- within Energy and Natural Resources, International Law and Criminal Law topic(s)
Giriş
İklim değişikliği ile mücadele, günümüzde çevre politikalarının ötesine geçerek ekonomik ve ticari düzenlemelerin merkezinde yer alan bir konu hâline gelmiştir. Sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik uluslararası politikalar kapsamında karbon fiyatlandırma mekanizmaları giderek yaygınlaşmakta; özellikle Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülke, piyasa temelli araçlar aracılığıyla emisyonları kontrol altına almayı hedeflemektedir. Bu araçların en yaygın örneklerinden biri olan Emisyon Ticaret Sistemleri ("ETS"), karbon salımının ekonomik bir değer üzerinden yönetilmesini sağlayarak düşük karbonlu üretime geçişi teşvik etmektedir.
Türkiye'de iklim politikalarının hukuki altyapısı, İklim Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte önemli bir aşamaya ulaşmıştır. Bu gelişmenin ardından İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği Taslağı ("Taslak"), karbon piyasasının kurulmasına yönelik ilk kapsamlı ikincil düzenleme olarak kamuoyunun görüşüne 9 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete'de sunulmuştur. Söz konusu Taslak, Türkiye'de ulusal karbon fiyatlandırma mekanizmasının oluşturulmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyi amaçlamakta ve emisyon ticaret sisteminin uygulama çerçevesini ortaya koymaktadır.
Taslak Hedef ve Amaçları
Taslak, yalnızca teknik bir düzenleme olmanın ötesinde, Türkiye'nin yeşil dönüşüm stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Taslak ile sera gazı emisyonlarının daha etkin biçimde izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin mevcut uygulamaların karbon fiyatlandırma mekanizması ile birlikte bütüncül bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. Böylece uzun süredir uygulanan emisyon izleme ve raporlama süreçleri ile piyasa temelli karbon fiyatlandırma araçlarının aynı sistem içerisinde bütünleştirilmesi öngörülmektedir.
Avrupa Birliği Mevzuatı ile İlişki
Taslak düzenlemenin bir diğer önemli yönü ise Türkiye'nin uluslararası iklim politikaları ile uyumunu güçlendirmeyi amaçlamasıdır. Özellikle Avrupa Birliği tarafından yürürlüğe konulan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ("SKDM") kapsamında karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin karşı karşıya kalabileceği mali yüklerin azaltılması bakımından ulusal bir emisyon ticaret sisteminin kurulması kritik önem taşımaktadır. Bu kapsamda Türkiye'de oluşturulacak bir ETS'nin, karbon maliyetlerinin ülke içinde fiyatlandırılmasına imkân sağlayarak hem ihracatçı sektörlerin rekabet gücünü koruması hem de yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanına katkı sunması beklenmektedir.
Kademeli Geçiş Süreci
Öte yandan düzenleme ile ulusal emisyon ticaret sisteminin kademeli bir uygulama takvimi çerçevesinde hayata geçirilmesi öngörülmektedir. Buna göre sistemin ilk aşamasında bir pilot dönem uygulanacak; bu dönemde ücretsiz tahsisat mekanizmaları ve piyasa işleyişi test edilecektir. Pilot uygulamanın ardından ise sistemin tam anlamıyla devreye gireceği uygulama dönemine geçilmesi planlanmaktadır. Bu yaklaşımın hem düzenleyici kurumların hem de yükümlü tesislerin sisteme uyum sağlamasını kolaylaştırması amaçlanmaktadır.
Taslak'ta Öne Çıkan Düzenlemeler
- ETS'nin Kapsamı: Taslak uyarınca ETS, Kategori B (Biyokütleden kaynaklanan CO2 hariç, transfer edilen CO2 dahil, kurulu kapasitesine göre ihtiyatlı olarak hesaplanmış yıllık emisyonu 50.000 ton CO2 (eşd)'den fazla ve 500.000 ton CO2(eşd)'ye eşit veya daha az olan tesis) ve Kategori C (Biyokütleden kaynaklanan CO2 hariç, transfer edilen CO2 dahil, kurulu kapasitesine göre ihtiyatlı olarak hesaplanmış yıllık emisyonu 500.000 ton CO2 (eşd)'den fazla olan tesis) tesisleri kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Bununla birlikte bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait tesisler sistem kapsamı dışında bırakılmıştır. Okul, üniversite ve hastaneler ile savunma sanayi kuruluşlarına ait kurum, kıta, karargâh ve tesisler, yürüttükleri faaliyetlerle sınırlı olmak üzere ETS kapsamı dışında tutulmaktadır. Öte yandan, ETS kapsamında yer alan bir tesisin sonradan kapsam dışına çıkması durumunda, söz konusu tesis değişikliğin gerçekleştiği sistem yılı sonuna kadar ETS yükümlülüklerine tabi olmaya devam edecektir. Bu düzenleme ile sistemin yıllık uygulama bütünlüğünün korunması amaçlanmaktadır.
- Sera Gazı Emisyon İzni: Taslak kapsamında ETS'ye dahil olan işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için İklim Değişikliği Başkanlığı'ndan sera gazı emisyon izni almaları zorunlu tutulmaktadır. Bu izin, işletmelerin sera gazı emisyonuna yol açan faaliyetleri yürütebilmeleri için temel bir ön koşul niteliği taşımaktadır. Taslak'ta ayrıca sera gazı emisyon iznine ilişkin başvuru usulleri, izinlerin geçerlilik süreleri, yenilenmesi, değiştirilmesi ve iptali gibi hususlara dair ayrıntılı düzenlemelere yer verilmektedir. Bu çerçevede, emisyon izni mekanizmasının ETS sisteminin temel idari araçlarından biri olarak kurgulandığı görülmektedir.
- ETS Üst Sınırı ve Tahsisatlandırma: Taslak, emisyon ticaret sisteminin temelini oluşturan üst sınır (cap) ve tahsisat mekanizmasına ilişkin hükümleri de düzenlemektedir. Buna göre ETS kapsamında belirlenen toplam emisyon miktarı, emisyon yoğunluğu temelli bir yaklaşım esas alınarak belirlenecektir. Belirlenen üst sınır, ilgili sistem yılına ilişkin doğrulanmış sera gazı emisyon raporlarının sunulmasının ardından Ulusal Tahsisat Planı aracılığıyla Resmî Gazete'de ilan edilecektir. Bu üst sınır kapsamında oluşturulan emisyon tahsisatları, İşlem Kayıt Sistemi üzerinden ihraç edilerek piyasaya sunulacaktır.
- ETS Piyasasının İşleyişi: Taslak, emisyon ticaret sisteminin piyasa boyutuna ilişkin düzenlemeler de içermektedir. Buna göre tahsisatlar, Başkanlık tarafından belirlenen ve ilan edilen ihale takvimine uygun olarak birincil piyasada satışa sunulacaktır. Ulusal Tahsisat Planı'nın yayımlanmasının ardından ihale takviminin kamuoyu ve piyasa katılımcılarına ilan edilmesi öngörülmektedir. Bunun yanında piyasa katılımcılarının tahsisat alım satım işlemlerini gerçekleştirebilecekleri ikincil piyasalar da oluşturulacaktır. Bu piyasalar aracılığıyla tahsisatlar sürekli ticaret yöntemi ile el değiştirebilecektir.
- İşlem Kayıt Sistemi: ETS kapsamında tahsisatların ihracı, elde bulundurulması, transferi, teslim edilmesi ve iptali gibi işlemler İşlem Kayıt Sistemi üzerinden yürütülecektir. Bu sistem, ETS piyasasının şeffaf ve izlenebilir şekilde işlemesini sağlayacak merkezi bir altyapı olarak tasarlanmaktadır. Söz konusu sistem üzerinde her bir tesis için işletme adına ayrı hesap açılması öngörülmekte olup, işletmeler sorumlu oldukları tesisler adına işlemlerini bu hesaplar üzerinden gerçekleştirecektir.
- Kurumsal Yapı: Taslak yalnızca piyasa mekanizmalarını değil, sistemin idari yapısını da düzenlemektedir. Bu kapsamda karbon piyasasının işleyişinin izlenmesi ve politika geliştirme süreçlerine katkı sağlanması amacıyla Karbon Piyasası Kurulu ve Danışma Kurulu gibi kurumsal yapılar öngörülmektedir.
- İzleme, Raporlama ve Doğrulama Süreçleri: Taslak'ta ayrıca sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin kapsamlı düzenlemelere yer verilmektedir. Bu düzenlemeler kapsamında belirli faaliyetleri yürüten tesislerin emisyonlarını düzenli olarak izlemeleri, raporlamaları ve bağımsız doğrulama süreçlerinden geçirmeleri zorunlu tutulmaktadır. Bu mekanizma, ETS'nin etkin ve güvenilir şekilde işlemesi açısından sistemin en temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmektedir.
- Yaptırımlar: Taslak kapsamında belirlenen yükümlülüklerin ihlali halinde çeşitli yaptırımlar da öngörülmektedir. Buna göre mevzuata aykırı davranan işletmeler hakkında 500.000 Türk Lirasından 7.000.000 Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanabilecektir. Bu yaptırım mekanizmasının, sistemin etkinliğinin sağlanması ve yükümlülüklere uyumun teşvik edilmesi amacıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Değerlendirme ve Sonuç
Taslak, Türkiye'de karbon piyasasının kurulmasına yönelik önemli bir adım niteliği taşımaktadır. Taslak ile birlikte sera gazı emisyonlarının yalnızca izlenmesi ve raporlanması ile sınırlı kalan mevcut sistemin, karbon fiyatlandırmasını da içeren piyasa temelli bir mekanizma ile tamamlanması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda düşük karbonlu ekonomik dönüşüm sürecine kurumsal bir zemin sağlaması beklenmektedir.
Sanayi açısından değerlendirildiğinde ETS, özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için yeni maliyet ve uyum yükümlülükleri doğurabilecek bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte sistemin, emisyonların azaltılmasını teşvik eden bir piyasa mekanizması oluşturması sayesinde temiz teknolojilere yatırım yapan ve emisyon yoğunluğunu düşüren işletmeler bakımından rekabet avantajı yaratması da mümkündür. Bu çerçevede ETS'nin, sanayi üretimini sınırlandıran bir araçtan ziyade üretim süreçlerinde verimlilik artışı ve karbon yoğunluğunun azaltılması yönünde bir dönüşümü teşvik eden bir politika aracı olarak tasarlandığı görülmektedir. Öte yandan ulusal bir emisyon ticaret sisteminin kurulması, Avrupa Birliği'nin SKDM karşısında Türk sanayisinin karşılaşabileceği maliyetlerin azaltılması bakımından da stratejik bir önem taşımaktadır. Türkiye'de karbon fiyatlandırmasının hayata geçirilmesi, karbon maliyetlerinin en azından bir kısmının ülke içinde fiyatlandırılmasına ve bu kaynakların yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanında kullanılmasına imkân sağlayabilecektir.
Bu çerçevede Taslak, Türkiye'de karbon piyasasının oluşturulmasına yönelik hukuki altyapıyı ortaya koymakta olup, önümüzdeki dönemde hem düzenleyici kurumlar hem de sanayi kuruluşları bakımından uyum süreçlerinin ve uygulama mekanizmalarının yakından takip edilmesini gerektiren yeni bir dönemin başlangıcına işaret etmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.