Turkey: Sağlik Hukukunda Hekim İle Hasta Ve Hasta İle Hastane Arasi İlişkinin Hukuki Niteliği

Last Updated: 1 July 2019
Article by Zeynep Gülay
Most Read Contributor in Turkey, July 2019

ÖZET

Sağlık hukukunun temelini yaşam ve sağlık hakkı oluşturmaktadır. Sağlık hukuku, sağlık hizmetlerinin işleyişi, uygulanması ve bu uygulama sırasında çıkabilecek sorunların çözümünde geçerli olan hukuk kuralları bütünüdür. Tıp hukuku olarak da bilinen sağlık hukuku, hastaların haklarını koruduğu gibi, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da haklarını korur. Buna bağlı olarak, hasta, hekim ve sağlık çalışanları arasında oluşacak anlaşmazlıklarda tarafların mağdur olmamaları için sağlık hukuku hükümleri uygulanır. Ancak, hasta ve hekim arası hukuki ilişkinin niteliği somut olaya göre değişiklik göstermekte olup, bu ilişkinin belirlenmesi hasta ve hekim ilişkisinden kaynaklı açılan davaların niteliğinde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, hasta ve hekim arası hukuki ilişkinin niteliği gerek doktrin gerek Yargıtay kararları ışığında değerlendirilecektir.

Anahtar Kelimeler: Sağlık Hukuku, Hekim İle Hasta Arası İlişki, Hekim İle Hasta Arası Uyuşmazlıklarda Hukuki Nitelik.

GİRİŞ

Genel olarak kabul edilen görüşe göre, hekim ile hasta arasındaki ilişki sözleşmesel bir ilişki olup; sözleşmenin konusunu, hekimin hastasını öncelikle bilgilendirerek yapılacak tıbbi müdahaleler konusunda aydınlatması, tıbbi standartlara uygun olarak muayene ile özenli ve dikkatli davranarak teşhis koyması ve tedavi etmesi oluşturur. Gerek 818 sayılı eski Borçlar Kanunu'nda, gerekse 6089 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu'nda hekim ile hasta veya hastane ile hasta arasındaki ilişkiyi düzenleyen herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu durum da taraflar arasındaki ilişkinin ne tür bir ilişki olduğuna dair görüş ayrılıklarına ve belirsizliklere yol açmaktadır. Söz konusu görüş ayrılıklarının ortak noktası, genelde hekim ile hasta ve hastane ile hasta arasındaki ilişkinin sözleşme niteliği taşıdığı yönündedir. Bu çalışmamızda, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği konusundaki görüşlere doktrin ve Yargıtay Kararları ışığında değinilecektir.

I. HEKİMLİK SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLER

Bağımsız çalışan hekim ile hasta arası veya özel hastane ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin niteliği dört ayrı başlık altında incelenmelidir; bu ilişkinin niteliği somut olaya göre değişkenlik göstermekte olup, vekalet, eser veya hizmet sözleşmesine dayanabileceği gibi, sui generis olarak adlandırılan kendine özgü bir sözleşme ilişkisine de dayanabilmektedir.

1. Vekalet Sözleşmesi Olduğu Görüşü

Hekim ile hasta arasındaki sözleşmenin vekalet nitelikli bir sözleşme olduğu görüşünün çoğunlukta olduğunu söylemek mümkündür. Bu görüşte olan yazarlar, hekimin tıbbi müdahale yapma borcu ile belli bir iş görmeyi borçlandığı ve hastanın da teamülden dolayı hekime ücret ödediğini, hekimin sonucu değil de yapılan tıbbi müdahalenin tıbbi standartlara uygun olarak dikkatli ve özenli yapılmasını taahhüt ettiği ve son olarak hekimin hastanın emir ve talimatları ile borcunu yerine getirmediği için hekim ile hasta arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğunu savunmuşlardır. Özellikle hekim ile hasta arasındaki sözleşmede tedavi sonucunun garanti edilmemesi, hekimin kusuru bulunmaksızın başarısızlıkla sonuçlanan tıbbi müdahalelerin başarılı olmamasının riskinin hekime ait olmaması hekimlik sözleşmesinin vekalet akdi niteliği taşıdığına dair görüşlerin çoğalmasına sebep olmuştur.1

Yargıtay bir kararında hekim ve hasta arasındaki sözleşmenin vekalet akdi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini şu şekilde belirtmiştir; ''..Mesleki bir iş gören; doktor olan vekilin ona güvenen müvekkilin titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz bir özeni göstermeyen vekil, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılır. Doktorlar hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermelidir.''2 Bu noktada belirtmek isteriz ki taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin olmadığı ve hastanın rızasının da olumlu ya da olumsuz yönde var olmadığı durumlarda, hekimin, hastanın yararına tıbbi bir müdahalede bulunması halinde vekaletsiz iş görmeden söz edilmektedir.

Örneğin, bilinci kapalı bir hastaya, hekimin tıp biliminin kuralları çerçevesinde yapacağı müdahale vekaletsiz iş görme olarak değerlendirilir ve hukuka uygun görülür. Aynı şekilde, bir toplantı ya da bir seyahat esnasında aniden fenalaşan bir kişiye, yakında bulunan bir hekimin ilk müdahalede bulunması yine vekaletsiz iş görme hükümlerine göre değerlendirilecektir. Bu hallerde, hastanın varsayılan rızasına ve üstün özel yararına uygun bir tıbbi müdahale olduğundan, bunun bir haksız fiil olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. Vekaletsiz iş görme hükümlerine başvurulan bir başka durum ise, ameliyat devam ederken beklenmeyen ve hayati önem taşıyan bir durumun ortaya çıkmasıdır. Kural olarak hekim, hastasını aydınlatarak rızasını almış ve yapacağı tıbbi müdahale bu şekilde başlamıştır. Ancak, tıbbı müdahale devam etmekte iken daha önceden tespit edilememiş olan hayati bir durum ortaya çıkarsa ve hekim hastasının rızasını almadığı halde (ya da varsayılan rızasına dayanarak) ameliyata devam ederse yine vekaletsiz iş görmüş kabul edilir.3

2. Eser Sözleşmesi Olduğu Görüşü

Yukarıdaki açıklamalarımız ışığında görüleceği üzere, genel cerrahi müdahaleler vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Buna karşılık estetik müdahalelerde, eser sözleşmesi uygulama alanı bulmaktadır. Eser kavramından ne anlaşılması gerektiği kanunda açık değildir. Bazı yazarlar, insanın emek ürünü olan ve bir bütünlük arz eden, iktisadi değeri bulunan her ürünün, maddi nitelikte olsun veya olmasın eser olarak kabul edileceği görüşündedir.4 Önemli olan insan emeği ürünü olan çalışmanın tek bir görüntü olarak ortaya çıkan ve bütünlük arz eden bir çalışma olmasıdır. Vekalet ile eser sözleşmesi arasındaki en önemli fark, vekalet sözleşmesinde hekim sonucu hiçbir zaman taahhüt etmezken (edemezken), eser sözleşmesinde yüklenici taahhüt ettiği sonucu meydana getirmeyi üstlenir. Bu durum Yargıtay'ın bir kararında şu şekilde ifade edilmiştir ''Hekimin bir sonuç taahhüdü altına girdiği durumlarda somut olaya eser sözleşmesi uygulanır. Bilindiği üzere, vekalet sözleşmesinde bir sonuç taahhüdü bulunmaz. Vekil, vekaletini aldığı işi sadakat ve özen ilkelerince yerine getirmekle sorumlu olup, meydana gelen sonuçtan sorumlu tutulmaz. Oysa eser sözleşmesinde yüklenici, bir eser meydana getirme taahhüdünü vermiştir..''5 Yargıtay'ın birçok kararında liposuction (yağ alma)6, karın germe ameliyatı,7 protez diş yapımı,8 dişlere implant veya köprü yapılması,9 diş çekimi veya dolgu yapılması,10 protez damak yapımı,11 burun ameliyatı,12 yüz gerdirme ameliyatı,13 lazer epilasyon işleminin14 eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtilmiştir. Görüleceği üzere, hekimin tedavi amacı taşımayan, sadece estetik amaçlı müdahalelerin eser sözleşmesindeki kanuni tanıma uygun olarak eser olarak kabulü ve sonucun taahhüt edildiğinin kabulü ile hekim ile hasta arasındaki bu müdahaleleri içeren sözleşmelerinde eser sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü oldukça yaygındır. Bu görüşü savunanlar, yapılan estetik içerikli müdahalelerde sonucun taahhüt edildiği ve bu nedenle estetik müdahale yapılan hastanın hakkını korumak gerektiğinden yola çıkarak bu gibi müdahalelerde hekim ve hasta arasındaki sözleşmeye istisna sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşündedirler.15

3. Hizmet (İş) Sözleşmesi Olduğu Görüşü

Hekim ile hasta arası ilişkinin hizmet sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünen azınlık bir grup vardır. Ancak hekim ile hasta arasındaki sözleşmeyi, hizmet sözleşmesi olarak nitelendirmek hizmet sözleşmesinin ayırıcı unsurlarından dolayı yanlış olacaktır. Zira hekim, hastasını belirli veya belirli olmayan bir süre için tedavi etmeyi değil, belli ya da belli olmayan bir zamana bağlı olmaksızın serbestçe tedavi etmeyi borçlanmaktadır. Ayrıca hekim tıbbi müdahaleyi hastanın direktif ve talimatlarına bağlı olmaksızın, mesleğinin gerektirdiği şekilde yerine getirmektedir.16 Doktrinde hizmet sözleşmesinin belli veya belirli olmayan süreyle iş görme unsurundan dolayı ile hekimliğinin hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul eden görüşler mevcuttur. Bu görüşe göre; aile hekimi, sağlık problemleriyle ilgilendiği aileyle belirli veya belirsiz süre içinde hizmet sunduğundan, aile hekimi ile aile arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu savunulmaktadır.17

4. Sui Generis (Kendine Özgü Sözleşme) Olduğu Görüşü

''Sui Generis'' kavramı, kendine özgü, nevi şahsına münhasır, alışılmış türlere girmeyen özel durum olarak tanımlanmaktadır.18 Kendine özgü yapısı olan bu sözleşmeler kanunlarda belirtilen hiçbir sözleşme tipine girmemekte, yapısal olarak tamamen farklılık arz etmektedirler. Bu sözleşmelerde, kanunda düzenlenmiş nitelikleri izin verdiği ölçüde benzeyen sözleşmelere uygulanan kanun hükümleri uygulanır. Eğer çıkan bir uyuşmazlık Borçlar Özel Hükümler bölümünde bulunan sözleşmelerde bulunmaz ise Borçlar Hukuku Genel Hükümler bölümündeki düzenlemelere de başvurulur. Nitekim kendine özgü yapısı olan sözleşmelere ilişkin hukuki ihtilafların çözüm yolları genelde mahkeme içtihatlarıyla tespit edilmiş adet hukukunda bulunur. Bu vesileyle hakim, TMK m.1 uyarınca kendisi hukuk yaratma yoluyla ihtilafları çözebilir.19 Doktrinde ve Yargıtay kararlarında çoğunlukla hekim ile hasta arasındaki sözleşmenin niteliklerinin ve mahiyetinin aynı olma gerekçesiyle vekalet sözleşmesi olduğu savunulsa da; azınlıkta kalan bir görüş de bu sözleşmenin kendine özgü yapısı olan ve kendine has özellikleri taşıyan sui generis bir sözleşme olduğunu savunmaktadır.

II. HASTANE İLE HASTA ARASINDAKİ HUKUKİ İLİŞKİ

Özel Hastane Olması Halinde

Hasta, özel bir hastaneye tedavi amacıyla başvurduğunda, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi doğar. Bu sözleşme ilişkisi hasta ile hekim arasında kurulmaz. Sözleşme ilişkisi özel hastane ile hasta arasında kurulmuş olur. Hekim sözleşmenin bir tarafı olarak sözleşmede yer almaz. Bu nedenle hastaya karşı sorumluluk gerektiren bir durumda hekimin sözleşmeye aykırılık nedeniyle sorumluluğuna gidilemez. Bu durumda hekim TBK'nın 49. maddesinde yer alan haksız fiil hükümlerinden sorumlu olur. Çünkü bu durumda hasta ile hekim arasında sözleşmesel bir ilişki değil, aksine hâksız fiil ilişkisi mevcuttur. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, hasta ve hastane arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup, bu sözleşmenin niteliği somut olaya göre değişmektedir. Ayrıca özel hastanenin, bünyesinde çalıştırdığı hekim nedeniyle TBK'nın 116. maddesinde yer alan yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk gereğince de hastaya karşı sorumluluğu bulunmaktadır.

2. Kamu Hastanesi Olması Halinde

Kamu hastanelerinde yapılan tıbbi müdahalelerden doğan zararlar bakımından sorumluluk özel hukuk kurallarına değil, kamu hukuku esaslarına göre belirlenmelidir. Kamu hastanelerinde ise sözleşme ilişkisi değil idare hukuku ilişkisi söz konusu olmaktadır.20 Yargıtay bir kararında kamu hastanelerinde yapılan yanlış tıbbi uygulamalar için davanın idareye karşı açılması gerektiğini şu şekilde açıkça belirtilmiştir; "..Öyle ise, dava idare aleyhine açılıp, husumetin de idareye yöneltilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalı doktor A.Y. hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiği gözetilmeyerek işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.''21 Verilen bu karar ile hasta ve hekim arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, aksine hasta ve hastane arasında idare hukuku ilişkisinin bulunduğu, bu sebeple husumetin hekime değil, idareye yöneltilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

SONUÇ

Bağımsız çalışan hekim ile hasta arası veya özel hastane ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin niteliği dört ayrı başlık altında incelenmelidir; bu ilişkinin niteliği vekalet, eser (istisna) veya hizmet (iş) sözleşmesine dayanabileceği gibi, hiçbir sözleşme tipi içine girmeyen sui generis olarak adlandırılan kendine özgü bir sözleşme ilişkisine de dayanabilmektedir. Belirtmek isteriz ki bağımsız çalışan hekim ile hasta arası hukuki ilişkinin tarafları hekim ile hasta, özel hastane bünyesinde çalışan hekim ile hasta arası hukuki ilişkinin tarafları ise hekim ile hastanedir. Yani özel hastanede çalışan hekim veya yardımcı personel sözleşmenin tarafı olmaz. Dolayısı ile de hasta doğrudan hekim veya yardımcı personel ile değil, hastane ile muhatap olur. Bu durumda hekim, hastane adına hastaya tedavi hizmeti sunan kişi olarak TBK uyarınca ifa yardımcısı durumundadır. Ancak haksız fiil söz konusu olması halinde, meydana gelen zararlardan ötürü ilgili hekim veya personel sorumlu tutulmaktadır. Kamu hastanesinde çalışan hekim ile hasta arası ilişkide ise, sözleşme ilişkisinin yerini idare hukuku ilişkisi almaktadır. Bu durumda da taraflar hekim ile hasta olmamakta, hastane ile hasta olmaktadır. Ancak bu durumda da kamu görevlisi olan hekimin görevini yaparken kusurlu davranışta bulunmasının hizmet kusuru mu yoksa hizmetten ayrılabilen kişisel kusur mu olduğunun tespiti gerekmektedir. Çünkü kamu görevlisi olan hekimin kusurunun hizmet kusuru olması halinde, idari yargıda dava açılacak ve hukuki ilişkinin tarafları hastane ve hasta olacaktır. Ancak hekimin hizmet kusurundan ayrılan kişisel kusurunun olması halinde, adli yargıda dava açılacak ve hukuki ilişkinin bir tarafı doğrudan hekim olup, haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulacaktır.

Tüm bu açıkladığımız değişken durumlar karşısında, hekim ile hasta arası ilişkinin hukuki niteliğinin her bir somut olaya göre farklılık gösterdiğini söylememiz mümkündür. Bu durumda Yargıtay'ın da kabul ettiği üzere yapılacak iş, her hukuki ilişkiyi kendi içerisinde değerlendirmek ve uygun hukuki statüye koymaktır. Fakat her ne kadar somut ilişkiye göre hukuki ilişkinin tayin edilmesi gerektiğini belirtsek de gerek 818 sayılı Eski Borçlar Kanunu'nda, gerekse 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu'nda hekim ile hasta arası ilişkinin niteliğine dair herhangi bir hükme yer verilmemiş olması görüş ayrılıklarına ve belirsizliklere yol açmaktadır. Kanaatimizce, hekim ile hasta arası ilişkinin hukuki niteliğini belirleyen düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Çünkü ancak bu şekilde belirsizlikler ortadan kalkacak ve görüş birliği oluşacaktır.

1 Bahu Güneş, Hekimin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul, 2016, s. 48-49

2 Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 1994/8557 E. 1994/2138 K. 04.03.1994 Tarihli Kararı

3 Atiye Uygur, Hekimi Sözleşmeden Doğan Sorumluluğu, Doktora Tezi, 2009, www.tez.yok.gov.tr (erişim tarihi: 17.05.2018), s.24

4 Tandoğan, S.1; Yavuz, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2004, s.450.

5 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/17764 E. 2016/1256 K. 08.02.2016 Tarihli Kararı

6 Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2015/ 1871 E. 2016 / 1669 K. 11.02.2016 Tarihli Kararı

7 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin. 2015/11672 E. 2016/4827 K. 29.03.2016 Tarihli Kararı

8 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/3475 E. 2016/4827 K 16.02.2016 Tarihli Kararı

9 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/12673 E. 2015/6389 K. 15.04.2015 Tarihli Kararı

10 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/3391E. 2016/2393 K. 23.02.2016 Tarihli Kararı

11 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/12780 E. 2016/5642 K. 12.04.2016 Tarihli Kararı

12 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/9077 E. 2016/5505 K. 11.04.2016 Tarihli Kararı

13 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/12079 E. 2015/19759 K. 07.12.2015 Tarihli Kararı

14 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/11332 E. 2015/18789 K. 25.11.2015 Tarihli Kararı

15 Ahmet Ekşi, İslam Hukukunda Hekim ile Hasta Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği, Tıp Hukuku Dergisi, C.1, İstanbul, 2012.

s.36; Mehmet Ayan, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, Konya, 2013, s.55

16 Köksal Bayraktar, Yeni TCK ve Hekimin Sorumluluğu, A'dan Z'ye Sağlık Hukuku Sempozyum Notları, İstanbul Barosu 2.Ulusal Sağlık Hukuku Sempozyumu, İstanbul, 2007, www.nadirkitap.com, (21.05.2018), s.35

17 Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Beta, 22. basım, İstanbul 2011, s.12

18 Battal Yılmaz, Aydınlatılmış Rıza, Sağlık Hukuku Digestası, Yıl:1 Sayı:1, Ankara, 2009,

www.ankarabarosu.org.tr (erişim tarihi: 30.06.2018), s.631

19 Cevdet Yavuz, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2004, s.12-13

20 Hakan Hakeri, Tıp Hukuku, 7. Baskı, Ankara, 2013, s.601

21 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/4-579 E. 2014/155 K. 26.02.2014 Tarihli Kararı

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

To print this article, all you need is to be registered on Mondaq.com.

Click to Login as an existing user or Register so you can print this article.

Authors
 
Some comments from our readers…
“The articles are extremely timely and highly applicable”
“I often find critical information not available elsewhere”
“As in-house counsel, Mondaq’s service is of great value”

Related Topics
 
Related Articles
 
Up-coming Events Search
Tools
Print
Font Size:
Translation
Channels
Mondaq on Twitter
 
Mondaq Free Registration
Gain access to Mondaq global archive of over 375,000 articles covering 200 countries with a personalised News Alert and automatic login on this device.
Mondaq News Alert (some suggested topics and region)
Select Topics
Registration (please scroll down to set your data preferences)

Mondaq Ltd requires you to register and provide information that personally identifies you, including your content preferences, for three primary purposes (full details of Mondaq’s use of your personal data can be found in our Privacy and Cookies Notice):

  • To allow you to personalize the Mondaq websites you are visiting to show content ("Content") relevant to your interests.
  • To enable features such as password reminder, news alerts, email a colleague, and linking from Mondaq (and its affiliate sites) to your website.
  • To produce demographic feedback for our content providers ("Contributors") who contribute Content for free for your use.

Mondaq hopes that our registered users will support us in maintaining our free to view business model by consenting to our use of your personal data as described below.

Mondaq has a "free to view" business model. Our services are paid for by Contributors in exchange for Mondaq providing them with access to information about who accesses their content. Once personal data is transferred to our Contributors they become a data controller of this personal data. They use it to measure the response that their articles are receiving, as a form of market research. They may also use it to provide Mondaq users with information about their products and services.

Details of each Contributor to which your personal data will be transferred is clearly stated within the Content that you access. For full details of how this Contributor will use your personal data, you should review the Contributor’s own Privacy Notice.

Please indicate your preference below:

Yes, I am happy to support Mondaq in maintaining its free to view business model by agreeing to allow Mondaq to share my personal data with Contributors whose Content I access
No, I do not want Mondaq to share my personal data with Contributors

Also please let us know whether you are happy to receive communications promoting products and services offered by Mondaq:

Yes, I am happy to received promotional communications from Mondaq
No, please do not send me promotional communications from Mondaq
Terms & Conditions

Mondaq.com (the Website) is owned and managed by Mondaq Ltd (Mondaq). Mondaq grants you a non-exclusive, revocable licence to access the Website and associated services, such as the Mondaq News Alerts (Services), subject to and in consideration of your compliance with the following terms and conditions of use (Terms). Your use of the Website and/or Services constitutes your agreement to the Terms. Mondaq may terminate your use of the Website and Services if you are in breach of these Terms or if Mondaq decides to terminate the licence granted hereunder for any reason whatsoever.

Use of www.mondaq.com

To Use Mondaq.com you must be: eighteen (18) years old or over; legally capable of entering into binding contracts; and not in any way prohibited by the applicable law to enter into these Terms in the jurisdiction which you are currently located.

You may use the Website as an unregistered user, however, you are required to register as a user if you wish to read the full text of the Content or to receive the Services.

You may not modify, publish, transmit, transfer or sell, reproduce, create derivative works from, distribute, perform, link, display, or in any way exploit any of the Content, in whole or in part, except as expressly permitted in these Terms or with the prior written consent of Mondaq. You may not use electronic or other means to extract details or information from the Content. Nor shall you extract information about users or Contributors in order to offer them any services or products.

In your use of the Website and/or Services you shall: comply with all applicable laws, regulations, directives and legislations which apply to your Use of the Website and/or Services in whatever country you are physically located including without limitation any and all consumer law, export control laws and regulations; provide to us true, correct and accurate information and promptly inform us in the event that any information that you have provided to us changes or becomes inaccurate; notify Mondaq immediately of any circumstances where you have reason to believe that any Intellectual Property Rights or any other rights of any third party may have been infringed; co-operate with reasonable security or other checks or requests for information made by Mondaq from time to time; and at all times be fully liable for the breach of any of these Terms by a third party using your login details to access the Website and/or Services

however, you shall not: do anything likely to impair, interfere with or damage or cause harm or distress to any persons, or the network; do anything that will infringe any Intellectual Property Rights or other rights of Mondaq or any third party; or use the Website, Services and/or Content otherwise than in accordance with these Terms; use any trade marks or service marks of Mondaq or the Contributors, or do anything which may be seen to take unfair advantage of the reputation and goodwill of Mondaq or the Contributors, or the Website, Services and/or Content.

Mondaq reserves the right, in its sole discretion, to take any action that it deems necessary and appropriate in the event it considers that there is a breach or threatened breach of the Terms.

Mondaq’s Rights and Obligations

Unless otherwise expressly set out to the contrary, nothing in these Terms shall serve to transfer from Mondaq to you, any Intellectual Property Rights owned by and/or licensed to Mondaq and all rights, title and interest in and to such Intellectual Property Rights will remain exclusively with Mondaq and/or its licensors.

Mondaq shall use its reasonable endeavours to make the Website and Services available to you at all times, but we cannot guarantee an uninterrupted and fault free service.

Mondaq reserves the right to make changes to the services and/or the Website or part thereof, from time to time, and we may add, remove, modify and/or vary any elements of features and functionalities of the Website or the services.

Mondaq also reserves the right from time to time to monitor your Use of the Website and/or services.

Disclaimer

The Content is general information only. It is not intended to constitute legal advice or seek to be the complete and comprehensive statement of the law, nor is it intended to address your specific requirements or provide advice on which reliance should be placed. Mondaq and/or its Contributors and other suppliers make no representations about the suitability of the information contained in the Content for any purpose. All Content provided "as is" without warranty of any kind. Mondaq and/or its Contributors and other suppliers hereby exclude and disclaim all representations, warranties or guarantees with regard to the Content, including all implied warranties and conditions of merchantability, fitness for a particular purpose, title and non-infringement. To the maximum extent permitted by law, Mondaq expressly excludes all representations, warranties, obligations, and liabilities arising out of or in connection with all Content. In no event shall Mondaq and/or its respective suppliers be liable for any special, indirect or consequential damages or any damages whatsoever resulting from loss of use, data or profits, whether in an action of contract, negligence or other tortious action, arising out of or in connection with the use of the Content or performance of Mondaq’s Services.

General

Mondaq may alter or amend these Terms by amending them on the Website. By continuing to Use the Services and/or the Website after such amendment, you will be deemed to have accepted any amendment to these Terms.

These Terms shall be governed by and construed in accordance with the laws of England and Wales and you irrevocably submit to the exclusive jurisdiction of the courts of England and Wales to settle any dispute which may arise out of or in connection with these Terms. If you live outside the United Kingdom, English law shall apply only to the extent that English law shall not deprive you of any legal protection accorded in accordance with the law of the place where you are habitually resident ("Local Law"). In the event English law deprives you of any legal protection which is accorded to you under Local Law, then these terms shall be governed by Local Law and any dispute or claim arising out of or in connection with these Terms shall be subject to the non-exclusive jurisdiction of the courts where you are habitually resident.

You may print and keep a copy of these Terms, which form the entire agreement between you and Mondaq and supersede any other communications or advertising in respect of the Service and/or the Website.

No delay in exercising or non-exercise by you and/or Mondaq of any of its rights under or in connection with these Terms shall operate as a waiver or release of each of your or Mondaq’s right. Rather, any such waiver or release must be specifically granted in writing signed by the party granting it.

If any part of these Terms is held unenforceable, that part shall be enforced to the maximum extent permissible so as to give effect to the intent of the parties, and the Terms shall continue in full force and effect.

Mondaq shall not incur any liability to you on account of any loss or damage resulting from any delay or failure to perform all or any part of these Terms if such delay or failure is caused, in whole or in part, by events, occurrences, or causes beyond the control of Mondaq. Such events, occurrences or causes will include, without limitation, acts of God, strikes, lockouts, server and network failure, riots, acts of war, earthquakes, fire and explosions.

By clicking Register you state you have read and agree to our Terms and Conditions