ARTICLE
27 May 2026

Türkiye’de Ticari Sirlarin Korunmasinda Yeni Dönem: Ab Mevzuatina Uyum Süreci

YBK Attorney Partnership

Contributor

Yagci - Bulut - Konukpay (YBK) Attorney Partnership, an independent law firm located in Istanbul and Izmir, extends its legal services to leading companies and respected individuals. YBK Attorney Partnership's team, comprised of highly respected partners, is dedicated to providing innovative and effective legal support. The team is composed of young and competent lawyers. YBK Attorney Partnership combines its practical knowledge with academic expertise to provide exceptional service to its clients. With a client-centric approach, YBK Attorney Partnership prioritizes the needs and disputes of its clients, offering creative solutions by thoroughly analyzing each case. YBK Attorney Partnership's commitment extends to collaborative teamwork, ensuring comprehensive evaluation of all possible scenarios and risks in addressing legal matters.
Küresel ekonominin hızla dijitalleştiği ve ticaret süreçlerinin veri odaklı hale geldiği günümüzde, bilgilerin, know-how’ın ve ticari sırların korunması, uluslararası ticarette rekabet avantajının ve güven ortamının sürdürülebilmesi için kritik bir unsur haline gelmiştir
Turkey Intellectual Property
YBK Attorney Partnership are most popular:
  • within Corporate/Commercial Law and Environment topic(s)
  • with readers working within the Technology industries

1. GİRİŞ

Küresel ekonominin hızla dijitalleştiği ve ticaret süreçlerinin veri odaklı hale geldiği günümüzde, bilgilerin, know-how’ın ve ticari sırların korunması, uluslararası ticarette rekabet avantajının ve güven ortamının sürdürülebilmesi için kritik bir unsur haline gelmiştir. Bu kapsamda, marka ve patent gibi sınai mülkiyet haklarının korunmasını kapsayan yasal düzenlemeler bulunsa da ticari ilişkilerde tarafların birbirlerine ifşa ettikleri algoritmalardan kaynak kodlarına, fiyatlandırma politikalarından müşteri ağlarına kadar uzanan “ticari sır” niteliğinde bilgi bulunmaktadır.

Türk hukukunda ticari sırların korunması, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve çeşitli ikincil düzenlemelerin içerisine dağılmış, yeknesak olmayan bir yapı arz etmekteydi. Ancak, yakın zamanda yayınlanan Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı (“Kanun Taslağı”) ile birlikte hem ticari sır niteliğindeki bilgileri hukuken koruma altına alan, Avrupa Birliği standartlarında bir düzenleme hazırlanmış hem de bu sayede, Avrupa Birliği mevzuatı mehaz alınarak uyum çalışmaları yürütülmüştür.

2. TASLAĞIN ARKASINDAKİ GEREKÇE

Küresel ekonomi, veri temelli ticaretin etkisiyle hızlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu kapsamda, özellikle ticari ve endüstriyel verilerin sınır ötesi dolaşımının artması, siber güvenlik ve veri koruma alanlarında karşılıklı güven tesis eden hukuki düzenlemelerin oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu doğrultuda, Kanun Taslağı’nın genel gerekçesi, bu yasal düzenlemeyi doğrudan uluslararası ticaret politikalarına, özellikle de Türkiye-AB Gümrük Birliğinin modernizasyonuna ve yeni nesil dijital ürün düzenlemelerine bağlamaktadır.

Nitekim, AB’nin Sürdürülebilir Ürün İnisiyatifi kapsamında hayata geçirilen Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Tüzüğü, otomotiv, tekstil ve elektronik gibi pek çok sektörde Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport) uygulamasını zorunlu kılmaktadır. Bunun yanı sıra, enerji etiketlemesi gerektiren beyaz eşya ve makine gibi Türkiye’nin yoğun ihracat yaptığı sektörlerde ürün teknolojisi bilgilerinin Avrupa Enerji Etiketlemesi Ürün Veri Tabanına (European Product Registry for Energy Labelling) girilmesi gerekmektedir. İçeriğinde kritik ticari sırlar barındıran bu AB veri tabanlarına ve dijital sistemlere Türk şirketlerinin ve onaylanmış kuruluşlarının doğrudan erişim sağlayabilmesi için Avrupa Birliği, Türkiye’de ticari sırların kendisiyle aynı seviyede korunmasını şart koşmaktadır.

Dolayısıyla bu taslak, AB'nin 2016/943/AB sayılı Yönergesi’ndeki (“AB Yönergesi”) standartları iç hukukumuza uyarlayarak Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu gibi birden çok düzenlemeye dağılan mevzuatı tek bir kanunda toplama amacını gütmektedir. Bu kapsamda, diğer kanunlardaki özel düzenlemeler dışında ticari sırlara işbu taslaktaki hükümler uygulanacaktır.

3. TASLAKTA YER ALAN TEMEL HÜKÜMLER

 a. "Ticari Sır" Tanımı ve Unsurları

Kanun Taslağı’nın 2. maddesi Yönerge Taslağı ile  tam uyumlu olarak dört adet tanıma yer vermiştir: ticari sır, ticari sır sahibi, ihlal eden ve ihlal eden ürün. Taslakta yer alan “ticari sır” tanımının bir çerçeve niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim, günümüzde bulunmayan ancak gelecekte “ticari sır” olarak nitelendirilebilecek bilgilerin de koruma altına alınabilmesi adına, söz konusu tanımda kategorilere veya listelere yer verilmemiş olup esnek bir tanım yapılmıştır.

Buna göre bir bilginin ticari sır sayılabilmesi için aşağıdaki şartlar aranmaktadır:

  • Gizlilik: Sektördeki kişiler tarafından bütünü veya bileşenleri ya da bileşenlerinin bir araya geliş şekli bakımından bilinmeyen veya kolayca erişilemeyen bir bilgi olmalıdır.
  • Bilginin Ticari Değeri ve Sahibinin Meşru Menfaati: Bilginin gizli kalmasında sahibinin meşru menfaati bulunmalı ve gizli olduğu için bir ticari değeri olmalıdır.
  • Makul Tedbirler: Sahibi tarafından içinde bulunulan koşullara uygun ve makul yöntemlerle gizli kalması için gerekli tedbirlerin alınmış olması gerekir.

Ticari sır tanımında bahsi geçen ve makul yöntemler aracılığıyla alınan gerekli tedbirler somut olaya göre değişiklik gösterecek olmakla birlikte temel olarak tarafların arasında gizlilik sözleşmesinin bulunması, dijital ortamda aktarılan ticari sırların şifreleme gibi yöntemler ile aktarılması gibi tedbirler akla gelecektir.

b. Hukuka Uygun ve Aykırı Elde Etme, Kullanma ve İfşa Etme

AB Yönergesi’nin 3. ve 4. maddelerine paralel olarak, Kanun Taslağı pazar yarışındaki hukuka uygun ve aykırı fiiller arasına net bir çizgi çekmiştir. Kanun Taslağı’nın hukuka uygun elde etme, kullanma ve ifşa etmeyi düzenleyen 3. ve hukuka aykırı elde etme, kullanma ve ifşa etmeyi düzenleyen 4. maddelerine göre;

  • Hukuka Uygun Fiiller: Bağımsız keşif veya yaratım ile ticari sırrın elde edilmesi hukuka uygundur. En önemlisi, mevzuata göre hukuka uygun bir yolla elde edilmiş veya kamuya açık hale gelmiş bir mal veya hizmetin incelenmesi, test edilmesi veya parçalarına ayrılması hukuka uygundur. Bunun yanı sıra, hukuka uygun olarak elde edilen ticari sırrın herhangi bir sözleşmesel veya kanuni yükümlülük ihlal edilmediği sürece kullanılması ve ifşası da hukuka uygun kabul edilmiştir.
  • Hukuka Aykırı Fiiller: Ticari sır sahibinin yasal kontrolü altındaki belgelere, elektronik verilere veya materyallere yetkisiz erişim sağlanması, el konulması veya bunların kopyalanması ve bir gizlilik anlaşmasının veya kullanım sınırlandırmasının ihlal edilmesi suretiyle kullanım veya ifşa da hukuka aykırılık teşkil eder.

Belirtmek gerekir ki, Hem AB Yönergesi hem de Kanun Taslağı, ticari sırrın hukuka aykırı kullanımına ilişkin sorumluluğu doğrudan ihlali gerçekleştirenlerle sınırlı tutmayıp genişletmiştir. Buna göre, ticari sırrın doğrudan veya dolaylı olarak hukuka aykırı elde edildiği, kullanıldığı veya ifşa edildiği biliniyorsa veya bilinmesi gerekiyorsa, bu sırrın ihlal edenden elde edilmesi de hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

c. Ticari Sırrın Kullanılmasına İlişkin İstisnalar

Tıpkı AB Yönergesi'nde olduğu gibi Kanun Taslağı’nın 5. Maddesi de ticari sırların korunması ile temel hak ve özgürlükler arasında bir denge gözetmektedir. Bu kapsamda, aşağıdaki gerekçelerle ticari sırrın elde edilmesi, kullanılması ve ifşası hukuka aykırılık teşkil etmeyecektir:

  • Genel kamu menfaatinin korunması amacıyla hareket edilmiş olması koşuluyla hukuka aykırı faaliyetlerin ortaya çıkarılması,
  • Düşünceyi açıklama ve yayma, basın ve bilgi edinme hürriyeti çerçevesinde,
  • Çalışanların, çalışan temsilcilerine yasal mevzuat uyarınca görevlerini meşru bir şekilde yerine getirmeleri amacıyla ve bu görevlerin yerine getirilmesi için gerekli olması koşuluyla bilgi vermeleri,
  • Kanunlarda tanınan meşru bir menfaatin korunması.

 d. Ticari Sır Sahibinin Hakları ve Bu Hakların Korunması

Kanun Taslağı uyarınca ticari sır sahibi, ticari sırlarının hukuka aykırı olarak elde edilmesinin, kullanılmasının veya ifşa edilmesinin önlenmesini veya bu eylemler sonucu meydana gelen zararın tazminini isteme hakkına sahiptir.

Ticari sır sahibinin haklarının korunması kapsamında Kanun Taslağı, telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla ticari sırrın hukuka aykırı olarak elde edildiği, kullanıldığı, ifşa edildiği iddiasıyla veya yakın bir elde etme, kullanma veya ifşa etme tehlikesinin varlığı sebebiyle talep halinde mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verebileceğini düzenlemektedir.

Talep sahibi, ihtiyati tedbir talebinde bulunacak olması halinde aşağıdaki hususları yaklaşık olarak ispat edebilecek delilleri sunmakla yükümlüdür:

  • Bir ticari sırrın mevcut olduğu,
  • Ticari sırrın sahibi olduğu,
  • Ticari sırrın hukuka aykırı olarak elde edilmiş, kullanılıyor veya ifşa ediliyor olduğu ya da ticari sırrın hukuka aykırı olarak elde edilmesi, kullanılması veya ifşa edilmesi tehlikesinin mevcut olduğu.

Mahkeme, yukarıdaki hususlara ek olarak ticari sırrın değeri, ticari sır sahibi tarafından bu ticari sırrın korunması için alınmış önlemler, kamu yararı, üçüncü kişilerin meşru menfaatleri gibi unsurları da göz önüne alarak ticari sırrın kullanımının veya ifşasının geçici olarak yasaklanmasına, ihlal eden ürünlerin üretiminin, piyasaya arzının ve kullanımının durdurulmasına veya bu ürünlere el konulmasına karar verebilir.

Ancak AB Yönergesi’nin 11/2 maddesine benzer bir adalet dengesi gözetilerek, ticari sırrı veya sır olduğu iddia edilen bilgiyi hukuka aykırı olarak kullandığı iddia edilen kişinin ticari sır sahibinin muhtemel zararını karşılayacak düzeyde bir teminat göstermesi şartıyla bilgiyi kullanmaya devam etmesine izin verilebilir. Kanun Taslağı bu bilginin teminat karşılığında olsa dahi üçüncü kişilere ifşa edilmesine izin verilmesini yasaklamıştır.

Kanun Taslağı, ticari sır sahibine yalnızca ihtiyati tedbir gibi geçici koruma önlemleri imkanı tanımakla kalmayıp, uyuşmazlığın esasına ilişkin yargılama yapılabilecek bir dava ve tazminat talebi hakkı da öngörmüştür. Bu kapsamda, ticari sır sahibi mahkemeden;

  • İhlalin tespitini ve men edilmesini,
  • İhlal teşkil eden ürünler piyasaya sunulmuşsa, bunların toplatılmasını, ihlal niteliğinden yoksun bırakılmasını veya tamamen imha edilmesini,
  • Ticari sırrın hukuka aykırı biçimde elde edilmesi, kullanılması veya ifşa edilmesi sonucunda meydana gelen hukuka aykırı durumun ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu durum yanlış veya yanıltıcı beyanlarla meydana gelmişse bu beyanların düzeltilmesini,
  • Ticari sırrı içeren ya da ticari sırrın elde edilebileceği herhangi bir belgenin, nesnenin, materyalin, maddenin ya da elektronik verinin tamamının veya bir kısmının imha edilmesini veya uygun olduğu durumlarda, bunların tamamının veya bir kısmının kendisine teslim edilmesini talep edebilir.

Mahkemece, taraflardan birinin talebi üzerine ticari sırrın hukuka aykırı elde edilmesi, kullanılması veya ifşa edilmesine ilişkin davalarda kesinleşmiş kararın kısmen veya tamamen ilan edilmesine karar verilebilir. Mahkeme, yayımlanacak ilanın içeriğinde ticari sır veya ticari sırra ilişkin bilgilerin yer almaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Belirtmek gerekir ki davalı tarafın, yukarıda sayılan yaptırımlara tabi tutulması halinde orantısız ölçüde zarara uğrayabileceği hallerde mahkeme, ticari sır sahibinin menfaatlerinin korunması kaydıyla, bu yaptırımlar yerine tazminat ödenmesine karar verebilecektir. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken tarafların meşru menfaatlerini, ticari sırrın değerini, kamu yararını ve ihlal edenin kusur derecesini de dikkate almak zorundadır.

Ticari sır sahibi, yukarıda belirtilen talepler dışında zararının giderilebilmesi amacıyla maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunabilir. Tazminat tutarı ticari sır sahibinin uğradığı kazanç kaybı dahil olmak üzere her türlü olumsuz ekonomik etkiler ile ihlal edenin haksız kullanım dolayısıyla elde ettiği kazançlar esas alınarak belirlenir.

Ticari sırlara ilişkin uyuşmazlıklar kapsamında en büyük risklerden biri, yargılama süreci sona erene dek ticari sırrın üçüncü kişilere sızması veya ihlalin devam etmesidir. Kanun Taslağı’nın 11. maddesi ile bu riskin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bir bilgi, ticari sır niteliğinde olduğu gerekçesiyle mahkemeden gizli tutulamaz ancak hakim tarafından bu bilginin ticari sır niteliğini haiz olduğu hususunda kanaat oluşması durumunda bunun tamamen veya kısmen gizli tutulması amacıyla gerekli tedbirler alınır. Bunun yanı sıra, hakim tarafından ticari sırrın doğrudan görüşüleceği duruşmaya sınırlı sayıda kişinin katılmasına karar verilebilir.

Kanun Taslağı; ticari sırrı hukuka aykırı olarak elde edenler, kullanan veya ifşa edenler, ticari sırrın doğrudan veya dolaylı olarak hukuka aykırı elde edildiğini, kullanıldığını veya ifşa edildiğini bilen veya bilmesi gerektiği halde bu sırrı ihlal edenler için hapis ve adli para cezası gibi cezai yaptırımlar öngörmektedir.

4. SONUÇ

Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı, iç hukuktaki dağınık yapıyı ortadan kaldırarak uluslararası standartlarla uyumlu, modern ve öngörülebilir bir koruma kalkanı yaratmaktadır. AB Yönergesi ile sağlanan bu yüksek uyum, özellikle Türkiye-AB tedarik zincirinde faaliyet gösteren ve Dijital Ürün Pasaportu ya da Avrupa Enerji Etiketlemesi Ürün Veri Tabanı gibi sistemlere veri aktarmak durumunda kalan sektör paydaşları için önemli bir yasal güvence sunacaktır.

Kanun Taslağı’na görüş bildirme süresi yakın zamanda sona ermiş olup taslağı kanunlaşma süreci yakından takip edilmeli ve kanunun getireceği “gerekli koruma tedbirleri” standardına uyum sağlamak için şimdiden önlem almaya başlamalıdır.  

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More