ARTICLE
18 August 2026

Nihai Faydalanıcı Değişikliği Durumunda Vergi Usulü Kanunu Yönünden Yerine Getirilmesi Gereken Yükümlülükler

SO
Sakar Law Office

Contributor

Sakar is a client and solution oriented, investigative and innovative law firm based in Istanbul. Our Firm is committed to provide our clients with high-quality legal services and business-minded approach. We are a full service law firm to clients across a wide range of areas including Mergers and Acquisitions, Corporate and Commercial, Contracts, Banking and Finance, Competition, Litigation, Employment, Real Estate, Energy, Capital Markets, Foundations, E-commerce, Media and Technology, Data Privacy and Data Protection and Intellectual Property. In order to offer the best possible service for our clients, we harness the latest market developments in legal technology and innovation and we closely follow the legislative changes in Turkish Law. Our lawyers are multi-specialists, equipped to handle a broad range of legal matters. In addition to our depth of experience and awareness of market practice, clients know they will benefit from our team’s innovative mindset and willingness.
Vergi kaçakçılığının önlenmesi, suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele edilmesi ve mali şeffaflığın artırılması amacıyla gerçek faydalanıcı bilgilerinin tespit edilmesi ve idareye bildirilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 529 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (“Tebliğ”), 13.07.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Turkey Tax
Gözde Esen Sakar’s articles from Sakar Law Office are most popular:
  • in Turkey
Sakar Law Office are most popular:
  • within Energy and Natural Resources, Employment and HR and Environment topic(s)

A. GİRİŞ

Vergi kaçakçılığının önlenmesi, suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele edilmesi ve mali şeffaflığın artırılması amacıyla gerçek faydalanıcı bilgilerinin tespit edilmesi ve idareye bildirilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 529 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (“Tebliğ”), 13.07.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ ile başta kurumlar vergisi mükellefleri olmak üzere düzenleme kapsamındaki kişi ve kuruluşlara gerçek faydalanıcı bilgilerini Gelir İdaresi Başkanlığına (“GİB”) bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu düzenleme ile tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin arkasında bulunan ve bunlar üzerinde nihai kontrol yetkisini haiz gerçek kişilerin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Gerçek faydalanıcı bildirimi tek seferlik bir yükümlülük olarak düzenlenmemiş olup, Tebliğ kapsamında belirlenen dönemlerde ve gerekli hâllerde yerine getirilmesi gereken devamlı nitelikte bir yükümlülüktür. Bu bağlamda kurumlar vergisi mükelleflerinin gerçek faydalanıcı bilgilerini ilgili vergi beyannameleri kapsamında idareye bildirmeleri gerekmektedir.

B. GERÇEK FAYDALANICI BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

  1. Şirketler Bakımından Gerçek Faydalanıcının Belirlenmesi

Tebliğ kapsamında tüm kurumlar vergisi mükellefleri ve dolayısıyla sermaye şirketleri gerçek faydalanıcı bilgilerini bildirmekle yükümlüdür.

Şirketler bakımından gerçek faydalanıcının tespitinde öncelikle şirketin sermayesi ve ortaklık yapısı esas alınmaktadır. Buna göre şirketin sermayesinin %25 aşan payına sahip gerçek kişiler gerçek faydalanıcı olarak kabul edilmektedir.

Bununla birlikte, %25’i aşan paya sahip gerçek kişinin gerçek faydalanıcı olduğundan şüphe edilmesi veya şirket sermayesinde yüzde yirmi beşi aşan paya sahip herhangi bir gerçek kişinin bulunmaması hâlinde, şirketi nihai olarak kontrolünde bulunduran gerçek kişi veya kişiler gerçek faydalanıcı olarak değerlendirilir. Özellikle grup şirketleri bakımından doğrudan ortaklık yapısı ile yetinilmeyerek şirketler zincirinin üst kademelerine çıkılması ve nihai kontrolün hangi gerçek kişi veya kişiler tarafından kullanıldığının tespit edilmesi gerekebilir. Bu çerçevede holding veya ana ortaklık yapılarında üst şirketlerin gerçek kişi ortaklarının da değerlendirmeye alınması söz konusu olabilir.

Gerçek faydalanıcının pay sahipliği veya nihai kontrol ölçütleri kullanılarak belirlenememesi hâlinde ise şirket nezdinde en üst düzey yönetim yetkisine sahip gerçek kişi veya kişiler gerçek faydalanıcı olarak kabul edilir.

Dolayısıyla gerçek faydalanıcının belirlenmesinde yalnızca şekli pay sahipliği dikkate alınmamakta; tüzel kişi üzerinde fiilen veya hukuken nihai kontrolü sağlayan gerçek kişiye ulaşılması amaçlanmaktadır.

  1. Gerçek Faydalanıcı Bildiriminde Yer Alması Gereken Bilgiler

Gerçek faydalanıcı bildiriminde, gerçek faydalanıcı olarak tespit edilen kişiye ilişkin belirli kişisel ve iletişim bilgilerinin Gelir İdaresi Başkanlığına sunulması gerekmektedir.

Bu kapsamda gerçek faydalanıcının adı, soyadı, vatandaşlığı, kimlik numarası, adresi, telefon numarası, faks numarası ve elektronik posta adresi gibi bilgilere bildirimde yer verilir. Ayrıca gerekli olması hâlinde, söz konusu kişinin hangi gerekçeyle gerçek faydalanıcı olarak tespit edildiğine ilişkin açıklamalar da bildirime eklenir.

Bu yönüyle bildirim yükümlülüğü yalnızca gerçek faydalanıcının kim olduğunun açıklanmasından ibaret olmayıp, idarenin ilgili kişiyi tanımlayabilmesini ve gerçek faydalanıcılık ilişkisinin dayanağını değerlendirebilmesini sağlayacak bilgilerin sunulmasını da kapsamaktadır.

  1. Bildirimin Yapılma Usulü

Gerçek faydalanıcı bildiriminin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bildirim, “Gerçek Faydalanıcıya İlişkin Bildirim Formu” doldurularak Gelir İdaresi Başkanlığının elektronik sistemleri üzerinden yapılır.

Bu nedenle gerçek faydalanıcı bildirim formunun elden veya posta yoluyla fiziki olarak gönderilmesi geçerli bir bildirim olarak kabul edilmemektedir.

Bildirimler mükellef tarafından doğrudan gerçekleştirilebileceği gibi ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilmiş meslek mensupları aracılığıyla da gönderilebilir. Bu çerçevede aracılık ve sorumluluk sözleşmesi bulunan meslek mensupları ile gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi tasdik sözleşmesi, diğer bir ifadeyle tam tasdik sözleşmesi bulunan yeminli mali müşavirler tarafından da bildirimlerin elektronik ortamda yapılması mümkündür.

Böylelikle gerçek faydalanıcılık bilgilerinin merkezi bir sistem üzerinden toplanması ve gerektiğinde diğer mali ve idari bilgilerle karşılaştırılması mümkün hâle gelmektedir.

  1. Gerçek Faydalanıcı Bilgilerinin Paylaşılması ve Doğrulanması

Gerçek faydalanıcı kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilen bilgiler, vergi mahremiyeti hükümleri sebebiyle kural olarak kamuya açık bir sicil niteliğinde değildir. Bununla birlikte söz konusu bilgiler, ilgili mevzuatın izin verdiği çerçevede diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşılabilir.

Diğer yandan gerçek faydalanıcı sicilinin kamuya açık olmamasına rağmen, uygulamada bildirilen bilginin doğrulanabilmesine yönelik bir sistem öngörülmüştür. Buna göre mükellefler Dijital Vergi Dairesi üzerinden, Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmiş oldukları gerçek faydalanıcılık durumunu gösteren kare kodlu belgeyi temin edebilmektedir.

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yükümlü olarak kabul edilen kişi ve kuruluşlar da müşterilerinden söz konusu belgeyi talep ederek belge üzerinde bulunan kare kod vasıtasıyla doğrulama gerçekleştirebilmektedir.

Bu uygulama özellikle müşterinin tanınması ve gerçek faydalanıcının tespit edilmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından önem arz etmektedir. Zira yükümlüler, kendi incelemeleri sonucunda tespit ettikleri gerçek faydalanıcı bilgileri ile müşterinin Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmiş olduğu gerçek faydalanıcı bilgisini karşılaştırma imkânına sahip olmaktadır.

Bu iki bilgi arasında farklılık bulunması hâli ise müşterinin gerçek faydalanıcılık yapısının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilecek bir husus niteliğindedir. Söz konusu uyumsuzluğun niteliğine ve ilgili mevzuat kapsamında oluşan şüpheye bağlı olarak, 5549 sayılı Kanun ve ilgili ikincil düzenlemeler çerçevesinde şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğünün de gündeme gelmesi mümkündür.

C. SONUÇ

529 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile gerçek faydalanıcı bilgilerinin tespit edilmesi ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesine ilişkin kapsamlı bir yükümlülük öngörülmüştür. Kurumlar vergisi mükellefleri ve dolayısıyla sermaye şirketleri de söz konusu bildirim yükümlülüğünün kapsamındadır.

Şirketler bakımından gerçek faydalanıcının belirlenmesinde öncelikle yüzde yirmi beşi aşan pay sahipliği esas alınmakta; bu yöntemle gerçek faydalanıcıya ulaşılamaması hâlinde şirket üzerinde nihai kontrol yetkisini kullanan gerçek kişiler dikkate alınmaktadır. Bu yöntemlerle de gerçek faydalanıcının tespit edilememesi durumunda ise en üst düzey yönetim yetkisine sahip gerçek kişi veya kişiler esas alınmaktadır.

Gerçek faydalanıcı bilgilerinin elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesi zorunlu olup fiziki ortamda yapılan bildirimler geçerli kabul edilmemektedir. Bildirilen bilgiler vergi mahremiyeti kapsamında kamuya açık olmamakla birlikte, mevzuatın izin verdiği ölçüde kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşılabilmektedir.

Ayrıca Dijital Vergi Dairesi üzerinden temin edilebilen kare kodlu gerçek faydalanıcı belgesi sayesinde, 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülerin müşterilerinden edindikleri gerçek faydalanıcı bilgileri ile Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan bildirimlerin karşılaştırılması mümkün hâle gelmiştir.

Sonuç olarak gerçek faydalanıcı bildirim sistemi, şirketlerin yalnızca görünürdeki ortaklık yapısının değil, şirket üzerinde nihai ekonomik menfaat veya kontrol sahibi olan gerçek kişilerin de tespit edilmesini amaçlayan ve mali şeffaflığın sağlanmasına hizmet eden bir düzenleme niteliğindedir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More