Boşanma, evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan hukuki bir kurumdur. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri genel ve özel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılmıştır. Genel boşanma sebepleri TMK 166. Maddesinde düzenlenmiş; evlilik birliğinin temelinden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık olarak sayılmıştır. Bu sebepler kanunda ucu açık bırakılmıştır ve belirli bir sınırı yoktur. Özel boşanma sebepleri ise TMK 161 vd. Düzenlenmiştir ve sınırlı sayıdadır. Bu sebepler; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı olarak sayılmıştır. Bu makale TMK 163’te düzenlenen suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma konusunu ele alacaktır.
Söz konusu düzenleme, eşlerden birinin toplumun ahlak anlayışı bakımından ağır biçimde kınanan davranışlarda bulunması nedeniyle evlilik birliğinin devamının diğer eş açısından beklenemeyeceği durumlarda uygulanmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na göre “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Bu düzenleme ile kanun koyucu, evlilik birliğinin temelini oluşturan karşılıklı güven ve saygının korunmasını amaçlamıştır.
Diğer boşanma nedenleri hakkında yazmış olduğumuz Aile Hukukunda Boşanma Davasına Genel Bakış başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Suç İşleme Sebebiyle Boşanma
Burada bahsedilen suçtan kasıt her suç değildir. TMK m.163 kapsamında önem taşıyan husus, işlenen suçun “küçük düşürücü” nitelikte olmasıdır. Ancak kanunda hangi suçların küçük düşürücü suç sayılacağı açıkça belirtilmemiştir. Bu nedenle kavramın içeriği doktrin ve yargı kararlarıyla şekillenmiştir. Yargıtay uygulamasında uyuşturucu ticareti, hırsızlık, dolandırıcılık, cinsel saldırı, cinsel istismar, kasten öldürme ve fuhuş gibi suçlar küçük düşürücü suç olarak değerlendirilmektedir. Bu suçların ortak özelliği, failin toplum içindeki saygınlığını ciddi şekilde zedelemesi ve aile birliğini olumsuz etkilemesidir.
Buna ek olarak öğretide ve yargı uygulamasında suçun evlilik birliği kurulduktan sonra işlenmiş olması gerektiği kabul edilmektedir. Evlilikten önce işlenen suçlar TMK m.163 kapsamında değerlendirilmemekte; ancak şartları varsa evlenmede hata veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanak oluşturabilmektedir.
Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma
TMK m.163’te düzenlenen ikinci boşanma sebebi haysiyetsiz hayat sürmedir. Kanunda bu kavramın tanımı yapılmamıştır bu sebeple genel kabul gören görüş dikkate alınmaktadır. Bu görüşe göre haysiyetsiz hayat sürme, toplumun ahlak ve onur anlayışıyla bağdaşmayan davranışların süreklilik gösterecek şekilde yaşam biçimi hâline getirilmesidir.
Bu boşanma sebebinde en önemli unsur sürekliliktir. Tek seferlik veya geçici nitelikteki davranışlar haysiyetsiz hayat sürme olarak değerlendirilemez. Davranışın süreklilik kazanması ve kişinin yaşam tarzına dönüşmesi gerekir.
Yargıtay’a göre randevu evi işletmek, fuhuş yapmak, sürekli kumar oynamak, ayyaşlık ve suç teşkil eden faaliyetleri gelir kaynağı hâline getirmek gibi davranışlar haysiyetsiz hayat sürme kapsamında kabul edilmektedir. Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için söz konusu yaşam tarzının dava tarihinde de devam ediyor olması gerekir. Geçmişte var olan ancak sonradan sona eren davranışlar tek başına TMK m.163 kapsamında boşanma sebebi oluşturmayabilir.
Birlikte Yaşamanın Beklenemezliği Şartı
Yukarıda açıklanan iki boşanma sebebinin ortak unsuru, davacı eş bakımından birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesidir. Kanun koyucu ayrıca, söz konusu davranışlar nedeniyle davacı eş bakımından ortak hayatın sürdürülmesinin beklenemez hâle gelmesini de aramıştır. Bu şart, maddenin en önemli unsurlarından birini oluşturmakta ve her somut olayda ayrıca değerlendirilmektedir. Birlikte yaşamanın beklenemezliği, davacı eşin evlilik birliğini sürdürmesinin objektif ve makul ölçütlere göre artık mümkün olmaması anlamına gelir. Başka bir ifadeyle, işlenen suç veya sürdürülen yaşam tarzı nedeniyle eşler arasındaki güven, saygı ve bağlılık ilişkisi ciddi şekilde zarar görmüş olmalı ve evlilik birliğinin devamı davacı eş açısından katlanılamaz bir hâl almalıdır. Bu değerlendirme yapılırken yalnızca davacı eşin kişisel rahatsızlığı değil, aynı zamanda toplumun genel değer yargıları ve somut olayın özellikleri de dikkate alınır.
Hâkim, birlikte yaşamanın beklenemez olup olmadığını değerlendirirken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, evlilik süresini, suçun veya davranışın ağırlığını, olayın aile hayatına etkilerini ve tarafların kişisel özelliklerini göz önünde bulundurur. Bu nedenle aynı davranış farklı olaylarda farklı sonuçlar doğurabilir.
Birlikte yaşamanın beklenemezliği şartı, TMK m.163’ün otomatik bir boşanma sebebi hâline gelmesini önleyen önemli bir güvencedir. Böylece her küçük düşürücü suç veya her ahlaka aykırı davranış doğrudan boşanma sonucunu doğurmamakta; davranışın evlilik birliği üzerindeki gerçek etkisi araştırılmaktadır. Bu yaklaşım, hem evlilik kurumunun korunmasına hem de boşanma kararlarının somut olayın özelliklerine göre adil bir şekilde verilmesine hizmet etmektedir.
İspat ve Usul Hukuku Bakımından Değerlendirme
Hâkim, ileri sürülen vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda vicdani kanaat oluşturmak zorundadır. Bu nedenle tarafların ikrarı tek başına yeterli değildir. Hakim, tanık beyanları, ceza dosyaları, resmi kayıtlar ve diğer delilleri serbestçe değerlendirerek sonuca ulaşır. Özellikle haysiyetsiz hayat sürme iddiasında tanık anlatımları ve yaşam tarzını ortaya koyan somut deliller büyük önem taşımaktadır.
Diğer özel boşanma sebeplerinden farklı olarak TMK m.163 bakımından herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayanılarak koşullar devam ettiği sürece her zaman dava açılabilmektedir.
Konu ile ilgili olarak daha önce yazmış olduğumuz Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma başlıklı makalemizi de inceleyebilirsiniz.
Boşanmanın Hukuki ve Mali Sonuçları Bakımından Değerlendirilmesi
TMK m.163 kapsamında verilen boşanma kararlarında, küçük düşürücü suç işleyen veya haysiyetsiz hayat süren eş genellikle ağır kusurlu ya da tam kusurlu kabul edilmektedir. Bu durum boşanmanın mali sonuçları bakımından önem taşımaktadır. Özellikle talep edilen maddi ve manevi tazminat bakımından kusur değerlendirmesi belirleyici rol oynar. Davalı eşin ağır kusurlu olması, davacı eş lehine daha yüksek miktarda tazminata hükmedilmesine imkân sağlayabilmektedir. Bunun yanında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından da kusur durumu önem arz etmektedir.
Diğer boşanma nedenleri olan Zina Nedeniyle Boşanma ve Terk Nedeniyle Boşanma Davası başlıklı makalelerimizi de inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun evlilik birliğini koruma amacıyla düzenlediği özel boşanma sebeplerinden biridir. Kanun koyucu, toplumun ahlak anlayışı bakımından ağır şekilde kınanan davranışların evlilik birliğini sürdürmeyi imkânsız hâle getirebileceğini kabul etmiştir. Bununla birlikte her suçun veya her ahlaka aykırı davranışın boşanma sebebi sayılmaması, birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi şartının aranması ve hakimin somut olayın özelliklerini değerlendirmesi önemli güvenceler oluşturmaktadır.
Özellikle haysiyetsiz hayat sürme kavramının belirsiz yapısı nedeniyle yargı kararları büyük önem taşımaktadır. Yargıtay’ın süreklilik unsuruna vurgu yapan yaklaşımı, hem evlilik kurumunun korunmasına hem de bireylerin özel hayatına gereksiz müdahalenin önlenmesine hizmet etmektedir. Bu yönüyle TMK m.163, aile hukukunda denge sağlayan önemli düzenlemelerden biri olarak değerlendirilebilir.
Aslan & Duran Hukuk bürosu Aile ve Boşanma davalarında uzman ve deneyimli bir kadro ile hizmet vermektedir. Boşanma konusundaki aklınızda kalan konular hakkında ofisimiz ile iletişime geçerek sorabilirsiniz.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]