ARTICLE
19 December 2025

İşyerinde Ses Ve Görüntü Kaydı Alınması

U
Urey Law Firm

Contributor

Ürey Law Firm, founded by Ali Ürey with 40 years of experience, provides comprehensive legal services across various industries. With a team of 15+ experts, we offer tailored, result-oriented solutions in consultancy and litigation. Our client-focused, dynamic approach ensures effective legal and commercial support both nationally and internationally.
İşçinin performansının denetlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve işçiler arasındaki ilişkilerin denetlenebilmesi gibi çeşitli nedenlerle işverenin işçiyi gözetleme...
Turkey Employment and HR
Urey Law Firm are most popular:
  • with readers working within the Chemicals industries

İşçinin performansının denetlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve işçiler arasındaki ilişkilerin denetlenebilmesi gibi çeşitli nedenlerle işverenin işçiyi gözetleme ihtiyacı doğmaktadır. Gözetleme yöntemi olarak teknolojik gelişmelerin de etkisiyle kamera ile ses ve görüntü kaydı alınması karşımıza çıkmaktadır. Ancak işverenin bu suretle elde ettiği verilerin kişisel veri niteliğine haiz olması nedeniyle gözetlemenin hukuki olarak sınırının çizilmesi gerekmektedir.

The employer's need to monitor employees may arise from various reasons, such as tracking performance, ensuring occupational health and safety, and supervising workplace relations.With technological advancements, the use of camera-based audio and video recording has become a common method of workplace surveillance. However, as the data obtained through such methods constitutes personal data, the legal boundaries of employee monitoring must be clearly defined.

  1. İşyerinde Ses ve Görüntü Kaydı Alınması Usulleri

İşveren işçileri açık ve gizli olmak üzere iki şekilde gözetleyebilmektedir. Açık gözetleme halinde kamera herkes tarafından görünebilecek bir yerde olup işçiler izlendiklerini ve kayda alındıklarını bilmektedirler. Gizli gözetleme yönteminde ise işçiler bilgileri dahilinde olmadan, kimsenin göremeyeceği bir kamera ile izlenmektedir. Aynı şekilde kamera kaydı ile birlikte yahut birlikte olmaksızın işçinin ses kaydının alınması da bir gözetleme şeklidir.

  1. İşverenin Elde Ettiği Verilerin Hukuki Niteliği

İşyerinde ses ve görüntü kaydı alınarak elde edilen veriler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)'nun 3. maddesinde yer alan"kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi" hükmü uyarınca kişisel veri niteliğindedir. Ayrıca aynı Kanun'da kişisel verilerin elde edilmesi ve kaydedilmesi "kişisel verilerin işlenmesi"1 olarak adlandırılmıştır.

Kişisel veriler, anayasal düzlemde özel hayatın gizliliği başlığı altında korunmaktadır. Bu kapsamda işverenin, kişisel veri niteliğindeki ses ve görüntü kayıtlarını işlerken başta Anayasa ve KVKK olmak üzere çeşitli mevzuatlarda belirlenmiş hukuki sınırlara uyması gerekmektedir.

  1. İşyerinde Ses ve Görüntü Kaydı Alınmasının Hukuki Sınırı

İşveren, işçinin kişisel verileri niteliğindeki görüntü ve ses kayıtlarını ancak işçinin açık rızasının bulunması veya üstün bir yararın varlığı yahut yasanın verdiği bir yetkinin kullanılması hâlinde işleyebilecektir. Bunun yanı sıra, işverenin işçinin ses ve görüntüsünü hukuka uygun şekilde elde edebilmesi için meşru bir menfaatinin de bulunması gerekmektedir. Meşru menfaat çoğunlukla işyeri güvenliğinin sağlanması ve iş performansının denetlenmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Ancak işverenin meşru menfaati ile işçinin kişisel verilerinin kayda alınması sonucu müdahale edilen özel hayatın gizliliği hakkı arasında ölçülülük denetimi yapılması zorunludur. Bu kapsamda, işverenin elde ettiği veriler ancak aşağıdaki şartların varlığı halinde hukuka uygun olacaktır:

- İşverenin kullandığı yöntem meşru amacına ulaşmak için uygun bir yol olmalıdır.

- İşverenin meşru amacına ulaşmak için aynı etkide işçinin verilerine daha az müdahale eden başka bir yol bulunmaması gerekir.

- İşverenin meşru amacı ile işçinin müdahale edilen hakkı arasında bir orantı bulunması gerekir.

Yapılan bu denetimle bağlantılı olarak işçinin gözetlenmesi bakımından yer ve süre sınırı da bulunmalıdır. İşveren kesintisiz ve her yer bakımından ses ve görüntü kaydı alamayacaktır. Yalnızca işverenin menfaatiyle sınırlı olarak yapılan gözetleme hukuka uygun kabul edilecektir. Keza işverenin bu sırada işçiyi bilgilendirme yükümlülüğü de bulunmaktadır. Hukuka uygun sınırlarda yapılan ses ve görüntü kaydı mutlaka işçinin bilgisi dahilinde olmalıdır.

İşverenin, yalnızca görüntü kaydıyla sağlanabilecek bir amaca rağmen ses kaydı da alması, işçinin özel hayatına yapılan müdahaleyi gereksiz ölçüde artırarak ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil edecektir2.

Bununla birlikte uluslararası hukukta işçinin bilgisi dahilinde olmaksızın gizli bir şekilde gözetlenmesinin istisnai olarak hukuka uygun kabul edildiği haller mevcuttur. İşyerinde ceza hukuku anlamında suç işlendiği yahut işlenme tehlikesinin olduğuna ilişkin şüphelerin varlığı halinde gizli bir şekilde izlenmesinin kabul edilebileceği kabul edilmiştir. Fakat Türk hukuku bakımından gizli gözetleme hukuka aykırı kabul edilmektedir3.

Dolayısıyla işverenin; hem ses ve görüntü kaydı alırken hem de elde ettiği verileri delil olarak kullanmak istemesi halinde bahsedilen şartlara uymuş olması gerekmektedir4. Aksi halde hukuka aykırı olarak elde edilen veriler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 189/2. maddesi uyarınca mahkemeler tarafından dikkate alınmayacaktır.

Sonuç olarak;

1- İşyerinde ses ve görüntü kaydı alınması, işverenin işçiyi gözetleme yöntemlerinden biridir ve açık ve gizli gözetleme olarak iki şekilde gerçekleşir.

2- İşverenin bu suretle elde ettiği veriler kişisel veri niteliğinde olup elde edilmesi ve kaydedilmesi kişisel verilerin işlenmesi olarak adlandırılır.

3- Elde edilen verilerin özel niteliği gereği ses ve görüntü kaydı alınması sırasında uyulması gereken hukuki sınırlar vardır. Bu sebeple işverenin meşru bir amacının olmasının yanı sıra ölçülülük ilkesine uyması, yer ve zaman bakımından ses ve görüntü kaydını sınırlı tutması ve işçiyi bilgilendirmesi gerekmektedir.

4- Aksi halde hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan veriler yargılama sırasında delil olarak kullanılamayacaktır.

Footnotes

1 KVKK madde 3/1-e: "Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade eder."

2 "Ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası kullanılması" ile ilgili Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 12.03.2020 Tarihli ve 2020/212 sayılı Kararı

3 Yargıtay 4. HD'nin 26.10.2007 tarih ve 2006/13723 E., 2007/13089 K. sayılı kararı; "... Bir kişinin hukuka aykırı bile olsa konuşmalarının ve görüntüsünün gizli kamera ile kayda alınması aynen telefon konuşmalarının yasadışı dinlenmesinde olduğu gibi onun kişilik haklarına ve özel yaşamına saldırı niteliği taşımaktadır. ... Davalıların gizlice ses ve görüntü kaydetme biçiminde gerçekleşen bu eylemi, davacının şeref ve haysiyetine tecavüz etme amacı güdülmemiş olsa bile, kişilik haklarına saldırı oluşturur...".

4 Yargıtay 22. HD'nin 01.06.2020 tarih ve 2020/1482 E., 2020/5244 K. sayılı kararı; "Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, CD çözümünde davacının işverenin anılan yetkilileri hakkında bunların çete olduğu, kalıbının adamı olmadığı şeklinde beyanlarının, davacının diğer işçi ile arasındaki konuşmada geçtiği, konuşmaların kamera kaydına alınması ve dinlenmesi nedeni ile işverenin bundan haberdar olduğu fakat işçinin kameranın görüntü ile birlikte ses kaydının da alındığı konusunda rızası alınmadığı gibi önceden bilgilendirildiği konusunda herhangi bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Akaryakıt konusunda faaliyet gösteren işyerinde işçilerin ses kayıtlarının alınmasını gerektiren haklı bir menfaatin varlığı da ortaya konulmadığına göre kişilik haklarına ve hukuka aykırı olarak elde edilen ses kayıtlarının delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir."

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]
See More Popular Content From

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More