Turkey: Yolsuzlukla Mücadele Düzenlemelerimiz Eksik

Şirketlerin en çok dikkat etmesi gereken güncel konulardan birinin, yabancı ülkelere ait ve sınır ötesi etkisi olan yolsuzluk düzenlemeleri olduğunu söylüyor Av. Okan Demirkan: "Şirketlerin uluslararası standartları göz önünde bulundurarak hareket etmeleri gerekiyor. Yoksa, sonuçları çok sert olabilir!"

Ticari hayatta daha çok "Beyaz Yaka Suçları" olarak karşımıza çıkan yolsuzluk ve suiistimal konularında, Türk Hukuku'nda nasıl düzenlemeler öngörülmüştür?

Ülkemizde maalesef, yolsuzluk konusuna özel düzenlemeler içeren kompakt bir mevzuat bulunmuyor. Bu konudaki temel düzenlemeler Türk Ceza Kanunu'nda kamu güvenine karşı suçlar, malvarlığına karşı suçlar, ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar başlıkları altında yer alıyor. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Bankacılık Kanunu, Kabahatler Kanunu ve Vergi Usul Kanunu'nda da yer alan çeşitli suç tipleri, ticari hayatın düzeninin bozulmasına karşı birtakım yaptırımlar içeriyor. Yolsuzlukla mücadele kültürünü yaymak adına, kamu görevlilerine ilişkin olarak da Devlet Memurları Kanunu, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu ve kamu görevlilerinin etik davranış ilkelerini düzenleyen mevzuat da kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendiren yolsuzluk ve suiistimal konularını düzenliyor. Bunun yanı sıra, Türk Ticaret Kanunu da şirketlerde yolsuzlukla mücadele kültürünü yaygınlaştırmak adına hükümler öngörüyor.

Bu konuda Türk Ceza Kanunu'nda yer alan suç tipleri arasında rüşvet, irtikap, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçları ile Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen vergi ziyaı ve vergi kaçakçıılllııığğııı en çok karşılaşılan suç tipleridir. Özellikle rüşvet ve irtikap suçlarını açıklamakta fayda var. İrtikap suçu bir kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması ile veya bu yolla vaatte bulunulmasına mecbur bırakması ile oluşur. Bu kamu görevlisi 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bunun yanı sıra irtikaba teşebbüs de cezalandırılır. Rüşvet suçu ise, bir kamu görevlisine görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için doğrudan veya dolaylı olarak menfaat sağlanması durumunda oluşur. Bu şekilde menfaat sağlayan kişi, 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Son yıllarda bizim de hukuki destek sağladığımız olaylarda, suiistimal suçlarının ağırlıklı olarak şirketlerdeki üst düzey yetkililerin mesleki faaliyetleri sırasında işlendiğini görüyoruz. Bu suçları işleyen kişiler, ticari hayatta "beyaz yakalı" çalışan olarak adlandırılan yönetici konumunda olan kişiler olduğundan dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma gibi ekonomik zarara yol açan suç tipleri "Beyaz Yaka Suçları" olarak da anılmaktadır.

Bu bahsettiklerime ilaveten, Anayasamızda usulüne uygun olarak onaylanan uluslararası sözleşmelerin de birer "kanun" hükmünde olduğunu unutmamak gerekir. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi ve Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerini Verilen Rüşvetin Önlenmesi Sözleşmesi ile Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Yolsuzluğa Karşı Ceza Hukuku Sözleşmesi, Yolsuzluğa Karşı Özel Hukuk Sözleşmesi ve Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması, Araştırılması, Ele Geçirilmesi ve El Konulmasına ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi de, yolsuzluk konusunda dikkate alınması gereken mevzuatımız arasında yer alıyor.

Globalleşen ekonomi dikkate alındığında, Türk mevzuatına ek olarak Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin ve yatırımcıların dikkat etmesi gereken başka düzenlemeler de bulunuyor mu?

Şirketlerin en çok dikkat etmesi gereken güncel konulardan biri, yabancı ülkelere ait ve sınır ötesi etkisi olan yolsuzluk düzenlemeleridir. Bu çerçevede Türkiye'de faaliyet göstersin ya da göstermesin tüm şirketlerin/yatırımcıların bu düzenlemelerin farkında olmaları gerekiyor. Sınır ötesi etkisi olan yabancı yolsuzluk kanunlarından uluslararası şirketleri ve yatırımcıları en çok etkileyen kanunlar Amerika Birleşik Devletleri'nin yolsuzlukla mücadeleye ilişkin kanunu Foreign Corrupt Practices Act (FCPA), Birleşik Krallık'ın yolsuzlukla mücadele kanunu olan United Kingdom Bribery Act (UKBA), Brezilya'nın Temiz Şirket Yasası, Almanya'nın yine yolsuzlukla ilgili sınır ötesi düzenlemeler içeren Ceza Kanunu ve Fransa'nın Loi Sapin'i. Tüm bu saydığım kanunların çıkış noktası benzer; globalleşen dünyada artık yolsuzluk ve benzer suçlar yerel değil küresel bir şekilde işleniyor. Bu nedenle, devletler kendilerine biraz olsun dokunabilecek suçları kendi yetki sınırları içine alıp, cezalandırmak istiyorlar. Örnek vermek gerekirse, uluslararası bir şirketin FCPA kapsamına girmesi için ABD'de yerleşik olmasına gerek yok: (i) ABD'de faaliyet gösteren bir şirketin yurtdışındaki ortakları ve iştirakleri, (ii) payları ve diğer menkul kıymetleri bir ABD borsasında işlem gören yabancı şirketler, (iii) ABD'de yerleşik veya borsaya kayıtlı şirketler adına faaliyet gösteren hissedarlar, yetkililer ve vekiller, (iv) ABD'de ikamet eden yabancılar, (v)ABD'de ticari faaliyet gösteren kişiler de FCPA kapsamına giriyor. Hatta ve hatta Amerika'da hiçbir faaliyet göstermeyen bir yabancı şirket tarafından yine yabancı bir kamu görevlisine veya başka bir şirkete dolar üzerinden para transferi yapılması durumunda, bankacılık işleminde Amerikan bankalarının hesapları kullanıldığı için, bu işlem de FCPA kapsamına girebiliyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) bu şirketlere karşı soruşturma açabiliyor. 2008 senesinde bir Alman şirketi olan Siemens, buna benzer işlemler sebebiyle FCPA kapsamında kabul edilmişti; yapılan soruşturma ve yargılama sonucunda ABD Adalet Bakanlığı ile 800 milyon dolarlık bir anlaşma imzalayarak, cezai yaptırımlardan kurtulmuştu. Aynı şekilde, örneğin rüşvet teklifini e-mail veri tabanları ABD'de bulunan bir yabancı şirketin e-mail hesabından yaptığınız takdirde, yapılan yolsuzluğun/rüşvetin ABD ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, yine de FCPA kapsamına girebiliyorsunuz. Aynen bu şekilde, Deutsche Telekom'un Macar iştiraki olan Magyar Telekom Plc'nin Amerikan vatandaşı olmayan üç üst düzey yöneticisi SEC tarafından Macar kamu görevlilerine rüşvet verilmesine ilişkin olarak soruşturulmuş ve e-maillerinin ABD'de bulunan e-mail veri tabanlarında depolanıyor oluşu FCPA'in yabancı şirketlerin yabancı yöneticilerine yönelik sınır ötesi etki doğurması için yeterli bir neden olarak kabul edilmişti.

Yine yabancı bir şirket olarak, UKBA kapsamına da girmeniz için Birleşik Krallık'ta faaliyet göstermeniz veya Birleşik Krallık'ta ikamet etmeniz yeterli. Fransa, Brezilya ve Almanya'nın yolsuzluk alanındaki düzenlemeleri de aynı mantıkla bu ülkelerin yargılama ve cezalandırma yetkilerinin sınırlarını olabildiğince genişletecek şekilde oluşturulmuş.

Bu nedenle, günümüz dünyasında şirketlerin yolsuzlukla ve rüşvetle mücadele politikalarının sadece kuruldukları/ana faaliyetlerini gösterdikleri ülkelerin yasalarına göre şekillenmesi artık yetmiyor. Uluslararası anlaşmalara ek olarak, "extra-territorial" diye adlandırdığımız, sınır ötesi etkisi olan yasalarla beraber dünyadaki yolsuzlukla mücadele gereklilikleri ve beklentiler bir hayli yükselmiş durumda. Bu nedenle, şirketlerin uluslararası standartları göz önünde bulundurarak hareket etmeleri gerekiyor. Yoksa, az önce verdiğim örnekte görebileceğiniz gibi, sonuçları çok sert olabiliyor.

Yolsuzluk konusunda çalışan Uluslararası Şeffaflık Derneği ve OECD gibi uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarda Türkiye'nin bulunduğu yerin kötüye gitmesinin sebebi sizce nedir?

Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin son araştırmalarına göre Türkiye yolsuzlukta dünya sıralamasında 167 ülke arasında 66. ssııırraadddaa.. Bunun birçok sebebi olduğunu düşünüyorum. Öncelikle, daha önce de belirttiğim gibi Türkiye'de yolsuzlukla mücadele alanında kompakt bir mevzuat yok. Mevzuat dağınık olduğu için, eylemlerin risk değerlendirilmesine tabi tutulması ve bu eylemlerin olası sonuçlarından kamuoyunun habersı zorlaşıyor. Bilincin düşük seviyede kalması, yani neyin suç oluşturduğunun ve bu suçların olası sonuçlarının kamuoyu tarafından bilinmemesi, doğal olarak ülkemizde yolsuzlukla mücadeleyi zorlaştırıyor. Mevzuatın niteliğinin yanı sıra, denetimin de dünya sıralamasındaki yerimizi etkilediği bir gerçek. Yolsuzlukla mücadele alanında hiç kuşku yok ki, en önemli yapılar Cumhuriyet savcılıkları ve kolluk kuvvetlerimiz. Denetim birimlerinin yolsuzlukla mücadelede çok önemli katkılar sağladıkları yadsınamaz bir gerçek. Örneğin, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu gibi yapılanmalar yolsuzluğa karşı dolaylı örgütlenme alanlarıdır.

Ancak, yolsuzluğun denetlenmesinde ülkemizde bazı sorunlar bulunuyor. Örneğin, kamu görevlilerinin dahil olduğu yolsuzluk ve diğer suiistimalleri denetleyen başlıca kurum, Kamu Görevlileri Etik Kuruludur. 2005 yılından 2015 yılına kadar Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na toplamda sadece 1821 başvuru yapılmış ve bunların 1237'si, usule aykırılık nedeniyle reddedilmiş. 496'sı incelemeye alınmış ve bu başvuruların 71'inde etik ihlali kararı verilmiş. Yapılan başvurular arasında ise yolsuzluk iddiaları, kayırmacılık/ayrımcılık iddiaları ve çıkar çatışması iddiaları yer almakta. 2015 yılında ise Etik Kurulu'na yalnızca 126 başvuru yapılmış, bunların 79'u usule aykırılık nedeniyle reddedilmiş ve yalnızca 47 tanesi inceleme kapsamına alınmış. Bu 47 başvurudan, 13 tanesinin incelemesi 2016 yılına ertelenmiş, sadece 34 tanesi hakkında etik ihlali kararı verilmiş. Kamu Görevlileri Etik Kurulu'nun etkinliği ve tarafsızlığı, yaptırım kararı alınan başvuru sayısının azlığı sebebiyle, özellikle Dünya Şeffaflık Derneği tarafından eleştiriliyor. Bu kurulun gerçekten de amacını yerine getirebilmesi için, bir yaptırım gücünün bulunması, ama bunun da ötesinde o yaptırım gücünün bilinmesi gerekiyor. Maalesef, bu iki konuda yeterli seviyede değiliz. Bizim kültürümüzde "ispiyonculuk" diye bir mesele var. İnsanlar birbirilerine olan sadakatleri sebebiyle, birçok yolsuzluğu görmezden geliyorlar, ilgili mercilere bildirmiyorlar. Halbuki, bu tür bildirimler bir ya da iki kişinin ceza görmesine sebep olmasın diye yapılmazken, ülke olarak uğradığımız kaybın telafisi hiç olmuyor.

Ayrıca, özel sektör için öngörülmüş olan rüşvet ve yolsuzlukla ilgili hükümler Türk hukukunda klasik, kamusal bir rüşvet alma/verme suçuyla aynı mevzuat ve yasal düzenlemeler altında, çok sınırlı bir çerçevede düzenlenmiş. Ancak, kamu sektörü ve özel sektörün dinamikleri çok farklı. Türk hukukunda özel sektöre ilişkin yolsuzlukla mücadele düzenlemelerinin eksikliğinin en temel sorunlardan biri olduğunu düşünüyorum.

Özel sektöre ilişkin mevzuatın sınırlılığının yanı sıra, yurtdışındaki yolsuzlukla mücadele mevzuatlarında öngörülmüş olan şirket içi düzenlemeler Türkiye'de yeterince kapsamlı bir biçimde düzenlenmemiş durumda. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün, şeffaflık performansı araştırmasına göre, Borsa İstanbul 100 Endeksi'nde bulunan şirketlerin yalnızca %28'i yolsuzlukla mücadele konusunda şeffaf raporlama yapıyor. Türk şirketleri bu oranla, dünya genelinde ortalama puanı %70 olan çokuluslu şirketlerin çok gerisinde kalıyorlar. Bu bağlamda Uluslararası Şeffaflık Derneği, hükümetlere şirketlerin iç süreçlerinde şeffaflığı teşvik etmelerini, bilgi edinme yasalarını yürürlüğe koyup uygulamalarını, ihale ve kamu finans yönetimi standartlarını uygulamalarını öneriyor. Bunun yanı sıra, şirket içi süreçlerde şirketlerin yolsuzlukla mücadele alanında daha aktif rol oynamasını da salık veriyor. Baktığınızda, şirket içi dinamikleri ve sorunları en iyi gözlemleyebilecekler denetim kuruluşları değil, şirketin kendisidir. Bu nedenle, şeffaflık politikaları teşvik edilmeli, şirket içi uyum süreçlerine daha fazla önem verilmelidir. Şirketlerin yolsuzlukla mücadele konusunda attığı adımlar ayrıca kamuoyunu da bu konulara daha fazla önem vermeye itecek ve hem özel sektörü hem de kamu sektörünü bilinçlendirecektir.

Ülkemiz, gelişmekte olan bir ülke olarak potansiyeli çok yüksek bir ülke ve bu konulara önem verdiği takdirde, bu sıralamalarda hızlıca yükselebileceğini düşünüyorum. 2012 senesinde Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikler ile yargıda yolsuzluk kapsamına tahkim usulü çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere rüşvet verilmesini dahil eden ülkemizin, benzer atılımları ve düzenlemeleri gerçekleştirmeye devam etmesi gerekiyor.

Yolsuzluk deyince mutlaka bir kamu kurumuyla olan ilişkideki yolsuzluğu mu anlamak gerekir? Örneğin, iki şirket arasındaki bir işlemde yolsuzluk riski mevcut mudur?

Özel sektörde, kamu sektöründe olduğu gibi yolsuzlukriski mevcuttur. Ancak, özel sektör için öngörülmüş yolsuzlukla ilgili hükümler Türk hukukunda klasik, kamusal bir rüşvet alma/verme suçuyla aynı mevzuat ve yasal düzenlemeler altında, çok sınırlı bir çerçevede düzenlenmiştir. Örneğin, Türk Ceza Kanunu'ndaki rüşvet suçuna ilişkin düzenlemede, rüşvet alan tarafın özel sektördeki kişi ve kurumlar olabildiği haller oldukça sınırlı. Bu düzenlemeler, temelde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kamu iştirakiyle kurulmuş şirketler ve bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler için getirilmiş olup, özel sektör bakımından sadece kooperatifler ve halka açık anonim şirketler rüşvet suçu kapsamına alınmıştır. Örneğin halka açık olmayan bir anonim şirket, bir limited şirketin yöneticisine haksız menfaat sağladığı durumda, bu durum Türk Ceza Kanunu kapsamında rüşvet suçu olarak sayılamaz. Bu gibi kamu sektörüne yönelik kalan düzenlemeler, Türk hukukunda özel sektörde rüşvet ve yolsuzlukla mücadele suçu düzenlemesinin en temel eksiklerinden biri olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye'nin de onayladığı uluslararası mevzuat da, bu gerekliliği onaylar bir çerçeve çizmekte, yolsuzluğun özel sektöre sirayetini önlemek ve özel sektörde muhasebe ve denetim standartlarını yükseltmek amacıyla önlemler alınmasını şart koşmaktadır. Örneğin, Türkiye'nin 2006 yılında uygulamaya başladığı Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, özel sektörde yolsuzluğun engellenmesi için yasa uygulayıcı kurumlar ile özel kuruluşlar arasında işbirliğinin geliştirilmesi, ilgili özel kuruluşların dürüstlüğünü korumaya yönelik standart ve usullerin geliştirilmesinin teşvik edilmesi, özel kuruluşlar arasında saydamlığın artırılması ve yapı ve büyüklüklerini dikkate alarak, özel girişimlerin, yolsuzlukla mücadeleye yardımcı olacak yeterli iç denetim yollarına sahip olmasının ve bu özel girişimlerin muhasebe kayıtlarının ve gerekli mali raporlarının uygun denetim ve tasdik usullerine tabi olmasının sağlanması gibi somut adımlar önermektedir.

Türkiye'nin bu ve bunun gibi adımları gerçekleştirmesi için daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini düşünüyorum. Kamu sektörü ve özel sektördeki rüşvet ve yolsuzluk kavramlarının dinamikleri birbirinden farklı olduğundan, Türk hukukunda, özel sektörün kendi dinamikleri değerlendirilerek, uluslararası mevzuattaki yükümlülüklere de uyumlu olacak şekilde yeni düzenlemeler yapılması gerekiyor.

Örneğin, Uluslararası Şeffaflık Derneği Türkiye'ye ilişkin raporunda da atıf yaptığı TBMM Yolsuzluk Araştırma Komisyonu Raporu'nda, özel sektördeki aktif ve pasif rüşvet suçlarına ilişkin olarak bir "Yolsuzlukla Mücadele Kanunu" hazırlanması gerektiğini belirtmektedir. Bu görüşe katılıyorum. Özel sektör ve kamu sektörünün dinamikleri birbirinden bambaşka olduğu için, sadece iki şirket arasındaki yolsuzluğu da düzenleyecek bir mevzuata ihtiyacımız var.

Yolsuzlukla mücadele için somut olarak şirketlerin neler yapmaları gerekir? Bu konuda hukukçu olarak sizin tavsiyeleriniz nelerdir?

En başta, klasik de olsa bilinç gerekir diyeceğim. Örneğin, rüşvet suçunun söz konusu olabilmesi için her ne kadar bir kamu görevlisinin dahli gerekse de, sadece rüşveti alan değil rüşvet veren kişi de suçun failidir. Bunun yanı sıra, konuşmamızın başında da belirttiğim gibi, şirketlerin kapsamına girdikleri düzenlemeleri iyi bilmeleri ve bu düzenlemelere paralel olarak iç uyum programları düzenlemeleri yararlı olacaktır. Ayrıca şeffaflık politikası belirlemeleri, bu politikayı şirket içi etik kuralları (code of ethics) ve davranış kuralları (code of conduct) oluşturarak sağlamlaştırmaları gerekmektedir. Tabii ki bu tarz şirket içi kurallara ilişkin olarak çalışanlara da gerekli eğitimler verilmeli, yolsuzlukla mücadele konusunda şirket içi bir farkındalık yaratılmalıdır. Etik ve İtibar Derneği'nin (TEİD) yürüttüğü "Özel Sektör Yolsuzluk Algı Araştırması" da, şirket içi farkındalığın altını çiziyor. Araştırmada sorulan "Etik ve uyum konularından sorumlu bir kişi var mı?" sorusuna çalışanların %54'ü "evet" derken, %10'u "hayır", %36'sı ise "fikrim yok" cevabını vermiş. "Şirketinizde yolsuzlukla mücadele programı var mı?" sorusuna ise çalışanların yalnızca %32'si "evet" cevabını vermiş. Bunlar maalesef pek iç açıcı rakamlar değil. Şimdi bu rakamlarla ortaya çıkan anketin, ağırlıklı olarak İstanbul'da yerleşik ve TEİD'e üye olacak kadar bu konulara önem veren şirketlerde çalışanların cevaplarıyla oluştuğunu düşünelim. Bunu düşünüp, bir de TEİD'le alakası olmayan ve İstanbul dışındaki şirketlerdeki durumu hesaba katacak olursak, özel sektörümüzün "uyum" konusundaki durumu pek de iç açıcı değil.

Çok önemli başka bir diğer konu, şirket yöneticilerinin şirket içi iletişim kanallarını açık tutmaları ve üst/ ast ilişkilerinin şeffaflığını destekler bir tutum izlemeleri. Daha önce de belirttiğim gibi, şirketlerin işleyişini en iyi gözlemleyen, yine o şirketin çalışanları oluyor. Bu nedenle, çalışanların şirket içinde gördükleri sorunları üstlerine iletebilecekleri ve bunu yaparken kendilerini güvende hissedebilecekleri "hotline" dediğimiz iletişim kanalları oluşturulmasının çok faydalı olacağını ve şirketlerin düzenlemelere uyum süreçlerinde işlerini kolaylaştıracağını düşünüyorum. Bu şekilde şirket içinde fark edilmeyen büyük sorunlar da "whistleblower"lar yani muhbirler tarafından yönetime daha rahat bir biçimde yansıtılabilecektir. Muhbir, hep kamuoyu tarafından hep olumsuz anlamlar yüklenen bir kavram olmasına karşın, şirketlerin işleyişi ve şirket içinde gerekli müdahalelerde bulunabilmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

© Kolcuoğlu Demirkan Koçaklı Attorneys at Law 2015

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

To print this article, all you need is to be registered on Mondaq.com.

Click to Login as an existing user or Register so you can print this article.

Authors
 
Some comments from our readers…
“The articles are extremely timely and highly applicable”
“I often find critical information not available elsewhere”
“As in-house counsel, Mondaq’s service is of great value”

Up-coming Events Search
Tools
Print
Font Size:
Translation
Channels
Mondaq on Twitter
 
Register for Access and our Free Biweekly Alert for
This service is completely free. Access 250,000 archived articles from 100+ countries and get a personalised email twice a week covering developments (and yes, our lawyers like to think you’ve read our Disclaimer).
 
Email Address
Company Name
Password
Confirm Password
Position
Mondaq Topics -- Select your Interests
 Accounting
 Anti-trust
 Commercial
 Compliance
 Consumer
 Criminal
 Employment
 Energy
 Environment
 Family
 Finance
 Government
 Healthcare
 Immigration
 Insolvency
 Insurance
 International
 IP
 Law Performance
 Law Practice
 Litigation
 Media & IT
 Privacy
 Real Estate
 Strategy
 Tax
 Technology
 Transport
 Wealth Mgt
Regions
Africa
Asia
Asia Pacific
Australasia
Canada
Caribbean
Europe
European Union
Latin America
Middle East
U.K.
United States
Worldwide Updates
Check to state you have read and
agree to our Terms and Conditions

Terms & Conditions and Privacy Statement

Mondaq.com (the Website) is owned and managed by Mondaq Ltd and as a user you are granted a non-exclusive, revocable license to access the Website under its terms and conditions of use. Your use of the Website constitutes your agreement to the following terms and conditions of use. Mondaq Ltd may terminate your use of the Website if you are in breach of these terms and conditions or if Mondaq Ltd decides to terminate your license of use for whatever reason.

Use of www.mondaq.com

You may use the Website but are required to register as a user if you wish to read the full text of the content and articles available (the Content). You may not modify, publish, transmit, transfer or sell, reproduce, create derivative works from, distribute, perform, link, display, or in any way exploit any of the Content, in whole or in part, except as expressly permitted in these terms & conditions or with the prior written consent of Mondaq Ltd. You may not use electronic or other means to extract details or information about Mondaq.com’s content, users or contributors in order to offer them any services or products which compete directly or indirectly with Mondaq Ltd’s services and products.

Disclaimer

Mondaq Ltd and/or its respective suppliers make no representations about the suitability of the information contained in the documents and related graphics published on this server for any purpose. All such documents and related graphics are provided "as is" without warranty of any kind. Mondaq Ltd and/or its respective suppliers hereby disclaim all warranties and conditions with regard to this information, including all implied warranties and conditions of merchantability, fitness for a particular purpose, title and non-infringement. In no event shall Mondaq Ltd and/or its respective suppliers be liable for any special, indirect or consequential damages or any damages whatsoever resulting from loss of use, data or profits, whether in an action of contract, negligence or other tortious action, arising out of or in connection with the use or performance of information available from this server.

The documents and related graphics published on this server could include technical inaccuracies or typographical errors. Changes are periodically added to the information herein. Mondaq Ltd and/or its respective suppliers may make improvements and/or changes in the product(s) and/or the program(s) described herein at any time.

Registration

Mondaq Ltd requires you to register and provide information that personally identifies you, including what sort of information you are interested in, for three primary purposes:

  • To allow you to personalize the Mondaq websites you are visiting.
  • To enable features such as password reminder, newsletter alerts, email a colleague, and linking from Mondaq (and its affiliate sites) to your website.
  • To produce demographic feedback for our information providers who provide information free for your use.

Mondaq (and its affiliate sites) do not sell or provide your details to third parties other than information providers. The reason we provide our information providers with this information is so that they can measure the response their articles are receiving and provide you with information about their products and services.

If you do not want us to provide your name and email address you may opt out by clicking here .

If you do not wish to receive any future announcements of products and services offered by Mondaq by clicking here .

Information Collection and Use

We require site users to register with Mondaq (and its affiliate sites) to view the free information on the site. We also collect information from our users at several different points on the websites: this is so that we can customise the sites according to individual usage, provide 'session-aware' functionality, and ensure that content is acquired and developed appropriately. This gives us an overall picture of our user profiles, which in turn shows to our Editorial Contributors the type of person they are reaching by posting articles on Mondaq (and its affiliate sites) – meaning more free content for registered users.

We are only able to provide the material on the Mondaq (and its affiliate sites) site free to site visitors because we can pass on information about the pages that users are viewing and the personal information users provide to us (e.g. email addresses) to reputable contributing firms such as law firms who author those pages. We do not sell or rent information to anyone else other than the authors of those pages, who may change from time to time. Should you wish us not to disclose your details to any of these parties, please tick the box above or tick the box marked "Opt out of Registration Information Disclosure" on the Your Profile page. We and our author organisations may only contact you via email or other means if you allow us to do so. Users can opt out of contact when they register on the site, or send an email to unsubscribe@mondaq.com with “no disclosure” in the subject heading

Mondaq News Alerts

In order to receive Mondaq News Alerts, users have to complete a separate registration form. This is a personalised service where users choose regions and topics of interest and we send it only to those users who have requested it. Users can stop receiving these Alerts by going to the Mondaq News Alerts page and deselecting all interest areas. In the same way users can amend their personal preferences to add or remove subject areas.

Cookies

A cookie is a small text file written to a user’s hard drive that contains an identifying user number. The cookies do not contain any personal information about users. We use the cookie so users do not have to log in every time they use the service and the cookie will automatically expire if you do not visit the Mondaq website (or its affiliate sites) for 12 months. We also use the cookie to personalise a user's experience of the site (for example to show information specific to a user's region). As the Mondaq sites are fully personalised and cookies are essential to its core technology the site will function unpredictably with browsers that do not support cookies - or where cookies are disabled (in these circumstances we advise you to attempt to locate the information you require elsewhere on the web). However if you are concerned about the presence of a Mondaq cookie on your machine you can also choose to expire the cookie immediately (remove it) by selecting the 'Log Off' menu option as the last thing you do when you use the site.

Some of our business partners may use cookies on our site (for example, advertisers). However, we have no access to or control over these cookies and we are not aware of any at present that do so.

Log Files

We use IP addresses to analyse trends, administer the site, track movement, and gather broad demographic information for aggregate use. IP addresses are not linked to personally identifiable information.

Links

This web site contains links to other sites. Please be aware that Mondaq (or its affiliate sites) are not responsible for the privacy practices of such other sites. We encourage our users to be aware when they leave our site and to read the privacy statements of these third party sites. This privacy statement applies solely to information collected by this Web site.

Surveys & Contests

From time-to-time our site requests information from users via surveys or contests. Participation in these surveys or contests is completely voluntary and the user therefore has a choice whether or not to disclose any information requested. Information requested may include contact information (such as name and delivery address), and demographic information (such as postcode, age level). Contact information will be used to notify the winners and award prizes. Survey information will be used for purposes of monitoring or improving the functionality of the site.

Mail-A-Friend

If a user elects to use our referral service for informing a friend about our site, we ask them for the friend’s name and email address. Mondaq stores this information and may contact the friend to invite them to register with Mondaq, but they will not be contacted more than once. The friend may contact Mondaq to request the removal of this information from our database.

Security

This website takes every reasonable precaution to protect our users’ information. When users submit sensitive information via the website, your information is protected using firewalls and other security technology. If you have any questions about the security at our website, you can send an email to webmaster@mondaq.com.

Correcting/Updating Personal Information

If a user’s personally identifiable information changes (such as postcode), or if a user no longer desires our service, we will endeavour to provide a way to correct, update or remove that user’s personal data provided to us. This can usually be done at the “Your Profile” page or by sending an email to EditorialAdvisor@mondaq.com.

Notification of Changes

If we decide to change our Terms & Conditions or Privacy Policy, we will post those changes on our site so our users are always aware of what information we collect, how we use it, and under what circumstances, if any, we disclose it. If at any point we decide to use personally identifiable information in a manner different from that stated at the time it was collected, we will notify users by way of an email. Users will have a choice as to whether or not we use their information in this different manner. We will use information in accordance with the privacy policy under which the information was collected.

How to contact Mondaq

You can contact us with comments or queries at enquiries@mondaq.com.

If for some reason you believe Mondaq Ltd. has not adhered to these principles, please notify us by e-mail at problems@mondaq.com and we will use commercially reasonable efforts to determine and correct the problem promptly.