ARTICLE
7 September 2026

AYM’den Kamulaştırmasız El Atma Davalarına Dair Önemli İptal Kararı

E
Egemenoglu

Contributor

Egemenoglu is one of the largest full-service law firms in Turkey, advising market-leading clients since 1968. Egemenoğlu who is proud to hold many national and international clients from different sectors, is appreciated by both his clients and the Turkish legal market with his fast, practical, rigorous and solution-oriented work in a wide range of fields of expertise. Egemenoğlu has been considered worthy of various rankings by the world’s most leading and esteemed rating institutions and legal guides. We have been ranked as Recognized in “Project and Finance” and “Mergers and Acquisitions” areas by IFLR 1000. We also take place among the top- tier law firms of Turkey at the rankings of Legal 500, at which world’s best law firms are regarded, in “Employment Law” and “Real Estate / Construction” areas. Also our firm is regarded as significant by Chambers& Partners in “Employment Law” area as well.
Anayasa Mahkemesi (AYM), Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu sonucunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 7421 sayılı Kanun’la eklenen Ek 4. maddenin ikinci fıkrasında yer alan kamulaştırmasız el atma tazminatlarına ilişkin icra takiplerinde idarenin teminatsız olarak icranın geri bırakılmasını (tehir-i icra) talep edebilmesine imkân tanıyan kuralı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Turkey Government, Public Sector
Egemenoglu are most popular:
  • within Privacy, Technology and Finance and Banking topic(s)
  1. GİRİŞ

Anayasa Mahkemesi (AYM), Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu sonucunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 7421 sayılı Kanun’la eklenen Ek 4. maddenin ikinci fıkrasında yer alan kamulaştırmasız el atma tazminatlarına ilişkin icra takiplerinde idarenin teminatsız olarak icranın geri bırakılmasını (tehir-i icra) talep edebilmesine imkân tanıyan kuralı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

07.08.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar, kamu yararı ve bireylerin mülkiyet hakkı ile idarenin usul hukukundan kaynaklanan ayrıcalıkları arasındaki denge bakımından uyuşmazlık ve icra pratiğinde önem taşımaktadır.

  1. HUKUKİ ÇERÇEVE: KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA VE TEHİR-İ İCRA
  • Kamulaştırmasız El Atma: İdarenin, Anayasa’nın 46. maddesinde ve 2942 sayılı Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uymaksızın (kamu yararı kararı almadan, bedeli peşin ve nakden ödemeden) özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen veya hukuken el koymasıdır. Söz konusu el atma karşısında mülkiyet hakkına müdahale edilen malik, idare aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel/tazminat davası açmaktadır.
  • İcranın Geri Bırakılması (Tehir-i İcra - İİK m. 36): Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kural olarak ilk derece mahkemesi kararlarının istinaf veya temyiz edilmesi icrayı durdurmaz. Borçlunun icra işlemlerini kanun yolu incelemesi sonuna kadar erteletebilmesi, kural olarak icra dosyasına ilam konusu bedeli karşılayacak nitelikte teminat (nakit, banka teminat mektubu vb.) sunması ve icra mahkemesinden karar alması şartına bağlıdır.
  • İptale Konu Düzenleme (2942 s. K. Ek m. 4/2): İptale konu yasal düzenleme ile, idarelerin kamulaştırmasız el atma kaynaklı ilamların icrasında, İİK m. 36 kapsamında tehir-i icra talep ederken teminat yatırma zorunluluğundan muaf tutulması öngörülmekteyken, aşağıda açıklayacağımız gerekçelerle, AYM tarafından işbu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
  1. KARARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Anayasa Mahkemesi, söz konusu kuralı Anayasa’nın 13. (Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması), 35. (Mülkiyet hakkı) ve 46. (Kamulaştırma) maddeleri kapsamında değerlendirmiştir.

  • Taşınmaz Bedelinin Eksiksiz ve Derhal Ödenmesi Gerekliliği: Kamulaştırmasız el atma, AYM’nin 13/05/2026 Tarihli, E. 2026/24 ve K. 2026/106 Sayılı Kararı’nda1 da belirttiği üzere, mülkiyet hakkına yönelik, Anayasa'ya açıkça aykırı bir müdahale niteliğindedir. AYM, mahkemece tazminata hükmedilmesinin tek başına yeterli olmadığını; zararın gerçek anlamda telafisi için hükmedilen bedelin gecikmeksizin hak sahibine ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
  • Orantısız Külfet ve Paranın Değer Kaybı: İdareye herhangi bir teminat göstermeksizin icrayı durdurma ayrıcalığının tanınması, malikin tazminata, vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine erişimini kanun yolu incelemesi tamamlanıncaya dek askıya almaktadır. Kararda; enflasyonist ortamda paranın değer kaybını önleyecek telafi edici yasal düzenlemeler öngörülmeksizin tahsilatın geciktirilmesinin, hak sahibine aşırı ve orantısız bir külfet yüklediği belirtilmiştir.
  • Kamu Yararı ile Bireysel Menfaat Arasındaki Dengenin Bozulması: Kuralın kamu kaynaklarını koruma ve icranın iadesini güvenceye alma yönünde meşru bir amacı bulunsa da idarenin haksız el atmasından kaynaklanan tazminat sürecinde alacağın icrasını teminatsız durdurmanın birey aleyhine ölçüsüz bir durum yarattığı ve kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki makul dengeyi ortadan kaldırdığı ifade edilmiştir.

Bu değerlendirmeler akabinde Anayasa Mahkemesi; 13.05.2026 tarihli, E. 2026/24 ve K. 2026/106 sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 4. maddesinin ikinci fıkrasının, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu hükmün mülkiyet hakkı, hak arama hürriyeti ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmadığı tespit edilerek idarenin teminatsız tehir-i icra kararı alabilme ayrıcalığı ortadan kaldırılmıştır.

  1. SONUÇ VE UYGULAMAYA ETKİSİ

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile birlikte, kamulaştırmasız el atma davaları sonucunda idareler aleyhine tazminat, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilen davalar yönünden teminatsız tehir-i icra dönemi sona ermiştir.

İptal kararı sonrasında, yürütülecek icra süreçlerinde;

  • Davalı idareler, ilamı istinaf/temyiz ettiklerinde takibin durmasını talep ediyorlarsa, artık genel hükümler (İİK m. 36) uyarınca dosya borcunun tamamı kadar nakit veya geçerli bir banka teminat mektubu sunmak zorundadır.
  • Teminat sunulmaması halinde hak sahipleri, kanun yolu incelemesinin kesinleşmesini beklemeksizin ilamın cebri icra yoluyla yerine getirilmesini talep edebilecektir.

KAYNAKÇA: Anayasa Mahkemesi’nin 13/05/2026 Tarihli, E. 2026/24 ve K. 2026/106 Sayılı Kararı (R.G. 07/08/2026 - Sayı: 33333)      

Footnote

1 Anayasa Mahkemesi’nin 13/05/2026 Tarihli, E. 2026/24 ve K. 2026/106 Sayılı Kararı (R.G. 07/08/2026 - Sayı: 33333)

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More