ARTICLE
23 June 2026

Marka Lisans Sözleşmeleri: İnhisari Olan Ve Olmayan Lisans Sözleşmeler

U
Urey Law Firm

Contributor

Ürey Law Firm, founded by Ali Ürey with 40 years of experience, provides comprehensive legal services across various industries. With a team of 15+ experts, we offer tailored, result-oriented solutions in consultancy and litigation. Our client-focused, dynamic approach ensures effective legal and commercial support both nationally and internationally.
Marka lisans sözleşmeleri, marka sahiplerinin ekonomik haklarını değerlendirmelerinin temel yollarından biridir. İnhisari ve inhisari olmayan lisans türleri arasındaki farklar, tarafların hak ve yükümlülüklerini doğrudan etkiler. Bu çalışma, her iki lisans türünün hukuki niteliğini, şekil şartlarını ve özellikle dava açma yetkisi bakımından temel farklıl&
Turkey Intellectual Property
Nazlıgül Akdemir’s articles from Urey Law Firm are most popular:
  • in United States

Marka, ilkçağlardan günümüze kadar ticari hayatta mal ve hizmetlerin ayırt edilmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri olmuştur. Günümüzde ise marka hakkının ekonomik olarak değerlendirilmesinin ve korunmasının başlıca yollarından biri de marka lisans sözleşmeleridir. Bu çalışmada, marka lisans sözleşmelerinin niteliği, şekli ve hükümleri özellikle inhisari ve inhisari olmayan marka lisans sözleşmeleri arasındaki temel farklarla birlikte ele alınacaktır.

Trademarks have served as a cornerstone for distinguishing goods and services in commercial life from antiquity to the present day. Today, trademark licensing agreements constitute one of the principal methods for the commercial exploitation and protection of trademark rights. This study examines the nature, form, and legal effects of trademark licensing agreements, with particular emphasis on the fundamental distinctions between exclusive and non-exclusive trademark licenses.

  1. Marka Kavramı

Hem işletmeler hem de tüketiciler bakımından önem taşıyan marka, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”)’nda1 tanımlanmıştır. Buna göre; bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan ve marka korumasının konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasına imkân veren, sicilde gösterilebilir her türlü işarettir. Marka, fiziki bir varlığı bulunmamakla birlikte ekonomik değere sahip olan ve hak sahibi tarafından herkese karşı ileri sürülebilen gayri maddi bir malvarlığı hakkıdır2.

Lisans ise, bu nitelikteki bir hakkın kullanım yetkisinin üçüncü kişilere tanınmasını ifade eder. Markanın temel işlevi, işletmenin mal ve hizmetlerini rakiplerinden ayırt etmek, ticari itibarını korumak ve markaya yönelik haksız kullanımlara karşı hukuki güvence sağlamaktır3. Marka sahibinin bu ekonomik değerden üçüncü kişiler aracılığıyla da yararlanabilmesinin yolu ise marka lisans sözleşmeleridir.

  1. Marka Lisans Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği ve Şekli

Marka lisans sözleşmesi, marka sahibinin marka üzerindeki kullanım hakkını belirli bir bedel karşılığında veya bedelsiz olarak üçüncü bir kişiye kullandırmayı üstlendiği sözleşmedir. Bu yönüyle marka lisans sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen, sürekli edimli ve taraflara nispi hak sağlayan bir sözleşme niteliğindedir. Her ne kadar SMK'da marka lisans sözleşmesine ilişkin çeşitli düzenlemeler yer alsa da sözleşmenin tüm unsurları ayrıntılı şekilde düzenlenmiş değildir.

Bu nedenle marka lisans sözleşmesinin hukuki niteliği doktrinde tartışmalıdır. Doktrinde bir görüş, kanunda düzenlenmiş olması nedeniyle marka lisans sözleşmesini tipik sözleşme olarak kabul etmektedir. Baskın görüş ise sözleşmenin tüm unsurlarının kanunda düzenlenmemiş olması nedeniyle marka lisans sözleşmesini atipik (isimsiz) bir sözleşme olarak kabul etmektedir. Ayrıca kendine özgü yapısı nedeniyle doktrinde ağırlıklı olarak sui generis (kendine özgü) bir sözleşme türü olarak değerlendirilmektedir4.

Marka lisans sözleşmesi, SMK'nın 148. maddesi uyarınca yazılı şekle tabidir. Bu şekil şartı adi yazılı şekil niteliğinde olup sözleşmenin geçerli şekilde kurulabilmesi için tarafların esaslı unsurlar üzerinde anlaşmaları ve sözleşmenin her iki tarafça imzalanması gerekmektedir. Sözleşmenin sicile kaydı ise kural olarak geçerlilik şartı olmayıp açıklayıcı niteliktedir. Bununla birlikte sicile kaydedilmeyen lisans sözleşmesinden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyecektir. Bu nedenle tescil, lisans alanın haklarını güçlendiren ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle getiren önemli bir koruma mekanizmasıdır.

Kanun koyucu, marka lisans sözleşmelerini lisansın kapsamına göre inhisari ve inhisari olmayan lisans olmak üzere ikiye ayırmıştır. Bu ayrım, lisans alanın marka üzerindeki kullanım yetkisinin kapsamı ile marka sahibinin marka üzerindeki tasarruf imkânlarını doğrudan etkilemektedir.

  1. Marka Lisans Sözleşmesi Türleri Bakımından: İnhisari ve İnhisari Olmayan Ayrımı

SMK'nın 24. maddesinin ikinci fıkrasında marka lisans sözleşmeleri, inhisari lisans ve inhisari olmayan lisans olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Taraflar sözleşmede lisansın niteliğini serbestçe belirleyebilirler. Lisansın inhisari nitelik taşıdığı hususu sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Aksi hâlde lisansın inhisari olmayan (basit) lisans olduğu kabul edilir.

  1. İnhisari Olmayan (Basit) Lisans Sözleşmesi

Kelime anlamı itibarıyla “tek başına sahip olma” anlamına gelen inhisar, lisans sözleşmeleri bağlamında bir hakkın tek bir kişi veya işletmeye özgülenmesini ve aynı hakkın başkalarına tanınmamasını ifade etmektedir. İnhisari olmayan lisans sözleşmesinde lisans alan, markayı kullanma hakkına sahip olmakla birlikte bu hakkı münhasıran elde etmez. Marka sahibi markayı kendisi kullanmaya devam edebileceği gibi aynı marka üzerinde başka kişilere de lisans verebilir. Bu nedenle lisans alan, markayı kullanan kişilerden yalnızca biridir.

Lisansın inhisari nitelikte olup olmaması esas olarak marka hakkına yönelik ihlaller bakımından lisans alanın doğrudan dava açma yetkisine sahip olup olmayacağı hususunda farklılık arz etmektedir. İnhisari olmayan lisans alan kural olarak doğudan dava açma yetkisine sahip değildir. Marka hakkına tecavüz hâlinde öncelikle lisans verenden gerekli hukuki yollara başvurması talep etmelidir. Bu bildirime ilişkin SMK m.158’de herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir5Bununla birlikte talepte bulunulduğunun ve üç aylık sürenin başlangıcının ispatı bakımından bildirimin yazılı ve ispatlanabilir bir yöntemle yapılması uygun olacaktır. Lisans verenin bu talebe rağmen üç ay içinde dava açmaması halinde, lisans alan kendi adına dava açabilecektir.

Ayrıca lisansın inhisari veya inhisari olmayan niteliğinden bağımsız olarak lisans alan, ancak sözleşmede açıkça yetki verilmiş olması halinde alt lisans verebilecektir. Bu durumda alt lisans alan kişinin hakkı, asıl lisans sözleşmesinden kaynaklanan hakların kapsamı ile sınırlı olacaktır.

  1. İnhisari Lisans Sözleşmesi

İnhisari lisans sözleşmesinde lisans alan, sözleşmede belirlenen kapsam içerisinde markayı kullanma konusunda münhasır yetkiye sahip olur. Lisans veren, sözleşmede aksini açıkça saklı tutmadığı sürece markayı kendisi kullanamayacağı gibi üçüncü kişilere de lisans veremez. Bununla birlikte marka hakkı sahibi, marka üzerindeki mutlak hakkın sahibi olmaya devam eder. Dolayısıyla marka hakkı sahibinin marka üzerindeki diğer tasarruf yetkileri korunur; yalnızca lisans sözleşmesi ile devretmiş olduğu kullanım yetkisi bakımından sınırlanır.

İnhisari lisans sahibi, marka hakkına yönelik ihlallerde inhisari olmayan lisans sahibine kıyasla daha güçlü bir hukuki konuma sahiptir. Kural olarak marka hakkına tecavüz eden üçüncü kişilere karşı doğrudan kendi adına dava açabilir. Ancak sözleşmede aksinin kararlaştırılması da mümkündür.

İnhisari lisans belirli bir coğrafi bölge, ürün grubu veya faaliyet alanı ile sınırlandırılabildiğini de belirtmek gerekir. Böyle bir sınırlandırmanın bulunması halinde lisans alan yalnızca belirlenen kapsam içerisinde münhasır hakka sahip olacaktır. Örneğin, belirli bir bölge için verilen inhisari lisans, marka sahibinin başka bir bölgede üçüncü kişilere lisans vermesine engel teşkil etmez.

6Özellik

İnhisari Olmayan/ Basit

İnhisari Olan

Kullanım Yetkisi

Lisans veren aynı hakkı birden fazla kişiye verebilir.

Kullanım hakkı yalnızca bir kişi olan lisans alana mahsustur, sınırlandırılabilir.

Lisans Verenin Kullanımı

Lisans veren, markayı kendisi de kullanmaya devam edebilir.

Hakkını açıkça saklı tutmadıkça lisans veren dahi markayı kullanamaz.

Üçüncü Kişilere Kullanım Hakkı Verilmesi

Lisans veren, üçüncü kişilere başka lisanslar vermeye devam edebilir.

Lisans veren, başkasına yeni bir lisans veremez.

Kanuni Karine

Aksine bir hüküm yoksa her lisans basit (inhisari olmayan) sayılır.

Sözleşmede açıkça belirtilmedikçe lisans inhisari sayılmaz.

Dava Açma Hakkı

Kural olarak dava açma hakkı yoktur; ancak belirli şartlarda veya ihbardan sonra açabilir.

Üçüncü kişilerin ihlallerine karşı kendi adına dava açma yetkisi daha geniştir.

Alt Lisans

Sözleşmede açıkça yetki verilmiş olması halinde alt lisans verilmesi mümkündür.

Sözleşmede açıkça yetki verilmiş olması halinde alt lisans verilmesi mümkündür.

Sonuç olarak;

  1. 1.Marka lisans sözleşmesi,marka sahibinin marka üzerindeki kullanım hakkını belirli bir bedel karşılığında veya bedelsiz olarak üçüncü bir kişiye kullandırmasını konu alan ve marka hakkının ekonomik değerinin değerlendirilmesine imkân sağlayan önemli bir hukuki araçtır.

    Marka lisans sözleşmeleri, lisans alanın marka üzerindeki kullanım yetkisinin kapsamına göre inhisari ve inhisari olmayan lisans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça lisansın inhisari olmayan lisans olduğu kabul edilir.

    3. İnhisari olmayan lisansta marka sahibi markayı kullanmaya ve üçüncü kişilere lisans vermeye devam edebilirken, lisans alanın marka hakkına yönelik ihlallere karşı dava açma yetkisi sınırlıdır. Buna karşılık inhisari lisansta lisans alan, sözleşmede belirlenen kapsamda münhasır kullanım hakkına sahip olmakta ve kural olarak marka hakkına tecavüz eden üçüncü kişilere karşı doğrudan dava açabilmektedir.

Footnotes

1 RG. 10.01.2017, S. 29944.

2 Yasemin Türkmenoğlu, “Marka Lisans Sözleşmesinin Şekli”, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi IV. Genç Hukukçu Araştırmacılar Sempozyumu 20-21 Nisan 2024 Çevrim İçi, 2024, s. 408.

3 Tolga Akay, “Osmanlı Devleti'nde Marka Hukukunun Gelişimi”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S. 126, 2016, s. 365.

4 Yusuf Başlar, “Marka Lisans Hakkının ve Marka Lisansı Sözleşmesinin Hukukî Niteliği”, Terazi Hukuk Dergisi, S. 20, Yıl. 2008, s. 92.

5 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK döneminde 21/7. Maddesinde marka sahibine yapılacak başvurunun noter vasıtasıyla yapılması gerektiği düzenlenmiştir.

6 Zeynep Özcan / Yaren Koç, “Marka Lisans Sözleşmesi ve Sözleşmenin Taraflarının Yükümlülükleri”, Terazi Hukuk Dergisi (THD), C. 15, S. 168, 2020, s. 1644 vd.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More