine getirmesi beklenen temel aksiyonları ortaya koymaktadır.
FATF değerlendirmesine göre Türkiye, 40 Tavsiyenin 38’i bakımından “Uyumlu” veya “Büyük Ölçüde Uyumlu” seviyesinde bulunmaktadır. Etkililik bakımından değerlendirilen 11 Kısa Vadeli Hedefin (Immediate Outcome – “IO”) 3’ünde “Önemli Ölçüde Etkili”, 8’inde ise “Ilımlı Ölçüde Etkili” olarak değerlendirilmiştir. Türkiye, değerlendirme sonucunda geliştirilmiş takip (enhanced follow-up) sürecine alınmış olup ilerleme durumu FATF tarafından takip edilecektir.
Aşağıda Rapor’un öne çıkan tespitleri ve Türkiye bakımından belirlenen temel aksiyonlar özetlenmektedir.
Türkiye 40 FATF Tavsiyesinin 38’inde Uyumlu veya Büyük Ölçüde Uyumlu Bulundu
FATF, ülkelerin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadeleye ilişkin hukuki ve kurumsal altyapısını 40 Tavsiye üzerinden değerlendirmektedir.
Rapor kapsamında Türkiye; 40 Tavsiyenin 14’ünde “Uyumlu” (Compliant), 24’ünde “Büyük Ölçüde Uyumlu” (Largely Compliant) ve 2’sinde “Kısmen Uyumlu” (Partially Compliant) olarak değerlendirilmiştir. “Uyumsuz” (Non-Compliant) olarak değerlendirilen herhangi bir Tavsiye bulunmamaktadır. Kısmen uyumlu bulunan 2 alan, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin hedef mali yaptırımları (Targeted Financial Sanctions – “TFS”) düzenleyen 7 Nolu Tavsiye ile kar amacı gütmeyen kuruluşlara ilişkin 8 Nolu Tavsiyedir.
FATF’nin 2019 tarihli bir önceki karşılıklı değerlendirmesinde Türkiye 11 Tavsiyede uyumlu, 17 Tavsiyede büyük ölçüde uyumlu, 10 Tavsiyede kısmen uyumlu ve 2 Tavsiyede uyumsuz olarak değerlendirilmişti. Rapor, sonraki takip döneminde yapılan değişiklikler sonucunda Türkiye’nin teknik uyum seviyesinde önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koymaktadır.
Türkiye 11 Etkililik Hedefinin 3’ünde “Önemli Ölçüde Etkili”, 8’inde “Ilımlı Ölçüde Etkili” Olarak Değerlendirildi
FATF’nin değerlendirmesi yalnızca mevzuatın uluslararası standartlarla uyumunu değil, mevcut hukuki ve kurumsal çerçevenin uygulamada ne ölçüde etkili olduğunu da kapsamaktadır.
Bu kapsamda Türkiye; risklerin değerlendirilmesi, koordinasyon ve politika oluşturulmasına ilişkin IO.1, uluslararası iş birliğine ilişkin IO.2 ve mali istihbarata ilişkin IO.6 bakımından “Önemli Ölçüde Etkili” (Substantial Effectiveness) olarak değerlendirilmiştir.
Finansal sektör ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının denetimi ve önleyici tedbirler, finansal olmayan sektörlerin denetimi ve önleyici tedbirler, şeffaflık ve gerçek faydalanıcı tespiti, suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar, malvarlığının geri alınması, terörizmin finansmanına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar ile terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin önleyici tedbirler ve mali yaptırımlar bakımından ise Türkiye “Ilımlı Ölçüde Etkili” (Moderate Effectiveness) olarak değerlendirilmiştir.
MASAK’ın Mali İstihbarat Kapasitesi ve Kurumlar Arası İş Birliği Güçlü Bulundu
Rapor’un olumlu değerlendirmelerinden biri Türkiye’nin mali istihbarat altyapısına ilişkindir. FATF, MASAK’ın mali istihbaratın alınması, analiz edilmesi ve ilgili kurumlara iletilmesinde merkezi ve etkili bir rol üstlendiğini belirtmiştir.
MASAK’ın şüpheli işlem bildirimleri ve sınır ötesi bildirimler dahil 300’den fazla veri tabanına doğrudan erişiminin bulunduğu; bu altyapının suç gelirlerinin aklanması, bağlantılı öncül suçlar ve terörizmin finansmanına ilişkin soruşturma ve kovuşturmaları destekleyen nitelikli mali istihbarat üretilmesine imkan sağladığı değerlendirilmiştir. Yetkili makamların MASAK tarafından üretilen istihbaratı sistematik ve etkili biçimde kullandığı, bununla birlikte bazı raporların hazırlanmasında gecikmeler bulunduğu da Rapor’un tespitleri arasındadır.
FATF ayrıca Türkiye’de MASAK, kolluk kuvvetleri ve diğer yetkili kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlü olduğunu; uluslararası iş birliği bakımından da karşılıklı adli yardımlaşma, kolluk kuvvetleri ve mali istihbarat birimleri arasındaki bilgi paylaşımı ile ortak soruşturma mekanizmalarının etkin şekilde kullanıldığını belirtmiştir. Bununla birlikte, özellikle yurt dışında bulunan suç varlıklarının tespit edilmesi ve geri alınmasına yönelik uluslararası iş birliğinin daha sistematik kullanılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Finansal Kuruluşlar ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Uyum Süreçlerinde Geliştirilmesi Gereken Alanlar Tespit Edildi
FATF, Türkiye’de finansal kuruluşların lisans edinmesine ilişkin kapsamlı bir çerçeve bulunduğunu ve finansal kuruluşlar ile kripto varlık hizmet sağlayıcıların risk bazlı yaklaşımla denetlendiğini belirtmiştir. Özellikle yüksek riskli kuruluşlara yönelik yerinde ve uzaktan denetimlerin önemli ölçüde arttığı değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte Rapor, finansal kuruluşlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıların suç gelirlerinin aklanması risklerini genel olarak güçlü biçimde anlamalarına karşın, bankacılık sektörü dışındaki sektörlerde terörizmin finansmanı risklerine ilişkin farkındalığın daha sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca siyasi nüfuz sahibi kişilerin (Politically Exposed Persons – “PEP”) tespiti ve izlenmesinin yalnızca kısmen etkili olduğu ve şüpheli işlem bildirimlerinde uygulamaya ilişkin eksikliklerin devam ettiği belirtilmiştir. Yüksek riskli bazı sektörlerde terörizmin finansmanına ilişkin şüpheli işlem bildirimlerinin düşük seviyede kalması da FATF tarafından geliştirilmesi gereken alanlardan biri olarak değerlendirilmiştir.
FATF’nin 3 yıllık yol haritasında bu doğrultuda finansal kuruluşlar ile kripto varlık hizmet sağlayıcıların terörizmin finansmanı risklerini ve risk azaltıcı tedbirleri daha iyi anlamalarının sağlanması; şüpheli işlem bildirimi, PEP yükümlülükleri ve müşteri durum tespiti dahil AML/CFT yükümlülüklerine uyumun güçlendirilmesi ve ciddi veya sistematik ihlaller bakımından yaptırımların orantılı ve caydırıcı şekilde uygulanması istenmiştir.
Avukatlar, Noterler ve Diğer Finansal Olmayan Meslekler Bakımından Denetimin Güçlendirilmesi Bekleniyor
Rapor, belirlenmiş finansal olmayan iş ve meslek gruplarının (Designated Non-Financial Businesses and Professions – “DNFBP”) denetiminde de geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu ortaya koymaktadır.
FATF’ye göre kıymetli maden ve taş ticareti yapanlar, emlak işletmeleri ve muhasebeciler gibi yüksek riskli sektörlerde risk bazlı denetim uygulanmakla birlikte avukatlar ve noterler üzerindeki denetim sınırlı kalmakta ve bu sektörlerdeki bazı kuruluşların taşıdığı risklerle yeterince uyum göstermemektedir. Finansal olmayan sektörlerde suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı risklerine ilişkin anlayışın geliştirilmesi, şüpheli işlem bildirimleri ile iç kontrol süreçlerindeki eksikliklerin giderilmesi de Rapor’un üzerinde durduğu alanlar arasındadır.
FATF, Türkiye’den finansal olmayan sektörlerin risk anlayışını ve AML/CFT yükümlülüklerine uyumunu güçlendirmesini, denetim kapasitesini artırmasını ve özellikle avukatların maruz kaldığı suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı risklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirmesini istemektedir. Hukuk ve muhasebe alanlarında yüksek risk taşıyan kuruluşların düzenli olarak denetlenmesi de 3 yıllık yol haritasındaki temel aksiyonlardan biridir.
Gerçek Faydalanıcı Bilgilerinin Doğruluğu ve Güncelliğinin Güçlendirilmesi Gerekiyor
FATF, Türkiye’nin tüzel kişilerin suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı amacıyla kötüye kullanılmasını önlemeye yönelik önemli tedbirler aldığını; Ticaret Sicili, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ve gerçek faydalanıcı bilgilerinin bildirilmesine ilişkin çok katmanlı yapının bu alandaki olumlu unsurlar arasında bulunduğunu belirtmiştir.
Bununla birlikte gerçek faydalanıcı bilgilerinin tutarlı biçimde doğru ve güncel tutulması bakımından önemli geliştirmelere ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmiştir. FATF özellikle gerçek faydalanıcının kimliğinin ve bildirilen kişinin gerçekten nihai faydalanıcı olup olmadığının risk bazlı ve sistematik yöntemlerle doğrulanmasının güçlendirilmesini istemektedir. Yükümlüler tarafından bildirilen tutarsızlıkların daha etkin şekilde değerlendirilmesi ve gerçek faydalanıcı sicilindeki verilerin yetkili makamlar tarafından daha yaygın kullanılması da yol haritasında yer almaktadır.
Yüksek Riskli Öncül Suçlara İlişkin Kara Para Aklama Soruşturmalarının Önceliklendirilmesi İsteniyor
Rapor, Türkiye’nin karmaşık kara para aklama soruşturmaları yürütme ve suç ağlarını ortaya çıkarma kapasitesine sahip olduğunu, ayrıca önemli sayıda kara para aklama ve öncül suç soruşturması, kovuşturması ve mahkumiyetinin bulunduğunu belirtmektedir.
Bununla birlikte Türkiye’nin finansal sisteminin büyüklüğü, transit ülke konumu, nakit kullanımının yaygınlığı ve kayıt dışı ekonominin boyutu nedeniyle dolandırıcılık dışındaki yüksek riskli alanlarda daha fazla operasyonel çalışmaya ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmiştir. Özellikle profesyonel kara para aklama faaliyetleri, tüzel kişilerin kötüye kullanılması ve sınır ötesi para ve mal hareketleri bu kapsamda öne çıkmaktadır. FATF ayrıca devam eden 7.248 kovuşturma ve 6.085 mahkumiyet dosyasına ilişkin iş yükünün azaltılması gerektiğine işaret etmektedir.
3 yıllık yol haritasında uyuşturucu ticareti, kaçakçılık ve yasa dışı bahis gibi yüksek riskli öncül suçlarla bağlantılı karmaşık kara para aklama soruşturma ve kovuşturmalarının önceliklendirilmesi; Türkiye’nin risk profiline uygun kovuşturma önceliklendirme kriterlerinin geliştirilmesi ve yaptırımların özellikle profesyonel kara para aklayıcılar ile organize suçlar bakımından etkili ve caydırıcı şekilde uygulanması istenmiştir.
Yurt Dışındaki Suç Varlıklarının Tespiti ve Geri Alınması Öncelikli Alanlardan Biri Olarak Belirlendi
FATF, Türkiye’nin suçtan kaynaklanan malvarlıklarının geri alınmasını ulusal ve operasyonel düzeyde önceliklendirdiğini ve suç varlıklarının hızlı biçimde tespit edilmesi ve izlenmesine yönelik mekanizmalar oluşturduğunu belirtmiştir.
Bununla birlikte suç varlıklarının yurt dışında bulunduğu durumlar sistemin önemli eksikliklerinden biri olarak değerlendirilmiştir. El koyma ve müsadere edilen malvarlıklarının miktarının Türkiye’nin risk profili dikkate alındığında sınırlı kaldığı, sınır ötesi nakit ve diğer değerlerin tespit ve el koyma sayılarının da geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle FATF, Türkiye’den özellikle karmaşık ve sınır ötesi dosyalarda yurt dışında bulunan suç varlıklarının tespit edilmesi, izlenmesi ve geri alınmasına ilişkin kapasitesini güçlendirmesini; uluslararası adli yardımlaşma dahil uluslararası iş birliği mekanizmalarını daha sistematik ve zamanında kullanmasını istemektedir.
Terörizmin Finansmanıyla Mücadelede Risk Bazlı Yaklaşımın Genişletilmesi Bekleniyor
FATF, Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle yüksek derecede terörizmin finansmanı risklerine maruz kaldığını ve bu risklere karşı güçlü politika ve operasyonel mekanizmalar geliştirdiğini değerlendirmiştir. Türkiye’nin ulusal risk değerlendirmesinde belirlenen tehditler bakımından terörizmin finansmanı faaliyetlerini tespit etme ve soruşturma konusunda güçlü ve kurumsallaşmış kapasiteye sahip olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte FATF, uluslararası kaynaklar ve iş birliği mekanizmaları üzerinden Türkiye’nin risk profili bakımından önem taşıdığı belirlenen diğer terör örgütleri ve ağlarıyla bağlantılı finansman faaliyetlerinin tespitinde geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu değerlendirmiştir. Ticaret temelli terörizmin finansmanı, büyük ölçekli tedarik ağları, katmanlı sınır ötesi finansal yapılar ve tüzel kişilerin kullanıldığı karmaşık işlemler de daha fazla geliştirilmesi gereken alanlar arasında gösterilmiştir.
FATF’nin yol haritası, terörizmin finansmanı risklerinin güncel risk profili doğrultusunda daha geniş kapsamda tespit edilmesine, karmaşık terörizmin finansmanı dosyalarının soruşturulması ve kovuşturulmasına ilişkin kapasitenin geliştirilmesine ve finansal olmayan sektörlerin hedefmali yaptırım yükümlülüklerine ilişkin farkındalık yaratılarak uyum seviyesinin artırılmasına yönelik eylemler içermektedir.
Türkiye 3 Yıllık Bir Yol Haritası Kapsamında Geliştirilmiş Takip Sürecine Alındı
FATF, 5. tur değerlendirmesi sonucunda Türkiye için öncelikli aksiyonları içeren 3 yıllık bir yol haritası belirlemiştir. Yol haritası; finansal kuruluşlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcılar, finansal olmayan meslekler, gerçek faydalanıcının tespiti, kara para aklama soruşturmaları ve kovuşturmaları, suç varlıklarının geri alınması, terörizmin finansmanı ve hedef mali yaptırımlar dahil çeşitli alanlarda somut iyileştirmeler yapılmasını öngörmektedir.
Türkiye, etkililik ve teknik uyum sonuçları doğrultusunda geliştirilmiş takip sürecine alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye, yol haritasında yer alan aksiyonlara ilişkin ilerlemesini FATF’ye raporlayacaktır.
Değerlendirme ve Sonuç
FATF’nin 2026 değerlendirmesi, Türkiye’nin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele alanındaki hukuki ve kurumsal altyapısında önceki değerlendirme dönemine kıyasla önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koymaktadır. 40 Tavsiyenin 38’inde uyumlu veya büyük ölçüde uyumlu seviyeye ulaşılması ve hiçbir Tavsiyenin uyumsuz olarak değerlendirilmemesi, teknik uyum bakımından ulaşılan seviyeyi göstermektedir. Bununla birlikte 11 etkililik hedefinin 8’inin ılımlı ölçüde etkili olarak değerlendirilmesi, önümüzdeki dönemin odağının mevzuat uyumundan ziyade mevcut kuralların uygulamadaki etkililiğinin artırılması olacağını göstermektedir.
Bu çerçevede önümüzdeki 3 yıllık dönemde finansal kuruluşlar, kripto varlık hizmet sağlayıcılar ve finansal olmayan yükümlüler bakımından denetimlerin ve uygulamadaki uyum beklentilerinin artması beklenebilir. Özellikle PEP kontrolleri, şüpheli işlem bildirimleri, terörizmin finansmanı risklerinin değerlendirilmesi, gerçek faydalanıcı bilgilerinin doğrulanması ve hedef mali yaptırımlar FATF’nin doğrudan geliştirilmesini istediği alanlar arasında yer almaktadır.
Bu nedenle FATF kapsamındaki yükümlülerin yalnızca mevcut politika ve prosedürlerinin mevzuata şeklen uygunluğunu değil, bu politika ve prosedürlerin risk bazlı ve etkin şekilde uygulanıp uygulanmadığını da değerlendirmeleri önem taşımaktadır. Özellikle müşteri ve gerçek faydalanıcı tespiti, PEP kontrolleri, şüpheli işlem izleme ve bildirim süreçleri, terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin risk değerlendirmeleri, yaptırım listesi taramaları ve iç kontrol mekanizmalarının FATF’nin Rapor ve 3 yıllık yol haritasında ortaya koyduğu tespitler doğrultusunda gözden geçirilmesi, önümüzdeki dönemde oluşabilecek yeni düzenleme ve denetim beklentilerine hazırlık bakımından önem taşıyacaktır.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.